Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Aganigi naganigiiiiii

Aganigi naganigiiiiii

Fındık reklamlarında izlediğimiz Özkan Uğur, ayrıyetten 'Cennet Mahallesi'nde oynuyor. Ayrıyetten, 'Kısık Ateşte 15 Dakika' isimli sinema filminde rol alıyor.

Hızır Tüzel / Radikal

Bu fındık reklamları Özkan Uğur'a çok iyi geliyor bence. 'Aganigi naganigi' sanki sihirli bir sözcük gibi kısmetini açıyor onun. Fındık reklamında saç baş darmadağın, mağara adamı şeklinde izlediğimiz MFÖ'nün Ö'sü, beri yandan 'Cennet Mahal-lesi' isimli dizide oynuyor.

Ayrıyetten, 'Kısık Ateşte 15 Dakika' isimli filmde rol alıyor. Ayrıyetten de, yakında piyasaya çıkacak olan yeni MFÖ albümünün hazırlığında. Özkan, bu kadar işi bir arada yürütmeyi belki de, fındıktan aldığı enerjiye borçlu. Kendisini Cennet Mahallesi'nin setinde gördüğümde şaşırmadım desem yalan olur. Oradan oraya koşuşturuyor, en küçük bir set arasında kemanlar ve darbukalar eşliğinde doğaçlama gazeller okuyor filan. Yerinde duramıyor yani.

Hani bazı insanlar vardır doğuştan oyuncudur, doğuştan müzisyendir. Özkan'da ikisi bir arada olmuş. Hem çok iyi bir müzisyen hem çok iyi bir oyuncu. Adam komple sanatçı. Bir de ışıltısı var ki, insanları pırıl pırıl aydınlatıyor. Kusura bakmayın ama severim kendisini.

  • Özkan bey, bu enerjiyi nereden buluyorsunuz?
    Kendimizden geliyor herhalde, içimizden yani. İç enerjisi kendiliğinden geliyor. Maşallah diyelim. 2005 benim için çok farklı bir yıl oldu inşallah 2006 da böyle geçer. Ama her şeyden önemlisi sağlığımız. Sağlığımız iyi olduğu müddetçe çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kısmetse tabii.

  • Vitamin takviyesi filan yapıyor musunuz ayıptır sorması?
    Abi ben spor yapıyordum, şu anda spor yapamıyorum. Yapamadığım için iç huzurum enerjisiz. Ama çalışarak yapıyoruz sporu. Burada (Dizi seti) çalışıyoruz devamlı. Akşam erken yatıyorum ve sabah erken kalkıyorum mecburen. Eskiden geç yatıyorduk ve geç kalkıyorduk ama şimdi çalışma olduğu için böyle. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur babacım. Öyle değil mi?

  • Tabii, bu arada yeni albümünüzü ne zaman dinleyeceğiz.
    Bir aya kadar çıkıyor. Hepsi yeni şarkılar. 10 sene aradan sonra yaptık bu albümü. 'Mazaretim Var Asabiyim'den bu yana 10 sene geçmiş. 10 senedir grup bir şey yapmıyor ama bu 10 sene arasında da en çok konser verdiğimiz zamandır. Yani konserlerimizin bu kadar dolu olduğu bir zaman hatırlamıyorum. O da herhalde müziğin kirlenmesinden, dumura uğramasından dolayı millet bizim konserlerimize geldi.

    Şarkılar gene MFÖ'nün şarkıları. Benim üç tane şarkım var. Fuat'ın var, Mazhar'ın dört tane şarkısı var. Gene MFÖ tarzı bildiğiniz gibi olacak.

  • Bir de dizide bir şarkı söylediniz, muhteşemdi.
    Onun hikâyesi de Baba Zula diye bir grup var, onlar benden rica etti, bir parçaları varmış müziği hazır. Fakat söylenmesi gerekiyor ve doğaçlama yapılması gerekiyor. Ben de gittim kayıt için 'bir kerede söyleyemeyeceğim' dedim ve bir kerede kaydettik.
    Sonradan araya zaman girdi. Ve 'niye ben bunu kendi dizimde bir meyhanede söylemeyeyim?' diye düşündüm. Yetkili mercilere fikrimi ilettim ve çocuklardan da iznini aldım. Güzel oldu galiba. Beğendi millet.

  • Son yıllarda sinema filmlerinde ve dizilerde rol aldınız, en çok hangisi etkilemiştir sizi?
    Şimdi, 'Eşkıya', 'Yeter Anne', 'İkinci Bahar', 'Komser Şekspir', 'Alacakaranlık', 'İstanbul Şahidimdir', hepsi güzel oldu. Keza G.O.R.A öyle. Benim ilk filmim aslında 'Arkadaşım Şeytan'dır. Mazhar'la oynamıştık. Ama kısa bir roldü o. Esas tek başıma performans yaptığım film 'Eşkıya' oldu. Orada da, Yavuz Turgul keşfetti beni. Yavuz Turgul benim o, 'Mazeretim Var Asabiyim Ben'in klibindeki yüzümdeki mimiklerden etkilenmiş herhalde. Ondan dolayı oynattı. Sonra da yürü ya kulum oldu. Kader işte.

  • Siz küçükken de, oyuncu olmak istermişsiniz.
    Evet ben oyuncu olmak isterdim. Anneme babama zamanında çok yalvarmıştım beni konservatuvara yazdırın diye ama iyi ki de yazdırma-mışlar. MFÖ olmazdı bu sefer de. MFÖ'süz bir hayat da düşünemiyorum, bunu her zaman söylerim. Müzik benim en önde düşündüğüm bir hadisedir.
    Hani oyunculuk mu ön plana geçti, müzik mi? İkisi de beraber yürüyor şimdi ama... Benim kendimi en iyi ifade edebildiğim kısım müziktir. Ama oynamaktan da keyif alıyorum. Yalnızca o karakteri benim içime sindirmem lazım. O karakterin içine giriyorsam, zaten olayı da ka-bul ediyorum. Ama giremiyorsam kabul etmiyorum. Ev senaryo dolu. Bazı şeylere hayır demek lazım. Her şeyi kabul etmemek lazım.

  • Bir de siz yarışma programları sunmuştunuz bir aralar.
    Valla şu anda sunmuyorum. Pek de düşünmüyorum doğrusunu söylemek gerekirse. Memnundum aslında, gayet güzel altın yarışmasıydı fakat kriz dönemine denk düştü. Herkes krize girdi, girince de bozuldu her şey. Yarışma programı güzeldi ve çok da zamanımı alan bir hadiseydi. Her gün oradasın. Sonra bir program daha sundum 'Kaç Para' diye. Ama şu anda 'Cennet Mahallesi'nde oynamaktan gayet memnunum.

    Burada ciddi bir iş yapıyoruz ve o karakterin içine girmek durumundayım. Kıyafetlerimi giydikten sonra o kişiliğe geçiyorum. 'İkinci Bahar'da da öyleydim. Şecaattin o bıyıklarını takınca o adamın ruhunun içine giriyordum.

    Burada da üçkâğıtçı bir tipi oynuyorum. Fakat kalbi temiz tabii, her zaman olduğu gibi. Altın kalpli bir üçkâğıtçı. O karakterin içine giriyorum ama soyunduktan sonra ben Özkan'ım. Önemli olan da o. Tiyatro da yaptım ayrıyetten. 'Küçük bir iş için yaşlı bir palyaço aranıyor' da oynadım. Eğer zamanım olursa yine onu oynamak istiyorum. Devlet Tiyatrosu'nda misafir oyuncu olmak istiyorum. O da çok keyifli bir iş çünkü.
  • 531
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.