Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

"Artık dibine kadar yaşamak istiyorum"

"Artık dibine kadar yaşamak istiyorum"

Yaz aylarında geçirdiği kazadan sonra hayata bakışı değişen Bengü artık eskisinden daha iddialı. Kendi müzik şirketi kurup patron olan şarkıcı "Nükleer şarkıcılık dömenim başlıyor" diyor

bengü

2000'de "Hoş Geldin" albümüyle çıkış yaptı İzmirli güzel kız. Aradan 12 yıl geçti ama o kız hiç büyümedi. Bengüailenin şirin güzel kızıydı hep... Ta ki yeni single'ı "Anlatacaklarım Var"a kadar. Yazın geçirdiği, korumasını kaybettiği trafik kazasından sonra hayata bakışının değiştiğini söyleyen Bengü "Şimdiye kadar yapamadığım ne varsa yapacağım" diyor. Müzik şirketiBNG'yi kuran "patron Bengü"yle kaza sonrasını ve değişen Bengü'yü konuştuk.

Her albümünüzde "Bengü bu yıl patlayacak, en seksi o olacak" diye bakılıyor ama hep saklıyorsunuz kendinizi, niye?
Bilerek kendimi hiç saklamadım. Bu, işimi nasıl yaptığımla ve yaratılışımla alakalı... Kendini ortalara atan biri olmadım. "En seksi ben olayım, en iyi şarkıyı ben yapayım" demedim. Çok uçlarda bir tip değilim.
Evet, bu mesleğe göre biraz mülayimsiniz...
Öyleyim ama mutluyum. Büyük cümleler kurmayı sevmem, böyle daha huzurluyum ama böyle düşünmelerine üzüldüm.

'MODERN GELENEKSELİM DİYELİM'

Niye sizden beklenen patlamayı gerçekleştirmediniz şimdiye kadar?
Patlamak nasıl bir şey, ne demek? Çok konuşulmak mı, çok ortalarda görünmek mi? Kime göre, neye göre patlamak? Ben çok iyi gittiğimi düşünüyorum. Yaptığım işlerin çok farklı insanlara ulaştığını, çok konser verdiğimi... Baktığımda patlamış buluyorum kendimi.
Çok konser veriyorsunuz, ilk albümde 300 konser vermişsiniz...
Göstere göstere yapmak lazım belki ama zaten bilen biliyor. Ailem de öyle büyüttü beni, aldığım eğitim de öyle. İzmir'de Amerikan Koleji'nde okudum. Orada biz, başka türlü bir duruş öğrendik. Mesleğimle duruşumu yoğurmaya çalışıyorum.

Aileniz ne olmanızı isterdi?
Babam sağlık sektöründe olduğu için doktor ya da denizcilik işletmesi okumamı isterdi. "Şarkıcı olacağım" diye tutturdum. Tüm arkadaşlarım belli bir yere gelmişler; iş kadını, iş adamı olmuşlar. Bense şarkıcı... Uç bir şey yapmışım, mesleğime göre sakin duruyorum.
Potansiyelinizi sakladığınıza yanmıyormusunuz hiç?
Yok, o zaman sahte durur, zorlama olur. Peşimden kameralar koşsun, her gittiğim yerde skandallar yaratayım istemiyorum. O zaman uyuyamam.
Muhafazakârsınız...
Konservatif tarafım var. Hoşuma da gidiyor. Attığım her adımı aileme sorarım. Modern gelenekselim diyelim. Şarkı sözleri de bana uymalı. Çok zıpır bir şarkı söyleyemem, ayakları yere basmalı.

'KAFAMI VURDUĞUMDA ÖLÜYORUM GALİBA DİYE DÜŞÜNDÜM'

Korumanızı kaybettiğiniz büyük bir kaza geçirdiniz. Böyle büyük travmalardan sonra bambaşka hayata uyanır insan. Bu kaza sizde neyi kırdı?
Cesur bir karar alıp kendi başıma yaptım albümümü. BNG müzik markasını yarattım. Erteleye erteleye çok şey kaçıyor. Artık hayatla ilgili hiçbir şey kaçırmak istemiyorum. Dibine kadar yaşamak istiyorum her şeyi. Görmediğim neresi varsa görmek, okumadığım ne varsa okumak, çözemediğim tüm problemleri çözmek istiyorum. İşten de çok daya fazla haz alıyorum. Sahnede bir sürü yenilik yapmak istiyorum. Acılar insanlara çok büyük U dönüşler yaptırıyormuş. Genciz, daha ölmeme çok var diye yaşıyoruz ya, kafamı vurduğumda ölüyorum galiba diye düşündüm. Şimdi 1 saniyede 10 nefes birden almak istiyorum.

