Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Onu hiç böyle görmediniz!

Onu hiç böyle görmediniz!

Henüz 20 yaşında dizilerin aranan yüzleri arasına giren Hazal Kaya, Mecmua dergisi için Ayşe Arman'ın sorularını yanıtladı.

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
Onu hiç böyle görmediniz!
Oyunculuk, çocukluğundan beri istediğin bir şey miydi?

Sahne sanatları ve müzikle hep bir şekilde ilgim oldu. Beş sene bale yaptım. Yedi sene keman çaldım. "Bu kız, sanatla ilgili bir şey yapacak" durumu hep vardı. Orada annem devreye girdi, beni oyunculuğa yönlendirdi.

Konservatuvar?

Yok öyle bir geçmişim. Okullu değilim. Bir yaz, Asos'ta tatil yaparken yanımıza yapımcı bir geldi, "Ben seni dizide oynatmak istiyorum" dedi. Hemen üzerine atladım. Demek ki birinin, "Gel seni oyuncu yapalım" demesini beklemişim. Orada başladı her şey ve sonra kimse durduramadı.

Ne zaman oluyor bu?

Liseye girmeden bir yaz önce. Sonra lisede okurken kendimi geliştirmeye çalıştım. Ekol Drama'ya gittim Ayla Algan'a, sonra Ümit Çırak'a devam ettim, hâlâ ediyorum. Ve sonrası geldi, reklamlar, diziler.

Kaç yaşındasın?

20.

Ama sanki çok uzun yıllardır hayatımızdasın...

"Genco" dizisi başladığında 16'ydım. Ekranda büyüdüm diyebilirim. Evet, bütün Türkiye tanıdı beni ama bende bir değişiklik yok. Daha önce İstiklal'de birlikte gezdiğim arkadaşlarımla yürürken, insanların gelip benden imza istemesi onları şaşırtıyor. Bu ilgi karşısında şımaracağımı zannediyorlardı, oysa ben hep aynı kızım, gram değişmedim. Hep paspaldım, hâlâ öyleyim.

Peki sence niye ego patlaması yaşayıp, "Ben neymişim be abi!" olmadın?

Biraz da nasıl bir aileden geldiğinle alakalı. Ben "Genco"ya başlamadan annem benimle bir saatlik bir konuşma yaptı. "Bundan bir ay sonra, insanlar seni tanıyor olacak, hazır mısın? Benden her türlü destek ve yardım alabileceğini biliyorsun değil mi? Sıkıştığın yerde n'olur gel" dedi ve ekledi: "Bu arada bir dizide oynuyorsun diye kendini star filan zannetme. Kırarım bacaklarını!" Bu yüzden bayılıyorum anneme, gerektiği zaman ayar verebildiği için. Ben hâlâ "Ayşegül'ün kızıyım", "avukatın kızı", öyle bilirler mahallede beni.

OLGUN HALİMİN YANINDA 20 YAŞ SALAKLIĞIM VAR

En çok ne öğrendin ailenden?

Bizdeki kural şudur: Herkes kendi ayaklarının üzerinde duracak. Benim ailem şen dullar ailesi gibi. Hep kadın, kadın, kadın. Anaerkildir. Ben mesela para kazanıyorum ya, öyle sağa sola saçacak bir durumum yok. Kendim için bir gelecek hazırlamam gerekiyor, yapmak istediğim şeyler var. Yurtdışında okumak gibi. Geçen sene Los Angeles'a gittim, orada bir süre eğitim aldım. Bir taraftan da gelişmek, kültürlü olmak, bilgili olmak para demek. Şu anda Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları'nda okuyorum. 30'umda bile olsam, bitireceğim orayı. Ama Los Angeles'ta ya da Berlin'de denklik sağlanabilirse de okuyayım diyorum. Bunlar için para gerekiyor.

Tırnak yemekten rahatsız mısın?

Evet. Lisede metalciyken, siyah oje süremiyordum, çok üzülüyordum. Çünkü ortasına kadar yenmiş tırnağa, siyah oje süremiyorsun. Bir gün çok saygı duyduğumuz rock'çı ağabeylerden biri "Sen oyuncu olmak istiyormuşsun" dedi, "Evet" dedim, "Bu ellerle ne oyuncusu olacaksın!" dedi. Bitti bende tırnak yeme durumu ama geçen hafta çok sevdiğim bir arkadaşımı kaybettim, bak bu iki tırnak tekrar yarıya indi.

Bacağındaki 'Küçük Prens'i niye yaptırdın?

Bir karar aşamasındaydım. Ya etrafımdakileri dinleyip bir şey yapacak mutsuz olacaktım ya da kendi iç sesimi dinleyip yapmayacaktım. Böyle zamanlarda Küçük Prens okuyorum. Bir şekilde doğru karar vermemi sağlıyor. Normalde iş konusunda hep anneme ve menajerime danışırım. İlk defa, ikisine de danışmadan aldım bu kararı. Çok da isabetli davranmışım. Dedim ki Küçük Prens'e, "Teşekkür ederim, seni artık vücudumda taşımanın vakti geldi!" Şimdi bir tane de enseme yaptıracağım.

Bu sefer neyin sembolünü?

"Cinayet mahali adam"ı vardır ya, tebeşirle yere çizilmiş adam, onun koşan hali. Rüzgar olacak arkasında, önünde de bir şey kıracak.

Bu kadar erken meşhur olmanın yan etkileri olur mu, ne dersin?

Zannetmiyorum. Evet şanslıyım, sevdiğim işi yapıyorum, yaparken keyif alıyorum. Ama bu da netice de bir iş. Şöyle bir durumum var, Burger King'de çalışmıyorum da sete gidiyorum. Çok abartmıyorum yani.

"Yaşımdan daha olgunum" diye bir rahatsızlığın var mı?

Yok. Çünkü bu olgun halimin yanında, bir de 20 yaş salaklığım var. Çünkü ne yaparsam yapayım ben aslında 20 yaşındayım. Sadece belki yaşıtlarıma göre, daha fazla insan kaybettim. Ölümle daha çok yüz yüze geldim...


Fotoğraf galerisi için tıklayın!


396
dahafazlası
YORUMLAR

bence saç rengini değiştirmeli

elif hazal 13.10.2011 10:11:56
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.