Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Füze kalmadı, plak verelim

Füze kalmadı, plak verelim

İstanbul'un en acayip alışveriş merkezi Topkapı Füze Çarşısı'nda füze yok ama onun dışındaki çeşitler mevcut. İkinci el araba motorundan orijinal Wishbone Ash plağına kadar her şeyin burada bir satıcısı, bir de alıcısı var.

İstanbul o kadar büyük bir şehir ki, neresinde ne olduğunu anlamak için gezip tozmak yetmiyor, biraz da şanslı olmak lazım. Yani bazı şeyler öyle yürürken pat diye karşınıza çıkmıyor. Gidip bulmak, keşfetmek gerek. Topkapı'daki Füze Çarşısı da böyle, şehrin keşfedilmeyi bekleyen nadide köşelerinden. Şimdi tabii keşfetmek, nadide köşe filan deyince aklınıza 'pazar günleri brunch'a gidilecek, araba sabah sabah vale parking sistemine teslim edilecek, içeride tıka basa yenecek ve gün boyu birbirinden harika vesaire etkinlikler eşliğinde eşiniz ve çocuğunuzla...' tarzı bir tablo gelmesin. Füze Çarşısı öyle bir 'nadide' yer değil. Burası acayip şeylerin, acayip dükkanlarda, acayip satıcılar tarafından satıldığı kendi halinde bir alışveriş, piyasa merkezi. Ha, otoparkı var, o ayrı.

İlginç dükkanlar, sağlı sollu
Şimdi bir kere Füze Çarşısı'nda füze filan satılmıyor. Ama Topkapı ve füze kelimelerinin yan yana gelmesi bile kendi başına yeter burayı anlatmak için. Çarşının, adının çağrıştırdığı feza, uzay ve türevleriyle de pek ilgisi yok. Fezadan ziyade genel görünüm itibarıyla Afganistan-Pakistan arası bir iklime sahip. Çeşitli sokaklardan oluşan bir açık ve galerilerden oluşan bir de kapalı bölümü var. Buralarda birbirinden acayip şekillerde yerleşmiş onlarca, yüzlerce dükkan bulunuyor. Bunların bir kısmı kapalı ya da cidden içinde ne iş yapıldığı, ne satıldığı belli değil. Belli olanlar içinde, hurda satanlar, eski makine parçası satanlar, soba, boru, tel gibi aksesuvarlarıyla sobacılar, eski eşya alıp satanlar, eski oyuncak satan bir oyuncakçı var. Bir de en eski bilgisayar kasa ve ekranlarının üst üste durduğu bir dükkan vardı ama adamcağız neden biriktirmiş bütün bunları anlayamadık. Kapıdan ikide bir "Abi CD kaydediyor musunuz?" diye sorup "Hayır," yanıtını alınca aynı soruyu bir sonraki dükkanda yineleyerek çarşıyı dolaşan ergen tipler dışında girip çıkan da pek yoktu.

Galeriler arasında ilerledikçe ilginç dükkanlar var sağlı sollu. Mesela bir tanesinin içinde sadece eski ve toz içindeki cam eşyalar var. Yanındaki dükkanda ise baştan aşağı toz içinde yüzlerce pikap duruyor. Dual, Akai, Technics, Pioneer, Fisher aklınıza ne gelirse. Yani çarşının bu kısmına kalın bir toz tabakası hakim. Füze Çarşısı'nda esasen iki tane ilginç dükkan var. Biri burası, yani ikinci el pikap satılan Tahir Veli'nin dükkanı. Birkaç yıl önce emekli olmuş, pikap ve plaklar zaten hobisiymiş. Takım taklavat eve sığmayınca bu dükkanı kiralamış, şimdi pikap tamir edip satıyor. Satılık eski plaklar da var ama daha ziyade Türk sanat müziği sevenleri tatmin edebilecek bir repertuar var burada. Yani ikinci el eski pikaplara meraklı olanlar bu dükkanı biraz karıştırırsa belki ilginç bir şey bulabilir. Lakin her şey bozuk onu da söyleyelim.

