Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yeşilçam plajda

Yeşilçam plajda

Deniz mevsimi yaklaştı. Bu vesileyle sinemamızın plajlarını andık. Kimler ve neler gelip geçmiş...

Dilerseniz 1947 tarihli bir plaj ilanıyla girelim konumuza. Süreyya İlmen Paşa tarafından Maltepe'de yaptırılan Süreyya Plajı'nın açılışı nedeniyle gazetelere verilen ilanda şu satırlar yer alıyordu: "En son sistem tesisata malik olan plaj kabineleri lüks ve konforludur. Mükemmel gazino, fevkalade caz, nefis içki ve yemekler. Aileler için hususi odalar. Bütün banliyö trenleri plajın önünde durur. Kadıköy İskelesi'nden plaja muntazam otobüs servisleri; Karaköy'den de doğrudan doğruya plaja elverişli hususi motor servisleri".

Bikinili sahnelere sansür...
Hey gidi günler hey... İstanbul'un bir yakasında Süreyya, Suadiye, Caddebostan, Küçüksu plajları, bir yakasında Florya, Kilyos ve Tarabya plajları. Adalar ve Yörükali Plajı... Bir dönemlerin dansöz ve "plaj güzeli yarışmaları"nın düzenlendiği mekânlar. İstanbul'un her semtinden Florya Plajı'na hücum eden insan manzaraları. Florya "bir numaralı halk plajı" olmadan önce 1930'lu yıllarda Atatürk, Cumhurbaşkanı Köşkü'nün önünden denize girerdi. Şimdi ne o plajlar ve ne o denizlerin saydam maviliği kaldı.

Büyükada, Caddebostan, Suadiye, Şile, Kilyos ve özellikle de Florya plajlarında veya sahillerinde birçok film çekilmesine karşılık "ilk mayolu sahneler" hangi filmde yer aldı? Ve bu tür sahnelerde ilk kez hangi oyuncumuz ya da ünlü yıldızımız bikiniyle kamera karşısına çıktı? "Pösteki sayar" gibi "şıppadak" bu "ilkler"in yanıtını, araştırmadan vermek elbette yanıltıcı olur. Kaldı ki eskinin "sansürcüler"i bu tür sahnelerin başına bela olmuştur. İnadına bikinili plaj sahnelerine... Yeri gelmişken bir "sansürcü"nün bu konudaki görüşünü aktaralım: "Aile plaja gitmez. Plajda bikinili kadını göstermek et teşhiridir, müstehcenliktir... Bikini sahneli filmleri kabul etmiyoruz."
"Aile plaja gitmez" mi? Hadi canım sen de... Oysa 1960'lı yıllarda İstanbul'un her semtinden banliyö trenlerinin Florya Plajı'na balık istifi gibi taşıdığı çoluk çocuklu insanlar, "aile"lerden oluşmuyor muydu? Türkiye Cumhuriyeti'nin bu "sansürcü"sü, kumlarla oynayan küçük çocukları ve deniz banyosu yapan anne -babaları "aile"den saymıyordu anlaşılan.

Mayolar küçük, göbekler açık
"Namus bekçiliği" yapan "sansürcü"müzü bir yana bırakırsak, ondan çok önce çekilen bikinili sahneler görebiliriz. 1961'de Metin Erksan'ın "Oy Farfara Farfara" filminde Peri-Han, bikini mayo ile kamera karşısına çıkar.

1960'lardan önce çekilen plajlı filmlerde bikini olmasa da tek parçalı mayo giyen bir dolu oyuncumuz var. Gönül Bayhan ile 1957 yapımı "Kahpenin Aşkı"nda Altan Karındaş'ı görürüz. 1960'lı yılların siyah-beyaz filmlerinde plaj sahneleri birbiri ardına gelir: "Çifte Kumrular"da Muhterem Nur, "Akasyalar Açarkenöde Filiz Akın, "Billur Köşk"te Türkan Şoray, "Yaralı Aslan"da Fatma Girik, "Anadolu Çocuğu"nda Neriman Köksal, "Evcilik Oyunu"nda Belgin Doruk...

