Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Rourke'a iade-i itibar

Rourke'a iade-i itibar

Robert Rodriguez'in başyapıtı 'Günah Şehri'nin yıldızı, eski itibarını yeniden kazanan Mickey Rourke: Artık sadece doğru dürüst işlerde çalışmak istiyorum.

Günah Şehri'nin fotoğrafları için sağ taraftaki Foto Galeri'yi tıklayınız!

Seksi çeteleri, acımasız haydutlar, bozulmuş polis idaresi... Burada kimi yalnızca intikam peşinde kimi de hayatta kalma mücadelesinde. Yozlaşmış, sert, karanlık ve kırık kalpli 'günah şehri'ne hoş geldiniz. Marv'ın da dediği gibi, "Günah Şehri'nin arka sokaklarında bir gezinin, her şeyi bulabilirsiniz."

Robert Rodriguez'in başyapıtı aynı adlı çizgi romandan beyazperdeye uyarlanan 'Günah Şehri' (Sin City) bu cuma Türkiye'de gösterime giriyor. Rodriguez'in bizzat efsanevi çizgi romanın yaratıcısı Frank Miller ile beraber çektiği film üç hikâyenin birbiri içerisinde örtüşmesiyle, üç karakteri ön plana çıkarıyor:

Sevdiği kadını, güzel Goldie'yi yatağında ölü bulunca onun intikamını almaya yemin eden yenilmez Marv (Mickey Rourke); belanın peşini hiç bırakmadığı özel dedektif Dwight (Clive Owen); şehirdeki son dürüst polis Hartigan (Bruce Willis).

Rourke'a çok yaradı
Rodriguez'in 'kanka'sı Quentin Tarantino'nun da katkıda bulunduğu filmde rol alan isimler Rourke, Owen ve Willis ile bitse iyi. Elijah Wood, Rosario Dawson, Benicio Del Toro, Josh Hartnett, Michael Clar-ke Duncan, Michael Madsen, Brittany Murphy ve daha bir sürü tanıdık sima 'Günah Şehri' için kamera karşısına geçti.

Ancak, devam filmi için çoktan düğmeye basılan 'Günah Şehri'nin en çok Mickey Rourke'a yaradığını söylemek yanlış olmaz. Robert Rodriguez'e göre Marv karakterini canlandırabilecek yegâne kişi, daha önce 'Bir Zamanlar Meksika'da'da birlikte çalıştığı Mickey Rourke'tan başkası değildi. Nitekim Rourke'un psikiyatristi de Marv'ı, ünlü aktörün yıllar önceki haline benzetmiş.

Kim Basinger ile birlikte kamera karşısına geçtiği 'Dokuz Buçuk Hafta' ile beyazperdenin unutulmazları arasına giren ancak daha sonra özel hayatında yaşadığı kötü günler yüzünden kariyeri de kötüye giden Rourke, son birkaç senedir rol aldığı filmlerle yeniden eski saygınlığına kavuştu. Artık ölçülü yaşayan, sadece doğru dürüst işlerde, saygı duyduğu yönetmenlerle çalışan Rourke'un sinema dergisi Total Film'e verdiği söyleşiyi çevirdik.

'Günah Şehri'ndeki özel dedektif Dwight, sizin canlandırdığınız Marv karakteri için, 'Yanlış asırda doğdu. O, birilerinin suratına balta sallayacağı eski savaş meydanlarına ait' diyor.
Psikiyatristim de birkaç defa aynı şeyi söylemişti bana. Bir defa bana, "Mick, senin ahlak anlayışın artık işlemiyor. İki yüz yıl önce doğsaymışsın daha iyi olurmuş. Ama şu anda hiçbir zırha ihtiyacın yok. Bundan kurtulmalısın" demişti. Bazen kontrolünüzü biraz kaybedersiniz ve insanların sizi nasıl gördüklerini algılayamazsınız. Bence bana böyle bir şeyler oldu.

