Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Eskiden sevişirdi şimdi emziriyor

Eskiden sevişirdi şimdi emziriyor

Şarkıcılık geçmişine her türlü çılgınlığı sığdıran Madonna, yeni masal kitabıyla gündemde. Bu da akla şu soruyu getiriyor: "Edepsiz kadın şarkıcılar aynı zamanda iyi birer anne olabilir mi?"

Ömer Özgüner-Popüler Kültür

Annem şarkıcı olmak istiyordu. Sesi de fena değildi doğrusu. Önce gizliden gizliye başlayan tutkusu, zamanla yerini aleni itiraflara bıraktı. "Sahneye çıkacağım." Taşrada yaşayan üç çocuk annesi biri için ciddi bir itiraftı. Askeri bir gazinoda büyüdüğümüz için de hafta sonu eğlencelerine pek aşinaydık. Evet. Kötü son geliyor. Annem itirafla yetinmeyip, o eğlencelerde orkestranın önünde şarkı söylemeye başladı. 'Sahne'ye çıkmıştı nihayet. Ondan sonrası bizim için tam bir kabusa dönüştü.

Babam ısrarlı ve sinirliydi. "Çocuklarım, şarkıcı bir anneyle mutlu büyüyemez." Kavga dövüş. Neyse, orta bir yol bulundu. Annem küçük şehrin kadınlar korosunda söylemeye devam etti. Böylece hem çok öne çıkmamış, hem de içindeki şarkıcıyı yaşatmış oldu.

Sevişen ve emziren Madonna
Bir zamanlar öyle bir şey vardı: Şarkıcı-kötü ikilemi. Sadece bizde de değil üstelik. Dünyada da. Onlar, bir de bunu bilerek isteyerek yapıyorlardı. Mesela Madonna. Kiliseyi ayağa kaldıran ama gayet normalmiş gibi, İsa'yla sevişen Madonna. Gay, lezbiyen ilişkileri dehşetli erotik bir müzik eşliğinde yöneten ve elbette başrolde oynayan Madonna. Sado-mazo Madonna. Britney'i dudağından milyarların önünde öperek barışan Madonna. Pop ikonu Madonna. Nasıl desem? Moda deyimiyle, 'edepsiz' Madonna. Buraya kadar aslında her şey normal. Ama sonra insanı allak bullak eden biri çıkıyor ortaya: Anne Madonna.

O ana kadar Madonna'ya yüklediğimiz bütün imgeler yerle bir oluyor işte. Az önce en çılgın klibini bitirdi, şimdi çocuklarını emziriyor. Bu iki sahneyi arka arkaya iki karede görmek insanı yoruyor. Şaşırtıyor. Şüpheye düşürüyor. Hele o artık kırkbeşine merdiven dayamış Madonna, 'iyi çocuk nasıl yetiştirilir' kitabı yazınca. Çocuklara masallar anlatınca. Hele, o kitap Türkçe'ye çevrilince. Hele, Türkçe'ye çevrilen o kitap İletişim gibi, kılı kırk yararak yayınlayan, bir yayınevince çıkarılınca şüphe tartışmaya dönüşüyor. Soru şu: Madonna gerçekten hepsi midir, yoksa söylendiği gibi hayran kitlesine bir de çocukları ve onların edepli ebeveynlerini katmak için son numarasını mı çekmektedir?

Eskiden seksiydi, şimdi anne
The English Roses, piyasaya çıktığı hafta İngiltere'de 10 binden fazla satarak, son kahraman Harry Potter'ın ardından ikinci sırada yer aldı. 100 ülkede aynı anda yayınlanan Madonna'nın çocuklara masalları 30 dile çevrildi. Türkiye'de de beş bin bastı. Sevin Okyay çevirisi ve İngiliz Gülleri adıyla. Önemli bir kısmı satıldı. Malum zaman, tüketim zamanı. Evdeki her ferde uygun bir model yaratılıyor. Hatta modelin kendisi her türe uygun hale getiriliyor. Azizeden anneye, anneden ulaşılmaz çılgına. Hepsi bir bedende.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Hülya Avşar önceden seksi yıldızdı. Son yıllarda artık iyi bir anne hepimiz için. Zehra için yapılan partiler, eğlenceler, Hülya Avşar'ın seksiliğinin önüne geçti çoktandır. Kocaman kızıyla seksi bir yıldız olamayacağına göre...Eşlerimizin hayalini süslemekten uzak. İyi bir anne... Böylesi herkes için daha iyi değil mi?

Bu kitabı yayınlamak hata mı?
Madonna, hem de kitabının tanıtımında çocuklarına kliplerini izlettirmediğini söylemiş. Onların, annelerinin neler yaptığını anlayacak yaşa gelmelerini bekleyecekmiş, klipleri göstermek için. İletişim Yayınları böyle bir kitabı yayınlayarak, okuyucusuna karşı hata mı yaptı tartışması sürüyor. Kişisel fikrimi söyleyim: iyi yapmışlar. Şahsen Ömer Seyfettin'in Kankardeşim öyküleriyle büyüdüğüm için, biraz da bu yüzden 'ezik' kaldığımı söylemem mümkün. Küçükken okuduğum öykülerden, ben çıktığıma göre, Madonna'nın masallarından nasıl çocuklar yetişeceğini büyük bir merakla bekleyeceğim. Bize gelince. Annem korodan öteye geçemedi. Ve ne yazık ki duymaya ömrü vefa etmedi ama ama babam bile ne zamandır şarkıcı çocuklarının aslında mutsuz büyümediklerini düşünüyor.
Öyleyse?..

Yahudilikten esinlendi
Madonna'nın öykülerini yazarken, 'Yahudilik' içerisinde mistikbatıni bir düşünce akımı olan 'Kabala'dan esinlendiği söyleniyor. Kısaca 'Yahudi mistisizmi' olarak tanımlanan Kabala, Tanrı'ya dolaysız ve aracısız olarak yaklaşmanın yolları üzerinde duran bir öğreti. Madonna üzerindeki Kabala etkisi, şarkıcı kocası Guy Ritchie'nin bu dinsel düşünce akımına fazlasıyla gönül vermiş olmasıyla açıklanıyor. Öte yandan Madonna'nın kitabındaki öykünün kendi hayatından izler taşıdığı da tespit edildi. Öykü kahramanı küçük kız gibi Madonna da annesini beş yaşında iken kaybetmiş.

Bilmeden yazıyor
Yazdığı çocuk kitabının satışa çıkması nedeniyle düzenlenen toplantıda, Madonna'nın 20. yüzyılın en başarılı çocuk kitabı yazarlarından Enid Blyton'u tanımadığı anlaşıldı. Bir gazetecinin; "Yeni Enid Blyton olarak değerlendiriliyorsunuz. Bu, nasıl bir duygu?" sorusuna Madonna. "O da kim?" diye karşılık verdi. Blyton'ın dünya çocuk edebiyatına geçmiş kitaplarının hiçbirini okumadığını söyleyen 'şarkıcı-yazar' favori kitaplarının Winnie the Pooh (A.A. Milne) ve The Chronicles of Narnia (C.S. Lewis) olduğunu belirtti.
(Ömer Özgüner-Popüler Kültür)
523
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.