Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

İşsizlerin "umut" adresi

İşsizlerin "umut" adresi

Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun Eminönü şubesi her gün umutla gelen onlarca insanla dolup taşıyor. Bazıları neredeyse müdavimi olmuş buranın. Umut az da olsa, başka çare yok.

Eminönü'ndeki iki masa ve yaklaşık 50 sandalyenin olduğu bekleme salonu, yalnız işportacı ve dilencilerin sabit kaldığı Sirkeci'nin herhangi bir sokağı gibi güne yoğun başlıyor.
Bir köşede oturan iki özürlü işçi, "iş bulmakta ne denli zorlandıklarından" yakınıp dertleşiyor. Ürdün'deki bir inşaat işine alınan 20 işçi, "milyarlarca lirayla" dönecekleri günler üzerine konuşuyor.


Gözler iş ilanlarında
Her başvurduğu işyerinden geri çevrildiğini anlatan bir kadın, salondaki görevlilerle tartışıyor. Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu' nun (İş-Kur) Eminönü şubesi, "personel eksikliği" yüzünden erkenden bitirdiği umut koşuşturmacasını, ertesi güne devrediyor.

Bekleme salonunun ilk konuğu, üç parmağını kullanamadığı ve bileğinde derin bir kesik izi bulunan sağ elini cebinde saklayarak gezinen Ahmet Karadeniz. Cam panodaki iş ilanlarına göz gezdirdikten sonra, üzerinde, "Milletin saadetine çalışmak, kendi saadetine de çalışmak demektir" sözünün olduğu Atatürk büstüne bakıyor.

Sonra, cebinden çıkardığı listeyi üç parmağıyla kavrayarak bir masaya oturuyor. 24 yaşındaki Karadeniz, daha bir yıl önce 'sıkıldıkça iş değiştirdiğini' anımsatıyor: "Bir tekstil fabrikasında ütücüydüm. Çok kızgın olduğum bir gün elimi cama vurdum. Yüzde 40 özür verdiler. Bir yıl boyunca iş arayacağımı, her kapıdan geri çevrileceğimi bilsem yapar mıydım?"


Bir yıldır haber bekliyor
Karadeniz, Örnektepe'deki bir göz gecekondunun 60 milyon liralık kirasını komşularının yardımıyla ödüyor. Küçük kardeşinin 50 milyonluk maaşıyla geçinen ailesinden yardım istemek gücüne gittiği için İş-Kur'a gelmiş: "Bir yıldır gelip gidiyorum. Bugüne kadar 60'a yakın işe başvurdum. Her gittiğim yerde form doldurtuyor, 'Çağıracağız' diyor, aramıyorlar. Özürlü ya da sağlıklı, işsize verilen yanıt değişmiyor." Karadeniz, sıra numarası okununca memurların olduğu bölüme ilerledi.
"Tophane'deki bir şirkette çay servisi" yazılı ilanı üç parmağına sıkıştırıp dışarı çıktı.

Yurtdışı hayali
İşsizlerin aksine, valizleri ve kolalı giysileriyle gelen 20 kişilik bir grup, iki masanın etrafına birikerek, önlerindeki formları doldurdu. Gruptan Kuvvet Demiroğlu'na göre, aralarındaki kahkahaların nedeni, Ürdün'e gidecek olmaları: "Hepimiz Orduluyuz. Bir inşaatta çalışmak için Ürdün'e gideceğiz. Kalfa, hemşerimiz olduğu için aramızda yabancı yok."
27 yaşındaki Demiroğlu, daha önce de inşaatlarda demir ustası olarak çalışmış. Alacağı para asgari ücreti geçmeyecek ama, "Ne de olsa gurbette para harcayamayız. Biriktiririz elbet" diye düşünüyor.

Asgari ücret neye yeter?
Grup ayrıldıktan sonra gelen Mehmet Barmanbay, Ürdün'e giden hemşerileri kadar şanslı değildi. Barmanbay, bir ay önce temizlik işçisi olarak girdiği ve asgari ücretle çalıştığı Ümraniye'deki tekstil fabrikasından geçim sıkıntısı yüzünden ayrılmaya karar vermiş. Haftada iki kez, ek iş olarak, apartmanlarda merdiven silse de 150 milyonluk kira belini büküyor. Şimdi olmasa bile ilk fırsatta yurtdışında çalışmaya gidecek.

Doğan Er, ilk kez adım attığı İşKur'da, kayıt yaptırmak için sıra bekliyor. Sıkıntısını, içinde "diploma, nüfus kâğıdı ve iki fotoğrafının" bulunduğu naylon dosyayı, eksik olmadığını bildiği halde, yeniden kontrol ederek gideriyor.

Torpilsiz iş yok
26 yaşındaki Er, askerlikten sonra iş bulamayınca Eminönü' ndeki bir handa kalmaya başlamış. Sevgilisiyle evlenememek zoruna gidiyor. Er, "Devlete kapılanabilsem hayatım kurtulacak.
Ama torpilsiz iş bulunmuyor. Ne zaman bir ilan için gitsem, "Arayacağız diyor, aramıyorlar" diyor.
39 yaşındaki Nebiye Tahta, 15 yıl dokumacılık işinde çalışmış. Fabrikanın bir yıl önce Lüleburgaz'a taşınması üzerine işinden ayrılmak zorunda kalıyor.

Tahta eşinden ayrıldıktan sonra, 17 ve 13 yaşındaki iki çocuğunun masraflarını karşılayabilmek için iş aramaya başlamış: Kabul eden işyerleri çok uzakta olduğu için gidemedim. Yakında olanlar ise, ya lise diplomam yok diye, ya da yaşımı bahane edip almıyor.

Derdi emekli olabilmek
Tahta, emekliliğine 1.5 yıl kala iş bulabilmek amacıyla Haramidere'den Güneşli'ye, Pendik'ten Sultanbeyli'ye kadar birçok semti dolaşmış. Son umudu, eline tutuşturulan, "Yemek servisine bakacak 30 yaşlarında bayan aranıyor" ilanı. Tahta, "Büyük ihtimal, yaşım yüzünden kabul etmeyecekler. Ancak emekliliğime gerekli olan 1.5 yılı doldurabilmek için mutlaka bir iş bulmalıyım" diyor.
(Radikal)
333
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.