Mahmure

Mahmure

Yaşam

Tuncay Deniz Retrospektif Desen Sergisi

Tuncay Deniz Retrospektif Desen Sergisi

Tuncay Deniz Retrospektif Desen Sergisinde, 2002 -2014 yıllarının en verimli dönemlerini kapsayan usta işlerinden oluşan özel koleksiyonunu sunmaktadır...

Güncellenme tarihi: 13.06.2014

İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun olduktan sonra sanatçı New York’ta altı ay süreyle eğitimine devam etmiş, müzeler, galeriler ve sanat yönetimi ve sanat okuma sanatı üzerine çalışmalar yapmıştır.

Tuncay Deniz’e göre resim sanatında asıl önemli olan betimleme sanatıdır. Yani bir nesneyi ya da bir kavramı ‘resmederken’ kullanılan materyalin ‘kullanım kalitesi’ (materyal kalitesi değil!) ve o ustalığının yanı sıra onun, izleyici karşısında yarattığı anlaşılırlık, yakınlık ve ikna edicilik konusundaki etki-tepkisinin ağırlığı esastır. Bir resmi sanat eseri yapan unsurların en önemlisi budur. Buna karşın, söz konusu herhangi betimlenen bir olgunun (figür, nesne, duygular ve olaylar… vs) ‘ne’ olduğu konusu her zaman araç niteliğindedir ve bir sanat nesnesi değildir. Aslında plastik sanatlar açısından değerlendirildiğinde ‘konu’ aldatıcı, etki uyandırıcı ve ‘kolay’ dikkat çeken bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sanatçı bu ayrımı görerek sanatını, güncel konuların girdabına kapılmış kitleleri kolaycı bir yolla etkilemek için kullanmaktansa, sanatın kendisinin var olduğu ve ‘konu’ olduğu figüratif resimler yapmayı tercih etmiştir. Çünkü sanatçı, bu kolaycı yaklaşımı sanatın değil medyanın ‘öncelikli, birincil görevi’ olarak yapmakta olduğunu söyler ve bunu bir sanatsal eylem olmaktan çok bir meslek olarak kabul ettiğini ifade eder. Kısaca ‘’Sanat ve habercilik iki ayrı uğraş alanıdır ve sanat meslek olmanın çok ötesinde ulvi bir özellik taşırken bir duygu ve duruşu temsil eder, habercilik ise ‘konu’yu salt efektif aktarımla kitlelere yayma kaygısı içindedir.’’der.

Sanatçının ‘’Bir şeyin sanat olup olamadığı konusunda bir değerlendirme yapıyorsanız plastik değer taşıyıp taşımadığını tartmak gerekir.’’ ifadesi bizlere aslında sanat ve güncel sanat arasındaki o asılsız ve belirsiz kavramsal yaklaşımların birçoğunda karşı karşıya kaldığımız ‘sanatı okuyamama’ haline gönderme yapar.

Birçoğumuz çağdaş sanat diye nitelenen çalışmalar karşısında, onun ‘bir sanat eseri’ olup olmadığı konusunda, anlamak(!) adına son derece ciddi sorunlar yaşamaktayız. Bunun en belirgin nedenlerinden biri de, genel sanat tarihi birikimi taşıyıp taşımadığımız bir yana, karşımızda duran bir ‘sanat eseri(?)’nin medyanın yaptığı işle tümüyle benzer ‘amaç’lar içinde kalıyor oluşudur. Yani sanatçının söylediği gibi, sanat eseri medyanın ve haberciliğin ötesinde bir ‘amaç’ ve ‘anlam’ içinde olmalıdır, estetik boyutta bir perspektif ve nitelik taşımalıdır. Bu kurgusal boyutta bir anlam ve amaç taşıdığı ölçüde sanat olur, yoksa sanat olmaktan çıkar.

Bağımsız bir sanatçı olan Tuncay Deniz, figüratif sanata olan ilgisini ve özellikle ‘portreler’ ve ‘duruşlar’ üzerinden gerçekleştirdiği yoğun duygu analizleri içeren çalışmalarını insan sevgisi ve onun değeri üzerine vurgu yaparak insanlara, yaşamlarına karşı varoluşsal bir öz değer bilişi aşılamak ister. ‘’…Ve bu değeri biliş ile insan ancak insan olabilir ve insan kalabilir.’’ der.

Tuncay Deniz Retrospektif Desen Sergisi 12 Haziran 12 Eylül 2014 tarihleri arasında Vaildeçeşme’deki TD ART Galerisinde ziyaret edilebilir.

938
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.