"Abi, tutturabildiğime..."
Füze Çarşısı'nda sadece eski ve ikinci el eşya yok. Buradaki belli sokaklarda kümelenen bir sürü dükkanda yeni elektronik eşyalar, televizyon,
buzdolabı, fırın, vs. satılıyor. Yani teknolojik açıdan hafif geri olsa da bir nevi Doğu Bank havası mevcut burada. Mesela çarşının üst katlarında sadece cep telefonu ve araba teybi dükkanları var. Burada, bu iki başlıkta aklınıza ne gelirse bulabilirsiniz. Elektronik eşya satan mağazalar, hoparlörcüler ve hepsinden ilginci ikinci el ya da sıfır hi-fi ekipmanları satanlar. Fisher, amfiler, Dual stüdyo monitörleri, makaralı teypler, İstanbul'da bulabileceğiniz her türlü ikinci el amfi ve speaker da var buradaki mağazalarda, yalnız fiyatlar biraz pahalı, Akmerkez düzeyinde. Ya da bizim tipi düzgün görüp istedikçe istiyor abiler orasını çözemedik.

Tüm bunların arasında bir diğer ilginç yer de Eskici Gürbüz'ün yeri. Elektronikçilerle, televizyon satan dükkanların kesiştiği galerilerin birinin köşesinde Eskici Gürbüz'ün dükkanı var. Mağazanın dışında iki kutu içinde eski plaklar dekore edilmiş. İçeride de raflar dolusu plak, 45'lik ve biraz da CD bulunuyor. Yani görüntü itibarıyla sıradan bir Akmar ya da Beyoğlu ikinci el mağazasına benziyor. Fakat plakları şöyle bir karıştırınca dudak uçuklatacak mallar var. Hepsi orijinal A-ha, AC/DC, Van Halen, Quiet Riot, Mötley Crue, Led Zeppelin, Deep Purple, Bob Marley, Beatles, Wishbone Ash, Iron Maiden, Scorpions, Wham, Talk Talk, Inxs, Queen ve aklınıza daha hangi klasik gelirse var. Yani öyle her plakçıda karşınıza çıkan tapon yerli disko albümlerden söz etmiyoruz. Ve fakat ilginç bir durum da var, şöyle diyaloglar geçiyor: "Bu plak kaça?"

"100" "Efendim?" "100" "Peki bu kaça?" "150..." "Çüş". Yani burada bir fahiş fiyatlandırma söz konusu. Buna tipe bakıp geçirme de diyebiliyoruz. Akmerkez, Galleria gibi yerlerde pek görmediğimiz bir tarz bu. Yani oralarda belli bir geçirme durumu zaten baştan yapılıyor, yalnız burada anında fiyatlandırma var. "Kaça?" sorusu üzerine iki saniye düşünülüyor ve "150" deniyor mesela. Biz Gürbüz kardeşimize bunların çok pahalı olduğunu anlatmaya çalıştık. "Abi tutturabildiğime," diyor adam açık açık, sen almasan da alan olur. Biz olmayacağını, bu plakları bu fiyattan satamayacağını anlatmaya çalıştık, kendisi de anladığını söyledi ve ekledi.

"Satamazsam siz istediğiniz fiyata alırsınız abi." "Peki nasıl anlıyorsun hangisinin kaça olduğunu?" "Valla üzerine bakıyorum böyle sizin gibi uzun saçlı filan varsa pahalı, diğerlerini ön tarafa ucuzlar arasına koyuyorum." Sizin anlayacağınız Gürbüz işi çözmüş. Bize de beklemekten başka çare bırakmadı. Bu arada üst üste iki bozuk pikap var dükkanda. Plakları dinlemek için denedik çalışmıyor. İçeri birisi girip "Pikap var mı?" diye sordu. Gürbüz hemen "Var abi 50 milyon," dedi. Siz artık düşünün gerisini. Bir de eski plak satanlar geliyor böyle dükkanlara, çoğu varoş delikanlısı ergenler. "Abi plak alıyor musunuz?" Alırız. Ne tarz var?"

"Valla disko, clubbing hesabı." Kaç liradan veriyorsun? "Beş milyon, tane." "Ne kadar var?" "Yedi tane." "Getir görelim" Füze dünyası böyle işte...

Tabii Füze çarşısı bunlardan ibaret değil. Giysi satan bölümleri var. Ayakkabıdan tencereye, elektrik süpürgesinden havluya, ikinci el araba motorundan boyaya ne ararsanız satan galeriler de mevcut. Bir de esnafa sorduk niye 'Füze' diye, kimse bilmiyor. "Nasıl niye?" filan diye tersleniyorlar. Artık ismini kim verdiyse bir açıklaması vardır herhalde. Benden bu kadar, Topkapı Füze Çarşısı, Radikal Haber, Mehmet Tez.
Mehmet Tez-Radikal Cumartesi
734
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.