Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kurtlar salonlara iniyor

Kurtlar salonlara iniyor

Jean-Cristophe Grangé'nin romanından uyarlanan 'Kurtlar İmparatorluğu' bu cuma gösterime giriyor. Yönetmen Chris Nahon, Türkiye'deki çekimler sırasında tehdit edildiğini söylüyor.

Jean Cristophe Grangé, dünyanın dört bir yanına gitme fırsatı bulduğu gazeteciliğinin sonlarında mafya organizasyonları üzerine çeşitli araştırmalar yaptı. Araştırmalarında özellikle Sicilya, Çin ve Türk mafyası üzerine eğildi. Türkiye'deki mafya organizasyonunu incelerken özellikle bir grup onun çok ilgisini çekti. Bu grup, halk arasındaki tabirle 'ülkücü mafya'dan başkası değildi.

Grangé'ye ilginç gelen nokta bu grubun basit bir mafya teşkilatı değil politik bir organizasyon olmasıydı. Tam da bu dönemde bir konu üzerine daha kafa yoruyordu: İnsan beynini manipüle etmeye izin veren yeni makineler! Grangé, bu iki konuyu bir romanda birleştirmeye karar verdi. 2001 ve 2002'de kitabı yazmaya koyuldu. Bu aşamada Türkiye'den Soner Yalçın, Ahmet Ümit, Enis Berberoğlu, Ruşen Çakır, Melih Aşık ve Kemal Can gibi yazar ve gazetecilerden bilgi almayı ihmal etmedi.

Fransa-Türkiye hattında geçen gerilimli bir macerayı anlatan kitap tamamlanıp basıldığında yalnız Fransa'da değil tüm dünyada büyük ilgi gördü. 'Kızıl Nehirler' gibi bu yeni kitabı da beyazperdeye aktarma çabaları gecikmedi.

Yönetmen Chris Nahon, 'Ejderin Öpücüğü' filmini çektikten sonra kendisine Amerikan ve Fransız yapımcılarından birçok teklif gelmesine rağmen içine sinen bir proje bulamamıştı. Ta ki 'Kurtlar İmparatorluğu' teklifi gelene kadar. Hemen romanı okumaya koyuldu ve kitabı iki gecede yuttu. Kitap onu çok etkilemişti.

Başrol için daha önce 'Kızıl Nehirler' filminde rol alan Jean Reno'ya teklif götürüldü. Reno teklifi kabul ederek yeniden Grangé'nin dünyasına girdi. Kalan oyuncu kadrosu ise Jocelyn Quivrin, Arly Joyer, Laura Morante, Philippe Bas, Philippe Du Janerand, Vincent Grass ve Elodie Navarre'dan oluştu. Kadroya sonradan Emre Kınay da dahil oldu. Kınay, filmde bir Türk polis şefini canlandırdı.

Türkler sıcak kanlı ama...
Yapım aşamasına gelen filmin çekimleri Paris, İstanbul ve Kapadokya'da gerçekleştirildi. Çekimlerin üç aydan fazla sürmesi nedeniyle bu süre zarfında ekip üyelerinden birçoğu başka projelerde iş buldu. Ancak Nahon şöyle veya böyle filme devam etmekte kararlıydı. Türklerin çok sıcak kanlı olduğunu düşünse de Türkiye'de çekim yapmak oldukça zordu: "Bizzat ben tehditler aldım. Ülkücüler çok güçlüler. Hiçbir şey onları durduramıyor. Hele ki polis hiç durduramıyor, çünkü onların çoğu da bu hareketin içindeler!"

Her ne kadar filmdeki hikâye politika ile iç içe geçmiş olsa da Nahon politik bir film çekmediğini belirtiyordu: "Kurtlar İmparatorluğu köklerini Türkiye'deki gerçeklerden alıyor. Ben konuyu politik bir bakış açısıyla ele almak istemedim. Sinema ile ilgisi olmayan polemikleri bir tarafa koydum."

Yönetmen filmin kendisi için özel olan yanını ise içinde her türden bir parça taşımasıyla açıklıyordu: 'Kurtlar İmparatorluğu' bir seyirci olarak benim en çok ilgimi çeken film türü. Bu aynı zamanda bir korku filmi, drama, macera filmi, fantastik ve destansı, özellikle de sonunda ne ödeyeceklerini bilmeden kaderlerinin sonuna kadar giden insanların hikâyesini anlatan bir film. Her ne kadar Nahon kendi filmini iyi bulsa da, Fransa'da herkes onun gibi düşünmüyordu.

Studio, L'Express, Le Monde, Télérama gazete ve dergilerinin tek yıldız vermekle yetindiği film 20 Nisan'da Fransa'da gösterime girdiğinde beklenen gişe başarısını gösteremedi. Filmi ilk bir ayın sonunda Fransa'da yalnızca 697 bin 437 kişi izledi. Cuma günü gösterime girecek filmin Türkiye'de nasıl karşılanacağı ise merak konusu. Asıl merak konusu ise ülkücülerin filme nasıl tepki göstereceği...

Jean Reno: Güçlü rollerin adamı
Rol için Türkçe öğrendiniz mi?
Bana bunun için yardım eden bir antrenörüm vardı. Ancak çok zor oldu. Türkçe özellikle sesler ve kelimeleri yuvarlama açısından çok zor bir dil.

Size sürekli polis rolü önerileriyle gelinmesini nasıl açıklıyorsunuz?
Bunun güçlü imaja sahip olmakla ilgili olduğunu düşünüyorum. 'Hareket etme' diye bağırdığım zaman adam ne yapacağını şaşırıyor. Ama bana aptal rolleri de getiriliyor. 'Çılgın Konuklar' veya 'Pembe Panter'de olduğu gibi. Bunlar çok daha farklı, duygusal rollerdi. Sonuç itibarıyla ağır otoriter rolleri de canlandırıyorum, duygusal 'aptal' rollerini de.

Daha önce 'Kızıl Nehirler'de Pierre Niemans'ı canlandırmıştınız, şimdi de Schiffer'i canlandırıyorsunuz. Grangé'nin kahramanlarının temel özelliği nedir?
Grangé'nin kahramanları hepimiz gibidir. Hem iyiyi ve hem de kötüyü kendi içinde barındırır. İşte bu, benim çok sevdiğim bir karakter türü.

Chris Nahon nasıl bir yönetmen?
Sessizlikleri ve inatçılığı nedeniyle biraz Luc Besson'a benziyor. Chris kolay biri değil ama ne istediğini biliyor. O günahlarını çok iyi bilen bir günahkâr. Onu kurtaran da bu.

Bu sizin en zor çekimlerinizden biriyidi sanırız.
Evet. Örneğin 'Pembe Panter'den çok daha zor! 'Kurtlar İmparatorluğu'nu çekerken toz, taş, toprak yağmur, gece, soğuk vardı. Ama Türkiye bir yana. Oradaki çekimleri göz kamaştırıcı bir yerde, Kapakoya bölgesinde tamamladık.
(Radikal)
492
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.