Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Dönerin Japonya çıkarması

Dönerin Japonya çıkarması

Son aylarda, Japonya'nın başkenti Tokyo'nun göbeğinde döner kamyonetleri ve bu kamyonetlerdeki esmer, yağız, kara kaşlı, kara gözlü Türk dönercileri dikkat çekiyor. Hepsi de Güneydoğu aksanıyla Japonca bağırıp döner satışını artırmaya çalışıyor.

Japonya'nın başkenti Tokyo'nun Kabukiço denen bölgesinde, kırmızı renkli bir kamyonet, hemen dikkati çekiyor. Kamyonetin renginin cart kırmızı olması başlı başına dikkat çekici bir unsur. Ama en çok da kamyonetin büfeye dönüştürülmüş kısmında, şişe geçirilmiş tavuk ve et dönerlerinin başında, ellerinde döner bıçağı, "İraşayimaze dozo, oişi kebap! (Buyurun, hoş geldiniz, lezzetli kebap!)" diye bağıran esmer tenli, kara kaşlı tipik Türkler şaşırtıyor.

Doğrusu, Türk kültüründe bir klasik haline gelmiş dönerle, Türkiye'den uçakla bile 13 saat uzaklıkta olan Asya'nın kalbi Japonya'nın göbeğinde, Tokyo gibi her şeyiyle kendine özgü bir metropolde ve üstelik de bu metropolün 24 saat boyunca canlı bir hayatın sürdüğü en marjinal bölgesinde karşılaşmayı ummuyorduk. Zaten dönerin Japonya macerası da henüz yeni.

Bu serüvenin arkasındaki isim ise ön görülü bir Japon girişimci filan değil; öz be öz Türk, genç bir adam. Adı Sena Çelik. Eski bir gazeteci. 1995'in aralık ayından beri Japonya'da. Onu Japonya'ya kadar getiren nedenler politik. Çünkü Sena Çelik'in gazeteciliği Özgür Gündem'de gerçekleşmiş bir gazetecilik. Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde gazetesi bombalanınca, Sena Çelik de çareyi ülkeyi terk etmekte bulan onlarca muhalif aydının arasına karışmış.

Önceleri sığınmak için Hollanda'yı düşünmüş ama vize sorun olunca Türkiye'ye vize uygulamayan Japonya'da karar kılmış ansızın. Ve soğuk bir aralık günü geldiği Tokyo'da, yedi yılı geride bırakmış. Tam yedi yıldır Türkiye'yi, yani ülkesini, ailesini, arkadaşlarını göremiyor. Önceleri İsrailli işçilerle birlikte garsonluk, temizlikçilik ve benzeri işlerde çalışmış.

Kısa bir süre de Tokyo Journal'de foto muhabirliği yapmış. Geçen aylarda ise "Neden olmasın?" diyerek döner işine el atmış. Şimdilik üç kamyonet almış Sena Çelik. Bir de büfe kiralamış. 17 bin dolar sermaye ile başlamış işe, şimdiki sermayesi 90 bin dolar. Yani o, bir patron konumunda artık. Firmasının adı ise 'Kebapland'!..

Hepsi de Türkiye'nin güneydoğusundan gelen işçileri ise bu kırmızı renkli kamyonetlerde, sushi düşkünü çekik gözlü Japonlara ve Tokyo'nun büyüsüne kapılmış turistlere, Tokyo'nun, İstanbul'un Beyoğlusu ile Lalelisi'ni andıran ama doğrusu bu iki yerden de daha marjinal ve daha ürkütücü olan Kabukiço adlı bölgesinde, akşam saatlerinden başlayıp günün ilk ışıklarına kadar döner kesiyor. Bu işçilerin de şöyle bir özelliği var: Biri Türk, biri Kürt milliyetçisi, diğeri hafif yollu İslamcı, öbürü kendi halinde bir Diyarbakırlı, biri Sünni, öbürü Alevi.
"Türkiye hasretini, burada, kendi içimizde bir Türkiye mozaiği oluşturarak gidermeye çalışıyoruz belki de. Her birimizde Türkiye'den bir parça var. Bu, biraz tesadüf oldu; ama doğrusu, ben bu durumdan hayli memnunum kendi adıma" diyor gülümseyerek.

Peki, mutfak kültürleri bizimkiyle pek de örtüşmeyen, ot, sebze, çiğ balık ve ağır sos düşkünü Japonlar dönere ilgi gösteriyor mu acaba?..

"Önceleri hayli yadırgadılar tabii. Alışık oldukları bir tat ve yemek değildi döner. Ama biz küçük hileler yapıyoruz onların damak zevkine uydurmak için. Mesela onların çok sevdiği soya sosunu, sarmısağı katıyoruz içine. Döneri kırmızı şarap ve yoğurtla karıştırıyoruz. Son zamanlarda benimsediler artık. İlgisiz olmadıklarını söyleyebilirim, aksine büyük ilgi gösteriyorlar" diyor Sena Çelik.

Biz de döner arabasının önünde sandviçini bekleyen birkaç Japon'a düşüncelerini sorduk. Sevimli bir Japon genç kız, yarım yamalak İngilizcesiyle, "Turkish kebap is very beatiful (Türk kebabı çok güzel)" dedi. Bir Japon delikanlı ise döneri 'ilginç bir tadı olan değişik bir yemek' olarak tanımladı.
Japonların 'değişik' ve 'farklı' olarak tanımladığı dönerin, Türkiye'den millerce uzaklıktaki bu Uzakdoğu ülkesinde, 'politik sığınmacı' bir gazeteciyle başlayan macerası nasıl sonuçlanacak bilinmez ama yine de Japonların ilgisi, bu sorunun yanıtına ilişkin bir ipucu gibi görünüyor.

Önümüzdeki günlerde, dönere Tokyo'dan başka Japon şehirlerinde de rastlarsanız şaşırmayın!..
(Tempo)
728
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.