Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Zeki insanların aşkı uzun sürer

Zeki insanların aşkı uzun sürer

Yazar İnci Aral, zeki insanların aşkının daha uzun sürdüğünü söyledi. Aral, "Aşk devrimdir ve insanı bulunduğu noktadan başka bir çizgiye getirir. Sevgi daha sağlamdır ancak aşk kadar heyecan verici değil" dedi.

Aşkın insanları arayışlara yönlendirerek sürekli yenilenmesini sağladığı, zeki insanların aşklarının, yoğun tartışmalar ve sık bitiş noktasına gidip-gelmeler nedeniyle daha uzun süreli olduğu belirtildi.

Aşkı, "Kısa olduğunu bildiğimiz bir şölene konukluk etmek ya da göz alıcı parıltısını eninde sonunda yitirecek bir armağana sahip olmak için bütün varlığımızla en yüksek performansı gösterme süreci" olarak nitelendiren Yazar İnci Aral, "Aşk bir devrimdir ve insanı o güne kadarki çizgisinden başka bir çizgiye getirir" dedi.

İnsanların aşk için daha önce hiç yapamayacaklarını yaptıklarını, tüm engellere karşı çıktıklarını, bütün değer, inanç ve anlayışlarını yadsıdıklarını anlatan Aral, aslında tüm engeller ve ulaşılmazlıklarında aşkın süresini uzattığını söyledi.

İnsanın en zengin, en özgür ve en insani deneyimi olan aşkın, kısaolmasına karşın insanın yaşamında ve kişiliğinde önemli değişiklikler yarattığı vurgulayan Aral, şunları kaydetti:

"Her insanın aşkı kendine özgüdür. Bu kişinin çeşitli açılardan derinliği ve birikimiyle ilgilidir. Aşkta zeka çok önemlidir. Aslında insanı çarpan, aşkın kimyası denilen ve ne olduğu bilinmeyen çekimdir.

Ancak, zeki insanların aşkları, sevgileri daha uzun sürer. İnsan benzerinden bir süre sonra sıkılır. Oysa zeki insanlar taştışırlar, çatışırlar, kavga ederler. Bunlar aşkı kuvvetlendirir. Bitiş noktasına gelip-gitmeler aşkı uzatır."


Hep aynı acemilik


Aşk konusunda tecrübe sahibi olunamayacağını, tüm aşkların hep aynı acemilikle başladığını, çünkü insanın aşık olduğunda karşısındaki insana tutkuyla bağlandığını vurgulayan Aral, şöyle konuştu:

Bana göre aşk, tutkuyla bağlandığımız insanla aramızdaki olmazlıkları yaratan farklılıkları kendimize özgü yollarla giderme çabasıdır. Kısa süreceğini bildiğimiz bir şölene konukluk etmek ya da göz alıcı parıltısını eninde sonunda yitirecek bir armağana sahip olabilmek için bütün varlığımızla en yüksek performansı gösterme sürecidir.

Olanaksızlıklarını bildiğimiz bir düşü yaşamaya kendimizi zorlamak, o güne kadarki bütün değer, inanç ve anlayışlarımızı yadsıyarak çizginin dışına çıkmaktır. En sonunda kendi derin içsel yalnızlığımızı tanımak ve kabul edebilmek için gerekli ve çok güzel bir yolculuktur. Ayrıca varoluşumuzun derinliğinde yatan kaybetme korkusunu aşmak, yenmektir.''

Sanal alemde aşk da sanal

Sevginin daha sağlam ve aşk gibi kısa süreli olmadığını kaydeden Aral, "Sevgi gün gün oluşturulur. Bu açıdan sağlamdır. Ancak aşk gibi vurucu, heyecan verici değildir" dedi.

Sanal alemde ise hem insanların hem de aşkların sanal olduğunu ifade eden Aral, insanların bu ortamda gerçek kimlikleriyle var olmadıklarını, kendilerini olmasını istedikleri gibi sunduklarını belirtti.

Aral, "Ayrıca karşısındaki insanı da kafasında istediği gibi yaratır. Zaten temas ve sıcaklık olmadan aşktan söz edilemez" diye konuştu.

Ahlak ve cinsellik

Cinselliğin de doğadan gelen, insanı insan yapan yanı olduğuna dikkati çeken Aral, "Ahlak eşittir cinsellik durumuna getiriliyor. İkisi arasında doğrudan bir ilgi yok. Ancak cinselliğin kötüye kullanılması durunda ahlaki zaaftan söz edilebilir. Erdemin, onurun,sevginin kötüye kullanılmasında da aynı şey söz konusudur" şeklinde konuştu.
429
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.