Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Evlilik aldatmayı iki taraf için de zorunlu kılıyor

Evlilik aldatmayı iki taraf için de zorunlu kılıyor

"Nathalie" oyununda, bir fahişeyi canlandıran Zuhal Olcay ile oyundan yola çıkarak evlilik, aldatma, fanteziler gibi birçok derin konuda özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sizce Nathalie her erkeğin düşlediği bir mı?
Oyun zaten bunları soruyor. Sonuçta Sonia, Nancy ile birlikte Nathalie karakterini yaratıyor. Güya bir erkeğin isteyeceği her şeyi karşılayacak bir kadın. Ama finalde kadın-erkek ilişkilerinin ve aşkın bir formülünün olmadığı ortaya çıkıyor. Gerçi bu cümleyle oyunu açıklamak da haksızlık olur. Çünkü oyunda tartışma yaratacak birçok açılım var.

Sizce bir erkek ayrıldığı karısı için bir jigolo tutup onunla neler yaşadığını merak edebilir mi?
Bence normal bir kadın da Sonia'nın yaptığını yapamayabilir. Sonuçta bu bir oyun. Belki bir psikopat böyle oyunlar kurgular. Bana sorarsanız bu hastalıklı bir durum. Ancak Sonia'nın öç almak için Nancy'yi tuttuğunu unutmayalım.

İlişkilerde ilk günlerdeki güzelliğin devam ettirilmediğini söylediniz. Sevilmek için elimizden geleni yapıyoruz ama aşkı elde ettikten sonra...
Geçen gün Kubrick'in çok sevdiğim "Gözü Tamamen Kapalı" filmini tekrar izledim. Filmde şöyle bir laf geçiyor: "Evliliğin en iyi tarafı aldatmayı iki taraf için de zorunlu kılması..." Bu lafı çok sevdim. Üzerinde çok düşünülmesi gereken bir laf. Evlilikte aşkı ve sevgiyi korumak üzerine binlerce şey öne sürmek mümkün. Ama hiçbirinin bir reçetesi yok. Aşkı korumak mümkün mü değil mi? Doğrusu ben de bilmiyorum. Belki de her şey gibi bu da mümkün olabilir.

Bir röportajda evlilik kurumunun yavaş yavaş ortadan kalktığını belirttiniz. Zuhal Olcay bu tür açıklamaları eskiden de yapar mıydı?
"Evliyken mi" diyorsunuz. Bu tür bir açıklamayı belki yeri geldiğinde yapmış olabilirim. Hatırlamıyorum. "Evlilik kurumu ortadan kalkıyor" saptamasını yapmak aslında evli ve evlenmeyi düşünen insanlara ayıp ve büyük bir haksızlık olur. Bu benim şahsi görüşüm. Aşk ve sevginin özellikle evlendikten sonra özenle korunması gerekiyor. Bu özeni sağlamak ne kadar mümkün ya da ne kadar değil? Onun yanıtı beni aşıyor.

Fanteziler referans olamaz
Frederic Beigbeder'in, "Romantik Egoist" kitabında insanları haz duygusuyla yaşayan egoistler ve bir ülkü için savaşan romantikler olarak ikiye ayırması aklıma geldi. Haz duygusu mu evliliği ortadan kaldırıyor?
Hayatımızın belli dönemlerinde belki hepsi oluyoruz. Aşk yaşamak istiyorsunuz. Sonra başka bir dönem geliyor, aşkın yıpratıcı doğasından kaçmak için kendinize küçük bir liman arıyorsunuz. İnsan sürekli değişen bir varlık. Ancak her şeyin daha çabuk tüketildiği bir gerçek.

Oyundaki sekreter fantezisi erkeğin sevişme anında egosunu öne çıkarmasıyla kadının güce tapma güdüsünü mü betimliyor?
Evet. O fantezide sekreter edilgen. Bir amiri var ve onun emirleri altında. Ancak fanteziler bir insanın yaşayış biçimine referans olamaz.

"İlişkilerde eğlenceli taraf olurum" dediniz. Dışarıdan hep mesafeli gözüken Zuhal Olcay, ilişkilerini Rio Karnavalı tadında mı yaşıyor?
Aşağı yukarı gördüğünüz gibi biriyim. Yani sizle konuştuktan sonra çılgın bir karaktere dönüşmüyorum. Benim de herkes gibi eğlenceli ya da üzgün olduğum günler var. Bir ilişkide herkes gibi eğlenmek, aşkı, sevgiyi paylaşmak, aynı dili konuşabilmek benim temel amaçlarım.

Nicole Kidman'la yaşadıklarınız arasında çok ortak yönler var. Oscar allamadınız ama ayrıldıktan sonra kendinizi daha çok işinize adadınız.
Ben her zaman işime çok zaman ayırdım ama evliliğin getirdiği sorumlulukları da hiçbir zaman ertelemedim. Ancak artık hayatımda sadece ben ve işim var. Bu durumun zevkini ve artılarını yaşıyorum. Evlilikte minik minik sorumluluklar toplandığında bir yekûn tutuyor.