Büyük patlamaya az kaldı yani. Nükleer şarkıcılık dönemi başlıyor diyebilir miyiz sizin için?
Nükleer şarkıcılık dönemi başlıyor, evet.

Ama görüntünüzle, sahnenizle, şarkılarınızla bu bir paket işi... Hazır mısınız?
Sonuçta yediğime, içtiğime, yattığıma, kalktığıma dikkat ediyorum. Biz sporcu gibi yaşamak zorundayız. 15 kilo alsam hiç hoş olmaz. Çok istediğim şey var ama yemiyorum. Gelip yatmak istiyorum ama spora gitmek zorundayım. İşin görsel tarafı bir gerçek.

‘JLO'YU ROBOT SANDIM'

Yurtdışında da sanatçılar böyle yaşıyor. Jennifer Lopez sahnede saatlerce dans ediyor, o performansı bir sporcu gibi spor yaparak gösterebilir ancak.
Karın kaslarını görmediniz mi? Hiç kolay değil. Jennifer mest etti beni, "Bu kadın bir robot" dedim içimden. İnanılmazdı, sıfır hata... Dans ve görsellik çok önemli... Bu sektörde en ufak bir yanlışa af yok. Benim kötü alışkanlıklarım olsa, her gece bir barda yere serilmiş bir şekilde görünsem 6 ay sonra biterim.
Müzik piyasası zor durumda. Prodüktörler para kazanmıyor diye yatırım yapmıyorlar. Zira herkes internetten dinliyor müziği... Nasıl dönecek bu piyasa?
Müzik sektörü bu sorunu çözmek üzere... Dijital ortamda iyi gidiyoruz, bir sistem kuruluyor. İnsanlar albüm almıyorlar ama bu şarkıları legal olarak indirdikleri mecralar var. Çark dönmeye başladı. Her tıklanışında para yazıyor artık. Sonuçta bu alın teri. "Anlatacaklarım Var" single, 10 binler satmayacak ama sadık dinleyicilerim var.

SEVMEDİKLERİMİ HAYATIMDAN TEK TEK ELİYORUM'

Doyamadığın nedir?
Kazadan sonra kaza geçirdiğim yere gittim, çarptığımız bariyeri gördüm. Acılarla yüzleştim ve işime sarıldım. Şimdi yaşamaya doyamıyorum. Sevmediklerimi hayatımdan çıkarıyorum, istemediğim hiçbir lafı dinlemiyorum.
Kimleri çıkardınız hayatınızdan?
Elediğim çok kişi var. Baş tacı etmişim insanları, sonra bir bakmışım başka bir şeye dönüşmüşler, şimdi tek tek eliyorum onları.
Kazadan sonra arkadaş edindiniz mi?
Hayır ama çok önemli dostlarım olduğunu anladım. Koştura koştura pijamalarla hastaneye koşan çok arkadaşım var.

‘HANDE VE DEMET DOSTUM, MURAT BOZ CANIM CİĞERİM'

Hastaneye sizi ziyarete gelen Demet Akalın ve Hande Yener de o dostlar arasında mı?
Ufak tefek sürtüşmeler olmuştu ama karşılaştığımızda sarılıp sohbet ediyorduk çünkü aynı yollardan geçiyoruz hepimiz. Ama şunu gördüm, onlar beni çok seviyormuş, ben de onları. Zorla yaptıramazsınız bunu. Sanat camiasından hiç tanımadığım, hiç görmediğim birçok isim geldi, elimi tuttular, saçımı okşadılar, ağladılar. Herkes bende kendinden bir şey buldu, "Bizim de başımıza gelebilirdi" dediler. Hande, Demet koştura koştura geldi. Murat Boz ve Eliz canım ciğerim, haklarını ödeyemem. Gülşen gece geldi, Muazzez Ersoy'u hiç tanımıyordum, Burcu Güneş, Zeynep, Deniz Seki... Sonra da hep aradılar, orada da kalmadı, Allah razı olsun.

‘ARTIK PSİKOLOĞA GİDİYORUM'

Kazadan sonra "Hayran bir Bengü var" demişsiniz; kime hayransınız?
Çok şey atlattım, içerdeki kadına hayranım.
Eski Bengü'ye mi yenisine mi?
Kaza benim için milat gibi... O yüzden de daha aklı başında bir tarafım var. Bir koşturma içindeydim hep, "Bırak kendine bak, en kıymetli sensin" dedim. Kendime hayranım ama narsist bir kadın da değilim. "Ne kadar güzel bir kadınım" diye uyanmıyorum sabahları.
"Kazadan sonra seçiciyim" diyorsunuz ama bir taraftan da "Fanusu kırdım" diyorsunuz. Bu felsefeyle neyi haykırıyorsunuz?
Kendimi daha çok önemsiyorum. Eskiden "yanlış anlaşılır" diye psikologa gitmezdim, artık gidiyorum. Şimdi en çok kendimi kırmaktan çekiniyorum, galiba bu olay bu. Bunları haykırıyorum.

