Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yaşar'ın yeni stili nasıl olacak?

Yaşar'ın yeni stili nasıl olacak?

'Hatırla' ile yine çok beğenilen Yaşar, yakın bir zamanda stilini değiştirecekmiş. Diyor ki: Müzisyenin, müziğinin yanı sıra, bir şeylerle kendini desteklemesi ve anlatması gerekir.

Son zamanlarda bakıyorum da, herkes bir 'stil' değiştirme (yoksa eğer oluşturma) yarışına girdi. Kimi üstü başıyla uğraşıyor, fizik ve kimyasını zorluyor, kimi yürüyüş ve bakışlarıyla olayın üstüne gidiyor. Hele, bazılarında artistler gibi aptal gülümsemeler ve salak salak kahkaha atma stilleri oluştu ki, bayağı can sıkıcı yani. Gençlere bir şey diyeceğim yok. Ama koca koca heriflerin, kokoş kadınların kendilerine yeni stil yaratmaya çalışması gerçekten de çok üzücü ve bir o kadar komik.
Nereden çıktı bu stil meselesi? Şöyle ki, yaz aylarının en beğenilen albümlerinden biri olan 'Hatırla'yla köşe yazarlarından bile övgüler alan Yaşar, stil değiştirecekmiş.

Üzüldüm doğrusu. Zira son yıllarda kendine özgü stiliyle ortaya çıkıp, başarılı olan ender isimlerden biri olarak görüyordum onu. 'Ne lüzumu var şimdi stil mitil değiştirmenin, bırak dağınık kalsın' diyerekten vardım kendisine sordum. Meğer durum farklıymış.

Nedir bu stil değiştirme durumu?
Evet, stil değiştirmeyi düşünüyorum, yavaş bir geçiş yapıyorum, keskin bir viraj dönmemek için böyle yavaş yavaş. Dünyadaki müziğin değişimine göre ben de kendimi değiştirmeye çalışıyorum. Sıkıcı bir hal alabilir hep
aynı şeyi yapmak. Ama bu değişimi yaparken sonuçta ses aralığımın ne olduğunu, hangi şarkıların sesime denk düştüğünü bilen biri olarak, sevdiğim şarkıları yapıyorum. Sınırlarımı bilen biri olarak değişime açık birisiyim.

Bir yenilenme hali galiba?
Ben Latin rock yapmak istiyorum önümüzdeki albümde. Carlos Santana'nın yapmış olduğu tarza dönmek istiyorum. Zaten Latin müziği, Akdeniz müziği, Endülüs müziği, bizim buraların müziği bunlar. Bunlar benim müziğimin içerisinde. Bir de makamsal olarak bazı değerler de var. Mesela benim müziğimde naylon telli gitar vardı, o yavaş yavaş akustiğe döndü. Şimdi biraz daha elektrogitar olacak. Rock müziğinde bir yükseliş var ya ondan dolayı modaya uyduğum sanılmasın. Müziğe başlamama sebebim zaten Carlos Santana. O yüzden o tarafa doğru bir eğilim görüyorum ve sahnede de o tarz çalıyorum. Grup olarak da canlı performans sergilerken bu tarzda ve bu aranjmanla çalıyoruz. Dinleyenler de beğeniyor ve müziğin oraya doğru kaymasını doğru buluyorlar. Böyle bir değişim olacak. Bunun dışında bir şey düşünmüyorum.

Hal, davranış, görünüm de değişecek mi?
Kolsuz bir şey giyerim, ertesi gün giymem. Bunlar hep kendimi nasıl görmek istediğimle ilgili şeyler. Bunlar birbirini hem destekleyen hem de beraber insanların aklında bir şey oluşturan şeyler. İnsanları sadece çok iyi müzik yaptığı için tanımıyoruz. Mesela o çok iyi giyinir diye de tanıyoruz. Çok formda oluşundan, çok iyi sahne performansı ile anıyoruz bazı kimseleri. Bu özel hayatta da olabilir. Duydum ki eylülde Rolling Stones'un yeni albümü çıkıyormuş. Yani bu nasıl bir şey kardeşim. Ve 4 Eylül'de albüm çıkıyormuş, 7 Eylül'de de dünya turnesine çıkıyorlarmış. Adamların yaşları herhalde 70 oldu, bu ne enerji. Bir enerjileri var ve bu da onlarla beraber yürüyen bir şey. Çok şık giyinen bir adamdır, bakarsınız şimdi ne giymiş diye. Sahne kıyafetlerini görünce 'Ben de gidip şundan alayım' dersiniz, öyle şıktır. Onun için müzisyenin müziğinin yanı sıra, bir şeylerle kendini desteklemesi ve anlatması da doğrudur. Dünyada örneği çok.