İşin içyüzünü kimse bilemez
"İşiyle güçlü görünmeye çalışıyor" yorumu yapanlar olabilir.
Bu sene sanat yaşamında 30. yılıma girdim. 30 yıldır mesleğim, hayatımda en çok değer verdiğim, tapındığım olgu oldu. Olayın aldatmak ya da aldatılmakla alakası yok. İnsanlar gördükleri fotoğrafı istedikleri gibi değerlendirmekte serbestler. Ancak işin içyüzünü ve gerçeğini kimse bilemez. İnsanların meraklarını tatmin etmek gibi bir derdim de yok.

Fotoğraf derken...
Zuhal ve yaşadıkları.

Evlilik kurumuna dair yaptığınız açıklamalar gibi geçmişle şu an arasında yaşanan değişimler neler?
Ben, "Evlilik çok saçma bir şeydir, inanmıyorum" demiyorum. Şu anda evlilik bana uzak bir olgu. Yine de bu yeniden evlenmeyeceğim anlamına gelmemeli. Ama son tahlilde baktığınızda şu anda evlilik meselesinin çok da gerekli olduğunu düşünmüyorum.

Peki değişenler neler?
Sorduğunuz sorular sürekli olarak kendimle ilgili bir şeyler anlatmamın yolunu açıyor. Dersinize çok iyi çalışmışsınız ancak ben de bundan kaçıyorum. Bu söylediklerimi lütfen yazın. Ne duymak istiyorsunuz; daha açıkça anlatır mısınız?

Duymak istediğim sorularıma vereceğiniz yanıtlar. Bir cümleyi cımbızlamak gibi bir derdim yok.
Senin iyi niyetine güveniyorum. Ama bana o kadar çok soru yöneltildi ki. Hiçbirini yanıtlamadım. Aslında bu bile benim için çok fazla.

Zuhal Olcay'ın İngiliz parlamentosundaki milletvekilleri gibi harika ve zekice politik yanıtlar verdiğini çok iyi biliyorum.
Bu söylediklerinizi gerçekten bir iltifat olarak alıyorum. Ancak duygularım ve özel hayatımla ilgili konuşurken gerçekten çok rahatsız oluyorum. Sanki insanın çok ayrıntılı bir şekilde özel hayatından söz etmesi bana aşağılayıcı geliyor. Medya kaynaklı üzerimde büyük bir baskı var. Ancak kendimi hiçbir zaman magazin malzemesi yapmadım.

Aldatmayı konu alan bir oyunda yer alarak, bir anlamda kendinizi ateşe attınız. Bunu düşünmüş olmalısınız.
Mutlaka düşündüm. İster istemez oyundan yola çıkılarak bu soruların yöneltileceğini de düşündüm. Ama ben de aptal değilim, önlemimi aldım.

Kariyer ikinci çocuğa engel oldu
Şarkınızda "En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur" diyorsunuz...
O sadece şarkı. Hatıralar niye unutulsun. Bizi biz yapan, bizi bugünlere getiren, bizi olgunlaştıran yaşananlar nasıl unutulur? Ben o şarkıdaki gibi düşünmüyorum. Sadece eskiden yaşananlar şiddetini yitiriyor. Ciğerinizin yandığı birisini yitirdiğinizde bile ilk günkü acıyla bir ömür geçebilir mi? Ama unutmak? Hayır...

Nasıl yani? Odanızda resimlere her gün bakıp bakıp dalıyor musunuz?
Yok canım, öyle deli gibi resimlere dalıp, eşyalara dokunup, anılara dalmıyorum. Ben fotoğraflara bakmayı hiç sevmem. En güzel fotoğraflar kafanızın içindeki anlardır. Onları kimse silemez.

Neden çok sık İngiltere'ye gidiyorsunuz?Mesela mart ayının üçünde arkadaşlarla Londra'ya uçacağız. Robert Altman'ın, National Theater'da oyunu sahneleniyor, onu seyredeceğiz. İki günde üç oyun izleyip geri geleceğiz. İngiltere'ye gitmek benim için kültürel bir beslenme.

Çocuğunuz neler yapıyor?
Çok iyi, İstanbul'da bir şirkette çalışıyor. Aynı evde yaşamasak da çok sık görüşüyoruz. Onunla her şey çok güzel gidiyor.

Hiç ikinci bir çocuk istediniz mi?
Hayır. Hiç düşünmedim.

Kariyeriniz için mi düşünmediniz?
Evet, biraz öyle. Olmadı. Bir de hep başka şeyler girdi araya. Odur, budur, şudur işte. Çocuk konusuna hiç girmeyelim istersen.

Son soru. Peki ya aşk?
Bu konu hakkında hiçbir şey söylemem. Aslında bu da bir cevap.
Mevlüt Tezel / Hürriyet(Kelebek)
372
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.