'Ümit'in ailesiyle görüştüm'

Kazada kaybettiğiniz korumanız Ümit'in ailesi cenazede size tepkiliydi. Sonra görüştünüz mü onlarla?
Görüştüm elbette. Çok büyük bir acı yaşadılar, bir şekilde o tepki verilecekti. Çok çok iyi insanlar. Ümit çok önemli bir adamdı, çok özlüyorum onu. Gözüm hep Ümit'i arıyor. Beni de çok severdi.

'Seksiyim demekten utanıyorum'

Müzik şirketi kurdunuz. Patron bir Bengü var karşımızda?
Yok yahu o kadar abartamaya gerek yok. Aslında Samsun Demir'le işbirliğimiz var. Markamı kurmak, kendime yatırım yapmak istedim. Ahkam kesip patron oldum demek tarzım değil. Öyle yazılıyor ama içten içe hoşuma da gitmiyor değil. "Vay be" diyorum "patronum ben".

Fazla mütevazı buldun değil mi? Psikologumu aramam lazım. Böyle değildim ben. (Gülüyor...)
Artık "Yeşil bikiniyle elma bahçelerine girdim, seksi durmadım. Şimdi seksiyim" de diyorsunuz...
"Daha seksiyim" demek hoşuma gitmiyor aslında. Ama bir yerden sonra söylettiriyorlar. Bu övünülecek bir şey değil. Utanıyorum da bunu söylerken.
Şimdiye kadar kusur elmada mıydı sizde mi?
Nihat'ın bakış açısıyla çok zorlamadan, yırtınmadan iddialıyım. Seksi demeyelim de iddialı diyelim. Başka bir duruş ve bakış o. Nihat sayesinde oldu. Kapalı, sadece ayaklarımın göründüğü beyaz bir elbiseyle klip çektim, ayak fetişistleri "Ne kadar seksisin" dedi.

'Belki yazın belki eylülde evlenebilirim'

Uzun zamandır iş adamı Akın Altan bir birlikteliğiniz var. Yaş da kemale eriyor; evlilik, çocuk...
5 senedir birlikteyiz, çok iyi anlaşıyoruz. Uzatmayız hiçbir şeyi, en iyi dostum, sırdaşımdır. Bunu yakalamak önemli... İnşallah bir 50 sene daha sürer.
Peki imza?
Bir gün aile kurmak ve anne olmak istiyorum. Tren kaçmadan anne olmam lazım. Belki yazın belki eylülde belki öbür sene evleniriz.

‘Louboutin'leri kokluyorum, ayakkabı tasarlamak istiyorum'

Marka yüzü olmaya çok uygunsunuz?
Çok teklif aldım ama "İşte bu" dediğimiz bir şey olmadı. Ama çok isterim...
Ajda gibi bir marka koleksiyon hazırlama projeniz var mı?
Aslında bir ayakkabı markası için küçük bir koleksiyon hazırlamak isterim. Çünkü "Ayakkabı dolabını soymak istiyorum" diye mesajlar alıyorum.
Kaç çift ayakkabınız var?
Ayıp olur, söylemeyeyim çok var. Çok seviyorum ayakkabıları, zaman zaman Louboutin'leri kokluyorum. Bütün paramı da ayakkabıya yatırıyorum sanmayın, ucuzunu da pahalısını da alıyorum.
Ayakkabınız çok, ya gardırobunuz?
O da güzel. İçerikli bir gardırobum var. Tişört ve kot pantolon çok. Çanta düşkünlüğüm yok. Kolay olduğundan en çok siyah giyerim.
Cildiniz çok iyi görünüyor, bakım sırlarınız nedir?
Makyaj yapmayı sevmiyorum, belki rimel sürerim. Cildimi yıkamadan uyumam. Aileden geliyor biraz, annemin teni de gençtir, ablam da öyle.
Bir ara iki kadından biri sizin saç modelinizi kestiriyordu...
Onu yaratmıştık, evet. Yıldırım Özdemir kesti o saçı. Pat diye makası vurdu, arkası kısa önleri uzun. "Bengü'nün saçından istiyorum" diyen çok oldu sonra.

588
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.