Peki ülkemizdeki hangi müzisyenlerin kendine has stilleri vardır sizce?
Stil sahibi olanlar var tabii. Mazhar Alanson'u hemen sayabiliriz mesela, İlhan Şeşen de öyledir mesela, gerçekten stil sahibi bir müzisyendir. Ben de stil sahibi olma yolunda ilerlediğimi düşünüyorum, bakalım. Mesela kolsuz atlet giyme benim ortaya çıkardığım bir şey. İlk klibimde öyle bir görüntü çizmiştim sonra bir sürü adam gördüm gitar çalıyor ve pazuları gösteriyor. Yanık ten, kolsuz giymiş, gitar çalıyor ve bir de böyle bağırıyor damarları çıka çıka şarkı söylüyor. Böyle bir stil oluştu benim klibimin ardından. Sonra takip eden çok oldu. İlk benim diye hatırlıyorum.

Son albümünüzde 'Hatırla' diyorsunuz. 'Neyi unuttuk ki hatırlayalım?' diyorum.
Bazı değerlerimiz var ya, bizi biz yapan şeyler. Yeni nesil bunları fazlaca hatırlamaz. Ama özlediğimiz şeyler var. Büyürken dizilerden aldığımız keyif, aile ortamında büyümek ve bunların bize kattığı çok güzellik var. Bunların kaybolmasından biraz şikâyetçiyim. Mesela albümün içerisinde 'Kıymet Bilmez misin?' diye bir şarkı var. Oradaki o laf da onu söylüyor, kıymet bilmiyoruz. Ne bizi yetiştiren, bugüne kadar getiren sanata, büyüklerimize kadar birçok şeyin kıymetini bilmiyor ve çok çabuk harcıyoruz. İnsan bazı şeyleri unutmak ister. Özellikle yaşadığı acıları. Fakat ders almak açısından da, unutmamak lazım acıları. İnsanlar aslında geldikleri âlemde her şeyi bilirlermiş diye bir tasavvuf görüşü vardır. Ama dünyaya geldiği anda bebek onu unuturmuş hemen. Ondan sonra bütün hayatı boyunca hatırlamaya çalışırmış. İşte ben o yüzden bunu şöyle ifade etmeye çalıştım albümün içerisinde; unutarak geliriz, hatırlamakla geçer bu ömür. Bütün bunların bir bileşkesi.

En çok neleri unuttuk sizce?
Aşkı da, saygıyı da, sevgiyi de üzerinden yaşıyoruz, içeriden değil. Hani Cemal Süreya'nın bir şiiri var 'Üzerinden Sevişmek' diye. Oradaki o kelime beni çok çarpıyor. Çok okuduğum halde bazen çok çarpıyor. Öyledir ya o zamana kadar o kelimeye hazır değilmişim demek ki. Geçenlerde anladım ne demek istediğini 'Üzerinden Sevişmek'in. Üzerinden yaşıyoruz her şeyi. Teğet yaşıyoruz ve bunları unutuyoruz işte. O zaman da böyle birbirine benzeyen filmler arka arkaya fotokopi gibi geçip gidiyor. Dümdüz insanlar haline geliyoruz. Fotokopiadamlar oluyoruz. Hiçbir şey düşünmüyoruz. Düşüncelerinin çoğu aynı. Dün kavga ettiği adam, ödeyeceği taksit, dünün hesabı, yarının muhasebesi diye hayat geçiyor. Aynı ürünler, birbirinin aynı imkânlar, hobisiz kişiler. Kendini geliştirmekle ilgili bir çaba yok, okuma yok. Böyle insanlar haline geliyoruz.

Sizin şarkılar bir tür not defteri gibi o zaman, unutmamak için.
Bazen bir kelime çıkar da, birileri buna uyanır mı, bir umut ışığı doğar mı diye biz de şarkı yapıyoruz. 'Bir yerden yakalar mıyız?' acaba diye. Aslında söylediğim kelimeler değil de, o kelimenin frekansıyla, melodik yapı birbirini yakalar da, bir kişiye bir şey verebilir mi diye.
(Hızır Tüzel-Radikal)
499
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.