Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Beyaz Saray'ı etkileyen kitaplar

Beyaz Saray'ı etkileyen kitaplar

Başkan Bush yönetiminin dünyaya bakışını belirleyen kitapların yazarları, şu an Washington yönetimine tam anlamıyla hakim olan "yeni - muhafazakâr" ideolojinin savunucuları.

1940'lı yılların liberal antikomünistleri olan yeni - muhafazakârlar, ilk kez Reagan döneminde Cumhuriyetçi partinin zayıf entelektüel yapısından yararlanarak muhafazakar platformda etkinlik sahibi oldular. Sol elitist kökenli, iktidarı hasretle kucaklayan, kıyaslamalı düşünceden nefret eden, ahlâkı öne çıkararak dünyayı iyiler ve kötüler arasında ikiye ayıran, dışa karşı son derece karanlık, acımasız ve gerçekçi, kendilerine karşı son derece iyimser, birbirini iyi tanıyan kapalı bir grup arasında siyaset analizi, siyaset geliştirme, tarihi yorum, dostlar arasında fikir değiş tokuşu, birbirini pohpohlama ve bazen birbiri adına saptırmaya kalkışmaya varan bir sistem yeni - muhafazakâr ideoloji.

Bush'a göre "entelektüel"
Piyasaya çıkan yeni - muhafazakâr kitapların hepsinde afaki, zeki geçinen, ders veren ve reçeteler yazan elitist stili bulmak mümkün. Eşi Laura'nın kütüphanecilik mesleği dışında kitaplarla pek ilgisi olmayan ve "çoğu kez ilgisiz bu sebeple bilgisiz" biri olarak tanınan Bush'un kendine göre "entelektüel" bulduğu yeni - muhafazakâr kadroyu etrafına toplama sebebi bu zayıflığını dengeleme çabası. Başkan Bush'un dünyaya bakışını belirleyen kitapların başında, Savunma Bakan Yardımcısı Paul D. Wolfowitz'in dekanlık yaptığı John Hopkins Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi öğretim üyesi Eliot Cohen'in yazdığı "Supreme Command" var.

Savaş ne askerde ne de liderde
Clemenceau'nun "Savaş generallere bırakılamayacak derecede önemli bir olaydır," şeklindeki ifadesini kitabının tezi haline getiren Cohen, etrafındakileri yöneten kuvvetli bir liderin önemini vurguluyor kitapta ve bu tezi en iyi anlayan Başkan'ın Bush olduğunu iddia ediyor. Ancak Savunma Bakanı Donald H. Rumsfeld, Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz başta olmak üzere yönetimi elinde tutan kuvvetli yeni - muhafazakârlar, savaşı ne askere ne de lidere bırakma yanlısı değil. Cohen, Başkan'ın babasının Körfez Savaşı'nda askerin sözünü dinleyip savaşı erken sona erdirdiğini ve bu sebeple Saddam Hüseyin'in iktidarda kaldığını belirtirken, Amerikan ordusunun naif bir güdüyle jeopolitikaya takıldığı görüşünde. Cohen'e göre, Saddam Hüseyin'in Amerika tarafından iktidardan düşürülmesi durumunda Arap dünyasının ayağa kalkacağını düşünenler yanılıyor. Cohen bu görüşteki ordunun sivillerce yönetilmesinin kaçınılmazlığını kaydederken, Rumsfeld'in asker üzerindeki sivil kontrol uygulamasını başarılı bir uygulama olarak nitelendiriyor. Rumsfeld'i Churchill'e benzetiyor. Nitekim, Rumsfeld'in en beğendiği iki kitaptan biri, William Manchester'ın Winston Churchill biyografisi, "Son Aslan" (The Last Lion) ve Roberta Wohlstetter'ın istihbaratın işlemeyişi hakkındaki "Pearl Harbor: Uyarı ve Karar" (Warning and Decision).

Cheney'nin etkilendikleri
Başkan Yardımcısı Dick Cheney de özellikle 11 Eylül sonrasında, Weekly Standard'ın yayıncısı William Kristol gibi yeni - muhafazakâr düşünce temsilcilerinden etkilendi. Kristol'un, Lawrence Kaplan ile birlikte yazdığı son kitabın adı: "Irak Savaşı, Saddam'ın Diktası ve Amerika'nın Misyonu" (The War over Iraq , Saddam's Tyranny and America's Mission). Kitapta Amerikan yönetiminin "Irak'ı özgürleştirme" yolundaki kararlığı ve yönetimin "Amerika'nın uluslararası platformdaki yerini canlı bir yaklaşımla belirlemek yönündeki girişimleri" alkışlanarak, Başkan Bush ile Ronald Reagan, Harry S. Truman'a benzetilmek suretiyle pohpohlanıyor.

Yanlış Nerede başladı?
Cheney, son olarak National Review adlı muhafazakâr derginin yazarlarından, savaş tarihi uzmanı Victor Davis Hanson'ın "Savaşta bir Sonbahar" (An Autumn of War) kitabını okuduğunu açıkladı . Hanson kitabında, "Savaş son derece kötü bir şeydir ancak uygarlığın temel bir parçasıdır, hep haksız ve ahlâk dışı olması şart değildir, iyi amaçlar için savaşıldığında kötünün yok edilmesi ve masumun kurtarılmasına yol açar," şeklindeki klasik Yunan görüşü savundu. Cheney'nin Ortadoğu bakış açısından Princeton profesörü Bernard Lewis sorumlu. Lewis'in "Yanlış Nerede başladı? Batının etkisi ve Ortadoğu'nun Cevabı" (What went wrong? (Western İmpact and Middle Eastern Response) adlı kitabında Osmanlı imparatorluğunun yüzyıllar boyunca Ortadoğu'yu nasıl yönettiği ve neden yenildiği Amerika'ya örnek olması açısından inceleniyor. Lewis, Arapların her zaman güçlünün yanında yer aldığı iddiasında.

Straussçular
Yönetimle diyaloğu olan yazarlardan bir başkası Robert Kagan. Yazarın son kitabı büyük sükse yaptı: "Cennet ve İktidar" (Of Paradise and Power). Kitap transatlantik farkı incelediği kadar Amerikan üniterizminin bir savunması. Kagan, Kristol ile birlikte "Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi" grubunun kurucularından biri. Bu grup, "Amerikan değerlerine ve çıkarlarına karşı duran rejimlere karşı askeri kasları kuvvetlendirmekten yana. 1997 yılında kurulan grubun açılış bildirgesini imzalayanlar arasında Cheney, Rumsfeld, Wolfowitz, Lewis Libby ve Cohen, Kagan'ın babası Yale profesörü Donald Kagan ve "Tarihin sonu ve Son Adam" (The End of History and the Last Man) adlı kitaplarıyla tanınan teorist Francis Fukuyama var. Grubu destekleyenler arasında eski eğitim bakanı William Bennett, Yargıtay yargıcı Clarence Thomas, muhafazakâr başkanlık adayı Alan Keyes de bulunuyor. Bunlar Chicago üniversitesi felsefecilerinden Leo Strauss'un takipçileri olarak biliniyorlar. "Straussçular" olarak tanınıyorlar. Strauss'un pek çok fikri, Fukuyama ve Wolfowitz'in kılavuzu olarak bilinen ve "Amerikan Düşüncesinde Kapanış" (The Closing of the American Mind) adlı kitabın yazarı Allan Bloom tarafından yayıldı. Bloom'un Amerikan siyasetindeki bu etkisi, Saul Bellow'un 2000 yılında yayınladığı "Ravelstein" adlı romanın ilham kaynağı.
(Milliyet)
369
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.