Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yaz mevsiminin hırsız güzelleri

Yaz mevsiminin hırsız güzelleri

Taklit marka kıyafetleri, makyajları ve çantalarında her kapıyı açan maymuncuklarıyla hırsız hanımefendilere karşı tedbirli olmakta yarar var.

Yaz mevsimi denizin, güneşin ve tabii ki tatilin mevsimidir. Ama bu her meslek grubu için geçerli değil. Bazıları rahatça çalışabilmek, sanatlarını en iyi şekilde icra edebilmek için
özellikle yaz mevsiminin gelmesini bekliyor: Hırsızlar. Yaz mevsiminin gelmesi demek, özellikle İstanbul'da, sanatlarını gün gözüyle icra eden hırsızların da yoğun bir şekilde çalışmaya başlaması anlamına geliyor. Özellikle Nişantaşı, Ulus, Sarıyer, Altunizade gibi İstanbul'un zengin kitlesinin yaşamak için tercih ettiği semtlerde güpegündüz meydana gelen hırsızlık olaylarına çok sık rastlanıyor. Peki nasıl oluyor da bu kadar göz önünde bulunan semtlerde gündüz vakti hırsızlık olayı gerçekleşebiliyor?

Yöntem basit. Emniyet güçlerinin verdiği bilgiye göre, gündüz hırsızlıklarını genellikle kadınlar yapıyor. Her şeyden önce şık kıyafetler giyiliyor. Kuaförde saçlar, makyajlar yaptırılıyor. Ortaya oldukça bakımlı, modayı takip eden, zengin semtlerde dolaşırken şık ve varlıklı hanımefendilerin arasında kamufle olmuş kadınlar, genç kızlar çıkıyor. Muhtemelen ortak çalıştıkları kişilerin arabalarıyla Nişantaşı'na, Ulus'a ya da her nerede piyasa yapmayı düşünüyorlarsa oraya geliyorlar. Mekan belirlendikten sonra sıra bir hedef belirlemeye geliyor.

Hedefler rasgele seçiliyor
Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, genellikle bu hedefler rasgele seçiliyor. Konu ile ilgili bilgi aldığımız yetkililer, "Mağdurlar genellikle evlerinin uzun süredir gözetlendiğini düşünürler. Fakat böyle bir durum söz konusu değil. Yaz mevsiminde insanlar yazlık mekanlara gittikleri için, bu tarz semtlerde evlerin büyük bir çoğunluğu boştur. Yazlık yerlere gidilmese bile, havaların güzel olması nedeniyle insanlar sokakta olmayı tercih ederler. Gözlerine bir apartman kestirirler. Bunlar ya kiralık boş ev bulunan yerlerdir, ya da doktor muayenehanesi, avukatlık bürosu yerlerin olduğu binalardır" diyor.

Giriş açık olmamalı
İşte hırsızların asıl marifeti bu noktadan sonra başlıyor. Eğer apartmanın giriş kapısı açıksa işleri kolay. Bir apartmana girdikten sonra sırayla dairelerin zillerine basmaya başlıyorlar. Kapıyı birisi açarsa bahane hazır: "Doktorun muayenehanesine gidecektik ama?" veya "Kiralık daire için gelmiştik, kim ilgileniyor acaba?" Fakat içeriden ses çıkmazsa, şık ama taklit markalı çantalarının içinden birinci sınıf, orijinal maymuncuklar çıkıyor ve kapı açılıyor. Olay yeri inceleme uzmanlarının gözlemlerine göre, gündüz hırsızları evin her tarafını talan etmiyor. Hedefleri doğrudan yatak odaları oluyor.

Yatak odası talan ediliyor
Ziynet eşyalarının, evde bulundurulan paraların durduğu yegane yer olan yatak odaları, tepeden tırnağa talan ediliyor. Gardıroplar indiriliyor ve yükte hafif, pahada ağır ne varsa toparlanıp götürülüyor. Olay yeri inceleme ekiplerinin dikkatini çeken bir başka nokta ise, etrafta genellikle hiç parmak izine rastlanmaması. Fakat yakalanan bazı kadınların çantalarından çıkan çorapları, neden parmak izi bulunamadığı sorusunun da cevabını veriyor. Bu ince çoraplar, bir eldiven vazifesi görerek hırsızın parmak izi bırakmasını engelliyor, işlem tamamlandıktan sonra kapı çekiliyor ve evden çıkılıyor. Emniyet yetkililerinin verdiği bilgilere göre, bu yöntemle binlerce dolarını, milyarlık ziynet eşyalarım çaldıranların sayısı hiç az değil.

