Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Ne İsa'ya, ne Muhammed'e

Ne İsa'ya, ne Muhammed'e

Londra galası önceki gün yapılan 'Cennet'in Krallığı', ne İsa'ya ne Muhammed'e yaranabiliyor!

Ridley Scott'ın yeni filmi 'Cennet'in Krallığı'nın 'yılın en tartışmalı filmi' unvanını uzun süre kimseye kaptırmayacağı kesin gibi görünüyor.

Bu cuma eşzamanlı olarak tüm dünyada vizyona girecek olan film, daha şimdiden Haçlı seferlerine yaklaşımıyla kendinden söz ettirmeye başladı.

Filmle ilgili tartışmalar Fas'ta başlayıp ABD'ye geçti, şimdi de İngiltere'ye sıçradı. Batılı akademisyenlerden İslamcı terör gruplarına kadar fikir yürütenlerin hareket noktası aslında ortak: Haçlı seferleri sırasında Hıristiyan ve Müslümanlar arasındaki ilişkiler, filmde yansıtılıdığı gibi değildi.

Filmle ilgili eleştirilere bakıldığında da ortak iddialar göze çarpıyor: 'saçma', 'gülünç', 'hepsi kurgu', 'tehlikeli'... Hatta Ridley Scott'ın bir Amerikalı araştırmacının çalışma taslaklarını çaldığı bile söyleniyor.

Filmin Fas'ta kurulan setinde, çalışanlara İslamcı köktendinciler tarafından ölüm tehdidleri gelmişti. Fas kralı, Sahra'daki film setinin güvenliği için 1000 asker görevlendirmek zorunda kalmıştı. Ülkenin ılımlı politikacıları ise Fox Stüdyoları'nın finanse ettiği filmin Arap dünyasına yönelik 'yeni Haçlı seferlerini' meşrulaştırmak için yürütülen Amerikan propagandasının parçası olduğunu öne sürmüştü.

Filmin gösterim tarihi yaklaşırken bazı Batılı, Hıristiyan akademisyenler de eleştiri kervanına ters cepheden katıldı. Onlar da filmi İslamiyet propagandası yapmakla eleştrdi. Bu 'diğer taraftan' gelen eleştirilerin en serti ise Britanya'nın Haçlı seferleri uzmanı tarihçilerinden Prof. Jonathan Riley-Smith'e ait. Riley-Smith, filmin Usame bin Ladin'in tarih anlayışını ortaya sunduğunu ve İslamcı köktendincileri cesaretlendireceğini söylüyor.

Edinburgh Üniversitesi'nde İslam tarihi profesörü olan Carole Hillenbrand ise filmde aktarılan kardeşçe birlikte yaşama kavramına şüpheyle baktığını söylüyor. Hillenbrand'e göre Haçlıların sürekli savaş durumu içinde oldukları fikri de tamamen yanlış: "Bu 200 yıllık süreçte kuşatmalar ve yağmalar vardı ancak büyük muharebeler seyrekti."

Bu arada filmde herhangi bir sorun görmeyen hatta olumlu tepkiler veren tarihçiler de yok değil. Örneğin Sydney Üniversitesi'nden Prof. Rifaat Ebied kısa süre önce yaptığı açıklamada "Önsezilerim filmin Haçlı seferlerine farklı bir bakış noktası olacağını söylüyor. Doğu ve Batı arasında çok büyük problemlerin yaşandığı dönemlerde dahi iki taraf arasında her zaman diyalog vardı, bunu gerçekleştirmeliyiz" demişti.

Önceki gün filmin Londra'daki prömiyerinde bir araya gelen film ekibi ise eleştirilere cevap verdi. Oyuncu Jeremy Irons "Dünyada birçok farklı kültür ve din var" dedikten sonra gittikçe küçülen dünyada herkesin bir arada yaşamayı öğrenmesi gerektiği çağrısında bulundu. Yönetmen Scott ise filmin her türlü aşırılığa meydan okuduğunu belirterek "Din farklılıkları bugün büyük bir anlayış eksikliğine neden oluyor. Böyle olunca bütün Müslümanların kötü ve bütün Batılıların da iyi olmadığını göstermenin önemli olduğunu hissetim" diye konuştu.
(Radikal)
421
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.