Tek parça mayolar çift parçaya dönüşünce bikinili plaj sahneleri giderek artar. Mayoların küçülüp göbeklerin açılmasıyla Türkan Şoray da bu modaya uymak zorunda kalır. Peri-Han'dan sonra Şoray da ilk kez alt kısmı fırfırlı ve puanlı bir bikini giyer "Fıstık Gibi Maşallah"ta. Ülkemizde "Bazıları Sıcak Sever / Some Like It Hot" adıyla vizyona giren ünlü Amerikan filminin bir kopyasıdır. Türkan Şoray da Marilyn Monroe'nun...

Plajların horozu ve çöpçatanı
Plajlı, mayolu sahneler içeren filmlerin yanı sıra afişlerde "plaj" adını taşıyan filmlere de rastlamak mümkün. 1964'te çekilen Ajda Pekkan'lı "Plajda Sevişelim" ve 1975 yapımı "Plaj Horozu" gibi. Bu ikincisi, o yıllarda bir salgın olana dönüşen "seks güldürüsü" örneklerinden biridir. Filmin "horoz"u da bu tür filmlerin el üstünde tutulan yıldızı Aydemir Akbaş'tır.

Akbaş, "plajların horozu" olunca Yeşilçam'ın '60'lık dilberi de Mualla Sürer'dir. Sürer de bu modaya uyup "Çöpçatanlar Kampı" adlı filmde "altı kaval üstü şişhane" deyimine tıpa tıp uygun, iki parçalı garip bir mayo giyer. Üstü bikiniden bozma, altı şortludur. Plajın güzellerine çöpçatanlık yapar.

Bu tür plaj ve kamping sahneleri için en elverişli, gözden uzak yaz mekanlarından biridir Kilyos. Selma Güneri'li "Yasak Sokaklar" ve Ajda Pekkan'lı "Şehvetin Esiriyiz" gibi filmlerin bu tür sahneleri Kilyos sahillerinde çekilmiştir. Bu ıssız mekân seçimleri Şile'ye dek uzanır. Özellikle de kalabalık sahneli, bol kızlı filmlerin en geçerli mekânlarıdır Kilyos ve Şile.

Bol kızlı filmler
Bikinili plaj sahnelerinin sıkça çekildiği ve başrol oyuncularının yanı sıra çok sayıda genç kızın da rol aldığı filmlere gelince, her biri ilginç fotoğraflar içerir. "Yeşilçam sözlüğü"nün bu "bol kızlı filmler"ine ilgi büyüktür. Akla gelen başlıca iki örnek: "Kırk Küçük Anne" ve "Güzeller Kumsalı"...

Memduh Ün'ün Pina sahillerinde çektiği "Kırk Küçük Anne"nin konusu, ıssız bir sahil motelinde geçer. Anlatılan, tatile gelen 40 kız öğrencinin öyküsüdür. Kumsal boyu sıralanıp görüntüye giren bikini mayolu kızlar arasında kimler yoktur ki? Fatma Girik'ten Birsen Menekşeli'ye, Sevil Candan'dan Nurlan San'a, Devlet Devrim'den Yıldız Kafkas'a, Zuhal Tan'dan Selma Durmuş'a dek.

Bol kızlı "Güzeller Kumsalı"nın "bikinili güzelleri" ise Nebahat Çehre, Nilüfer Aydan, Nurhan Nur, Ceyhan Cem ve yine Zuhal Tan ile Nurlan San. Kilyos kumsalının erkekleri ise Ahmet Mekin ve Önder Somer, babaları da Mümtaz Ener...

Bu tür kalabalık sahnelerin çekimi, zaman zaman da İstanbul dışındaki mekânlara taşar. Bursa'daki Termal Oteli'nin havuzu, Bodrum ve Antalya sahilleri...

Yeşilçam'ın "tangalı güzeller"inden söz etmedik hiç. Özellikle de "seks güldürüleri"nin fırtına gibi estiği 1970'li yıllarda tanga giyen birçok oyuncumuz var. Ama bu tür plajlı sahnelerin en unutulmaz iki oyuncusu, Banu Alkan ile Serpil Çakmaklı'dır. "Bu İkiliye Dikkat" adlı filmde tanga giyme konusunda birbirleriyle yarışmamışlar mıydı?
(Agah Özgüç
Milliyet)
730
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.