Marv karakterindeki bu sertlik, ahlaki duyarlılıkla ve yumuşaklıkla birlikte varoluyor.
Dürüst olmak gerekirse, bu önceleri tamamen fiziksel bir şeydi. Rodriguez bana Marv rolünü ilk teklif ettiğinde gidip 'Günah Şehri'nin çizgi romanını aldım. Psikiyatristimle yaptığımız bir görüşmede çizgi romandaki Marv karakterini inceledik birlikte. Psikiyatristim, karakterin benim yıllar önceki halime benzediğini söyledi. Beni hâlâ eski halimdeki gibi gördüklerini düşündüm. Bana ait olmayan boş bir evde, sevdiğim her şeyi kaybetmiş bir şekilde yapayalnız oturduğum gün aklıma geldi. O gün aynaya baktığımda Marv gibi bir adam görmüştüm. O zamanlar bir restorana girdiğimde herkes fısıldaşmaya başlardı. Böyle bir şeyi hayatımda asla istemiyordum... Ama Marv rolünü oynarken eğlendim. En çok gurur duyduğum performanslarımdan biridir Marv karakteri.

Oynadığınız diğer filmlerden güzel anılar bırakanlar hangileri?
Alan Parker'ın yönettiği 'Şeytan Çıkmazı'... Alan Parker inanılmaz bir yönetmen. Gördüğüm en iyi yönetmenlerden biri. Ve Francis Ford Coppola... Onunla 'Siyam Balığı'nda (Rumble Fish) birlikte çalışmıştık. 'Yağmurcu'da da (Rainmaker) bana bir rol vermişti.

'Dokuz Buçuk Hafta' hakkında hâlâ tepkiler geliyor mu?
Geçen gece bir kız, 'Siz o filmdeki adam mısınız?' diye sordu. Yaşını sordum. 18 olduğunu söyledi. Ben de 'Evet ben o adamım' dedim. Keşke keyifli bir şey olduğunu söyleyebilsem ama... Şimdiye kadar yaptıklarımı boşverdim ben. Şimdi birisi gelip bunlar hakkında konuşunca, 'Kahretsin, neden bunun hakkında konuşuyorlar ki?' diyorum. Hâlâ 'Dokuz Buçuk Hafta'yla ilgili yorumlar geliyor. Bunu on bin defa duydum belki de.

Bir ara sinemayı bırakıp boksa döndünüz.
Oyunculuğa başlamadan önce boksördüm ben. Ve son bir defa daha boksör olmak istedim. Böylece beş yıl Avrupa'yı ve Asya'yı dolaştım. Bunu kendim için yaptım çünkü sporu her zaman oyunculuktan daha çok sevmişimdir. Eskiden çok beyzbol oynardım. Sporda yaşadığım rekabeti özlüyordum. Çünkü oyuncu olarak rekabeti yaşayabileceğiniz bir ortam yok. Bu nedenle boksa yöneldim.

Yaşadığınız olaylar karşısında birden uyanıp 'Ne yapıyorum ben?' dediğiniz bir an oldu mu?
Kendi hatam için kendimden başka herkesi suçladım ben. Ama bir gün uyanıp hatanın aynada gördüğüm o iğrenç adamdan başka kimsede olmadığını anladım. Tüm paramı, karımı, lanet kariyerimi kaybettim. Boksu bıraktım. Yapacak hiçbir şeyim kalmamıştı. Bir yerlerden tekrar başlamam gerekiyordu. Altı ayda hallederim sandım. Ama 10 yıl oldu. Kurallarınız yoksa bunun bedelini ödersiniz. Şimdi kurallarım ve hedeflerim var.

Peki bundan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?
Biliyorsunuz tekrar oyunculuğa başladım ve geçmişte yaptığım hataları tekrar yapmamam gerektiğini anladım. Şimdi ölçülü yaşıyorum ve sırf para kazanmak için bir iş yapmak zorunda kalmıyorum. Eskiden param bittiğinde sırf para için bir projeyi kabul eder ve hiç saygı duymadığım işler çıkarırdım. Şimdi sadece doğru dürüst işlerde, saygı duyduğum yönetmenlerle çalışmak istiyorum. Tony Scott, Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino gibi birkaç isim işte. Liste uzun değil.

Scott'la 'Domino'yu yaptıktan sonra bazı iş teklifleri geldi. Ama doğru işler ve doğru yönetmenler değildi. Oyunculuğa duyduğum hevesi kaybetmeden doğru projelerde yer almam gerek. Böylece aynı hataları yapmayacağım. Bu konuda tutarlı olmalıyım. Çünkü saygı duymadığım birileriyle çalışmaya kalkarsam, her şey paramparça olur.
(Radikal)
347
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.