Mahmure

Yazarlar

Gayet.net İlişki Uzmanı Cansu Yağız

Kıskançlıkla başa çıkmak

Kıskançlıkla başa çıkmak

Kıskanmak kuşkusuz her insanın doğasında var olan bir duygudur. Bir ilişkinin uzun ömürlü ve tutkulu olmasını sağlayabilir. Kişilere, sevgililerinin, eşlerinin çantada keklik olmadığını hatırlatır. Tabii dozunda olursa!

kıskançlık

Kıskanmak kuşkusuz her insanın doğasında var olan bir duygudur. Fakat kıskançlık yaşayan kişilerin pek çoğunun yaşadıkları bu duygu ile baş edemedikleri; kıskandıkları kişi ile ilişkilerinin bozulduğu ve ilişkilerinin eski güzelliğini yitirdiği görülür, ve yaşamı negatif yönde etkileyen, rahatsız edici, ilişkiyi yıpratıcı, karşı tarafı hapsedici duygulardan biri haline gelir, kıskançlık oysa ki dozunda olduğunda , bir ilişkinin uzun ömürlü ve tutkulu olmasını bile sağlayabilir. İlişkiye emek vermeye, partnerin kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yöneltir. Üstelik duyguları güçlendirir, aşkın ateşlenmesini sağlar ve kişilere, sevgililerinin, eşlerinin çantada keklik olmadığını hatırlatır. Tabii dozunda olursa!

Bu haftaki yazı konumuz ilişkilerde dozunu aşan kıskançlıklar ve bu duyguyla baş etme yolları…


İkili ilişkilerde kıskançlık “Yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal durumdur. Kıskanç taraf aslında kaybetmenin getireceği güçsüzlük duygusunu yenmek ve olmayan öz güvenini sağlamak için partnerini duygusal kıskaca alarak onu kendine yakın tutmaya çalışır. Kıskançlığın özünde, kıskanan kişinin karşı tarafın zihnindeki değerini görme çabası vardır ve bu sebeple sürekli sorgulamalar, özel eşyalarının karıştırılması, sadakat garantisi istemek, suçlayıcı tavırlar, gizli takipler vs ile karşı tarafın iradesinin yerine kendi iradesini koymaya çalışarak, karşı tarafı denetimi altına almaya çalışır ya da alacağını sanır.

Bu duyguyla başa çıkmak için ilk adım kıskançlığın bir duygu durum bozukluğu olduğunu kabul etmek olmalıdır. Eğer sizde kıskanç biriyseniz ve ilişkilerinizin bu sebeple yara aldığını, hatta bittiğini düşünüyorsanız, bu duyguyla başa çıkmak ve kontrol etmek için aşağıda listelediğim maddelere bir göz atmanızı öneririm,

“Seven kıskanır” efsanesi


“Seven kıskanır” zihniyeti toplumun dayattığı, kıskançlık olgusunu normalleştiren ve sevgi göstergesi haline getiren bir efsanedir. Sırf sevdiğini belli etmek için kıskanarak iletişim kuran birçok insan olduğuna bahse girerim. Oysa sanılanın tam aksine sahiplenici- kıskanç sevgi gerçek sevgi değil, “ihtiyaç”tan kaynaklanan sevgidir. Sahiplenicilik kıskançlık duygusunun çıkış noktasıdır. Sevdiğimiz insanları ve şeyleri rahat bırakmalı, onların sosyalleşmesi ve gelişmesi için ön ayak olmalıyız. Kıskançlık sevginin ölçütü değildir. Yani birini ne kadar sevdiğiniz, ne kadar kıskandığınızla paralel değildir. Aksine kıskançlık çoğunlukla hastalıklı bir durum olduğundan bir süre sonra sevgi falan kalmaz ortada. Kıskançlık gösterileriyle sevginizi ifade edemezsiniz. Sevginizi ifade edecek daha yaratıcı yollar bulmakla işe başlayın. Belki size tuhaf gelecek ama; ne kadar az sahiplenirseniz o kadar çok sevilirsiniz!

« tüm yazıları
15247
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.