Mahmure

Mahmure

Yaşam

Reklam ve Kadın

Reklam ve Kadın

İletişim dünyasının değişmez kurallarından biri tüketicilere güzellikler sunmak bunuda en akılda kalacak şekilde yapmaktır. Herkes kendinde olmayana güzele özenir. O nedenle biz iletişimciler markalarımızı yaratırken onları her zaman en kaliteli, en güvenilir, en üst marka olarak konumlamaya çalışır yaptığımız iletişimin de buna hizmet etmesine özen göstyeririz.

Güncellenme tarihi: 07.02.2013
Reklamlarda genelde güzellikler göstermeye marka-ürün ie birlikte algılanan diğer elementlerinde pozitif etkiler bırakmasına çalışırız.

Seks ve kadın olan reklamlar her zaman en çok akılda kalan reklamlar olmuştur. Hepimiz bir kadının göbeğinde gezen fıstığı hatırlarız, markayı bugün tam olarak hatırlayamasak bile. Özellikle konusu ile birebir ilgili kozmetik, parfüm reklamları tamamen güzel kadın-erkek ve ikisinin arasındaki tutkuyu işlerler. Hepimizin alıştığı hatta görmekten keyif aldığı konuştuğu reklamlarda sık sık bu güzellikler vadır.

Ama bugünlerde dünyada yaratıcı fikirlerin giderek azalması sonucu daha farklı kullanımlara giderek tüketicilerin akıllarında kalmayı, farklılaşmayı sağlamayı amaçlayan reklamlar yayınlanıyor. Fransa da da bugünlerde reklamda çıplak kadın ve porno-sadizm temalarını vurgulayan reklam örnekleri mecralarda sıkça yer almaya başladı. Yves St. Lauren reklamlarında beyaz çırılçıplak hayaletimsi ecstasy kullanan izlenimi uyandıran bir kadını kullanmayı seçerken; diğer reklamlarda dayak yemiş kadınlar, hayvanlarla birlikte olan kadınlar gibi kullanımlar yaygınlaşmaya başladı. İşte bu noktada demokrat ve estetik duyguları çok güçlü olan Fransızlar bile tepki vermeye ve bu tür reklamların kullanılmamasını istemeye başladılar. Yapılan araştırmalar bu reklamlar karşısında Fransızların %70'nin şok olduklarını gösteriyor.

Aslında problem çıplaklık ve kadın değil fakat işlenen vahşet ve kadınların aşağılanması. Seçimlere 9 ay kalan böyle kritik bir dönemde Fransız hükümeti bir rapor yayınlayarak bu tür topluma ters reklam uygulamalarını limitlemeye çalışıyor. Hükümet seçim öncesi direkt bir yasak getirmezken halkı beğenmediği bu reklamları dava etmeye özendiriyor. Yine çok demokratik bir yaklaşımla...

Yaratıcılık azaldıkça tüm dünya daha uç, toplumların çok onaylamayacağı, görmekten hoşlanmayacağı çalışmalara kaymayı belki de en kolay yol olarak görüyor ama sonuçta ilgi çekse de bu çalışmalar markalara zarar veriyor.

Hiçbirimiz hoşumuza gitmeyen bir tonda bizimle konuşan markalara sempati duymayız.

24/7/2001
İpek Özgü
250
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.