Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

"Romatizmam yok müzik yapabilirim"

"Romatizmam yok müzik yapabilirim"

Eric Clapton, müziği ve müziğin yan ürünleri olan şöhret, para, ödül gibi şeyleri aşmış görünüyor. Daphne Barak'ın Londra'da konuştuğu Clapton, "Kimi zaman altı ay boyunca gitar çalmıyorum ve başka şeyler yapmayı tercih ediyorum" diyor.

Bir sürü Grammy kazandınız. Dürüstçe konuşalım, Grammy ne anlam ifade ediyor?
Artık ben de bilmiyorum. Bence Grammy gerçekten bir müzisyenin alabileceği en saygıdeğer ödül. Ama şimdi o kadar çok ödül var ki değersizleşmeye başladı, en azından bence. Bu çokluk, Oskar ve Grammy'nin gücünü de azalttı. O yüzden artık o kadar da önemli olduğunu düşünmüyorum.

Grammy kazandığınız zaman bunu nasıl karşılıyorsunuz?
Dürüst olmak gerekirse, bu tür şeylere pek fazla önem vermedim. Çocukken bile asıl önemli şeyin bu olmadığını biliyordum. Bu yüzden ödül kazanmak bana çok fazla bir şey ifade etmedi. Kaba ya da nankör görünmek istemem ama ben müziği ödül için yapmıyorum.

O halde sizi devam etmeye zorlayan şey nedir? Yani onu yapmışsınız, bunu görmüşsünüz, Grammy kazanmışsınız, paranız var, şöhretiniz var, saygıdeğer bir adınız var, tarihe geçmişsiniz...
Aslında pek devam ettiğim söylenemez. Benim çok uzun zaman gitar çalmadığım oluyor. Hiç rahatsız olmadan altı ay kadar gitarı elime almadım mesela. Ve tekrar elime aldığımda her şeye baştan başlamak zorunda kaldım. Şüphesiz, belli bir disiplin olsaydı ve eğer bu disiplini hayatımda uygulayıp kendimi her gün bir saatliğine odama kapatabilseydim...

Daha iyi bir gitarist mi olurdunuz?
Daha iyi birçok şey olabilirdim. Fakat yapamıyorum. Ama sorunun cevabı bu değil. Hep baştan başlıyorum. Ufuğa erişmeye çalışmak gibi bir şey, hep orada. Ve aslında gitarı hoparlöre takıp doğru sesi çıkarmaya çalışmak gibi basit ama yakalanması zor bir şey de olabilir. Bu işi nerdeyse 40 yıldır yapıyorum ve hálá doğru sesi yakaladığımdan emin değilim.

Peki, hedeflediğiniz doruk noktasına bir gün varacağınızı düşünüyor musunuz?
Zannetmiyorum. Birkaç sene önce, 'Madem gelişmiyorum, o zaman bunun ne anlamı var?' diye düşündüğümü hatırlıyorum. Hep bir gelişme olmalıydı. En azından, hep en iyi seviyede kalmak mesela. Ama artık o kadar da önemli olduğunu düşünmüyorum. Müzik yapmak için ihtiyacım olan her şeyim var. Romatizmam yok. Sakat falan değilim. Hálá sağlıklı olduğum için şükrediyorum. Bu bana yeter. Temel prensibim, eğer kendimi eğlendirebiliyorsam mutluyumdur. Yalnız problem şu ki, kendimi eğlendirebildiğimden de pek emin değilim. Sanırım benim devam etmemi sağlayan da bu. Hálá bana ilginç gelen şeyleri bulmaya çalışıyorum.

Halka sunulan şey tüketilir
Hiç Hindistan'a gittiniz mi?
Hayır gitmedim. İş için bile orada bulunmadım. Bir kaç yıl önce dünya turumun bir parçası olarak Hindistan'a gitmeyi planlamıştım. Ama politik bir mesele çıktı ve olmadı. Dağlık bölgelere pek gitmiyorum. Geçmişte giderdim.

Hint mistisizmi hakkında ne söyleyeceksiniz? Bir mi bu?
Benim mistisizme yaklaşımım tamamen anonim. Bence en büyük mistisizm, isimsiz yani anonim olandır. Anonim, bence anlamı çok kuvvetli ve derin bir sözcük. Bu yüzden elimden geldiğince sık kullanıyorum bu sözcüğü. Bu prensibe göre de, inancım hakkındaki her şeyi kendime saklamayı tercih ediyorum. Aksini yapanlar, bence inançlarını tehlikeye atıyor. Çünkü halka sunulan her şey tüketime maruz kalır.

Sizce insanların 'Hey, benim müziğime ve felsefeme hayran olduğuna sevindim ama orda dur!' deme hakkı var mı?
Her şeyin bir sorumluluğu vardır. Ama sınırları gerçekten nedir bilmiyorum. Sanırım her an değişiyor. Sorumluluğun benim için tanımı, bana danışıldığında kendi inandıklarımı söylemek. Ama eğer sorulmazsa söylemem, çünkü müziği üretip sonra da ona koşullar koymamın doğru olduğuna inanmıyorum. Kendi deneyimlerimden, 'Hayır yapma sakın!' demenin işe yaramadığını biliyorum.

Tüm konuştuklarımızı bir cümleyle özetlersek, müzisyen kimdir?
Hayatını müziğe adayan insan.

Ve bu şekilde mutlu olan?
İlla da öyle olmak zorunda değil. Mutlu olduğum zaman şükrediyorum ama buna büyük bir değer yüklemiyorum.

Dedesini babası sandı
1945'te İngiltere'nin Ripley kentinde Kanadalı asker Edward Fryer ile Patricia Molly'nin ilişkisinden evlilik dışı doğdu. Büyükannesi Rose ve büyükbabası Jack Clapp'in sorumluluğuna verildi. 'Genç Ricky' (takma adı) 9 yaşına kadar büyükannesi ve dedesini, anne ve babası sandı.

George Harrison'un eski eşi Pettie Body Harrison ile geçirdiği uzun ilişkinin ardından 27 yaşındaki Melia McEnery ile evlendi. Dört yaşındaki oğlu Conor'u kaybeden Clapton'un iki çocuğu var.
(Hürriyet)
465
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.