Polisten tavsiyeler
Peki bu hırsız hanımefendilere karşı nasıl bir önlem almak gerekiyor? Polisin verdiği bilgiye göre, bu konuda en büyük sorumluluk her şeyden önce halka düşüyor: "Apartmanların giriş kapıları açık bırakılıyor. Tanımadıkları birisi bile olsa, insanlar genellikle zile basıldığında giriş kapısını açmaktan yana tereddüt yaşamıyor.

Halbuki İstanbul'da yaşıyorsak potansiyel bir suç mekanında yaşadığımızın farkına varmamız gerekiyor. Kapıdakinin sucu olduğunu görseniz bile, suyu isteyen kişi siz değilseniz kapıyı açmayın. Çünkü, bu işin içinde iyi niyete falan yer yok. Neyin, ne zaman kendi başınıza gelebileceğini asla bilemezsiniz. Ayrıca apartman yöneticileri, kapıcılar, site yöneticileri ve güvenlik görevlileri bu konuda çok gözü açık olmalı. Karşınızdaki insan dış görünüş olarak her ne kadar bir hanımefendi, beyefendi izlenimi çiziyor olsa da, maksadının ne olduğu asla bilinemez."

Polisin tedbir olarak altını çizdiği bir başka önemli uyarı ise yazlıkçılar için. Eğer tatil için uzun süre evinizden ayrı kalacaksanız, hırsız hanımefendilerin gazabına uğramamak için basit tedbirler alabilirsiniz. Mesela evin kapısının önüne bir çift ayakkabı bırakmak, evde birileri olduğu hissi yarattığı için ilk elden caydırıcı olabiliyor.

Ayrıca siz evde yokken, bir arkadaşınızdan mutlaka posta kutunuzdaki mektup ve faturalarınızı almasını isteyin. Çünkü dolu bir posta kutusu, evde olmadığınızın en önemli delili.

Tabii en geçer akçe tedbir. Bir alarm sistemi kurdurarak Emniyet Müdürlüğündeki güvenlik masasına bağlatabilirsiniz. Böylece evinize herhangi bir şekilde davetsiz bir misafir gelirse, ilk olarak polisin haberi olur.

Eğer komşularınızın evinde davetsiz bir misafir olduğunu fark ederseniz, 155'i mutlaka arayın. Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, üç dakika içinde bir ekip mutlaka olay yerine gelecektir.

Yankesicilikte 2004 trendi
Her şeyin olduğu gibi, yankesicilik ve hırsızlığın da kendine göre bir modası var. Geçtiğimiz yıllarda otobanda arabanıza arkadan çarpan bir aracın şoförü tarafından soyulma ihtimaliniz çok yüksekli. Veya bir kavganın ortasında kalıp cüzdanınızı, saatinizi çaldırabilmeniz mümkündü. Bu tarz yankesicilik olaylarıyla hala karşılaşabilirsiniz; ama, bu sezonun asıl modası, havaalanında ya da market kapılarında bekleyen küçük ve sevimli kız çocukları tarafından gerçekleştirilen yankesicilik olayları.

Özellikle dış hatlar yolcusuysanız ve zengin olduğunuza dair belirtiler varsa, havaalanından itibaren sizi takip eden sevimli kız çocukları, gittiğiniz evin kapısında karşınızda belirerek, çantalarınızı taşımanıza yardım etmek için canla başla uğraşıyorlar. Tabii bu uğraşı sırasında taşınması en kolay olan ve genellikle cüzdanınızı ve anahtarınızı içinde taşıdığınız çanta ortadan kayboluyor.

Benzer bir olay ise özellikle marketler ve alışveriş merkezlerinin kapılarında yaşanıyor. Poşetlerinizi taşımanıza yardım etmek için yanınıza yaklaşan düzgün giyimli sevimli kız çocukları, çantanızı ve telefonunuzu alarak ortadan kaybolabiliyor. Emniyet güçleri bu tarz vakaların mağdurlarının genellikle orta yaş üstü kadınlar olduğunu söylese de, herkesin tedbirli davranması gerektiğinin de altını çiziyorlar.
(Tempo)
487
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.