Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Kalbinize dikkat edin

Kalbinize dikkat edin

Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor.

Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız için önerilerde bulundu: Aşırı şişmanlıktan kaçının. Kolesterol seviyenize dikkat edin. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor; sekiz bardak su için. Son tavsiyem ise, hayatta bir amacınız olsun.

Prof. Dr. Mehmet Öz, sağlıklı yaşam önerilerini, Günaydın okurları için anlattı. İşte, Öz'ün tavsiyeleriyle, kalp krizinden korunmanın yolları...

* Yaklaşan kalp krizi hissedilir mi?

Birçok insan kriz yaklaştığında uyarı sinyalleri alacağını düşünüyor ama doğru değil. Yanılıyorlar. Hastaların yüzde 50'si hiçbir sorun hissetmiyor, hatta kadınlar erkeklere göre daha az ağrı ve daha çok mide bulantısı hissediyor. En önemlisi, kalp krizi geçirenlerin yarıya yakını aslında çeşitli yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybediyor. Aşk acısı yaşadığı için kalp ağrısı çektiğini söyleyenler yanılıyor. Çünkü kalpte basit sinirler var. Bu sinirler ağrı hissine neden olmuyor. Ağrı belli yerlere vurur. Kalp krizi gerçekleşirken, kalpteki sinirler değişik ağrı sinirlerine değerse kısa devre yapıyor. Sanki ağrı varmış gibi hissediyorsunuz. Kol, çene ve göğüste bu ağrı hissediliyor. İnsanların yüzde 50'sinde diğer sinirlere değmiyor. Yani, kalp krizi sırasında ağrı ortaya çıkmıyor.

* Kalp krizi erkeklerde mi kadınlarda mı daha sık görülüyor?

Kalp hastalığı kadınların bir numaralı katilidir. Kalp damar hastalıklarından ölenlerin yüzde 53.5'i kadındır. Kalp hastalığı her yıl erkekten fazla kadın öldürüyor.

* Sağlıklı görünen bir insan neden kalp krizi sonucu aniden ölür?

Son derece sağlıklı görünen ama aniden ölen hastalara tanık olduk. Bu hastaların ölümüne neden olan yağ dolu plak, yıllar boyu sesiz sedasız tıkanır ve aniden parçalanır. Nedenlerini her zaman bilmesek bile, onun ardındaki hastalığın önceki gün başlamadığını biliyoruz. Sabah uyanıyorsun, kendini son derece sağlıklı ve dinç hissediyorsun. Sağlıklı bir koşu yapmaya hazırlanacak kadar iyi hissediyorsun... Çok ilginçtir; günün en tehlikeli saatleri sabah saatleridir. Gece yarısından sabah saat 10.00'a kadar olan süre... Çoğu durumda hasta egzersiz falan da yapmıyordur. Koşuya çıkarsınız, bazen kan akışındaki artış bu plakları yerinden oynatır. Belki de kendinizi bitkin hissediyorsunuzdur, göğsünüzde bir sıkışma olabilir, bunu başka bir şeye bağlarsınız. İşte o an size uyarı niteliğindeki sinyalleri tek tek harcıyorsunuzdur. Bu sizi, farkına varmadan öyle tehlikeli bir noktaya getirebilir ki...

* Efor çektirilmiş olmasına rağmen, kalp krizi riskini belirleyememe ihtimali var mı?

Kalbin üzerinde arterler var. Arterlerin de duvarları var. Arterlerde görülen sertleşme zamanla artıyor ve 30 - 40 yıl sonra bir gün kapanıyor. Hasta kalp krizi geçiriyor. Bazen tam kapanmak üzereyken, eforlu test yapılıyor. Tıkanma yüzde 80 ise, bulunuyor. Hastanın hayatını kurtarıyoruz. Ama bazen arterdeki sorun eforla tespit edilemeyecek kadar az oranda olabiliyor. Hasta sabah çok yağlı bir sucuk yiyor, öğlen birine çok kızıyor. Ondan sonra basınç artıyor, yırtılıyor. Etrafından geçen kan üzerinde birden pıhtılaşıyor. Ve beş dakika içinde tıkanıyor. Hasta bu nedenle yaşamını yitiriyor. Yani, tıkanma yüzde 40 iken aniden yüzde 100'e çıkıyor. Mc Donald's'ın sahibi de nisan ayında efor testi çektirdi. Ancak mayıs ayında öldü.

* Efor testi kalp krizi riskini tetikler mi?

Bu aslında çok sorulan bir soru. Eforlu test yapılırken kalp krizi geçirmek mümkün. Ama çok nadir. Binde bir oranında bu risk var. Ama eforlu testi yapmazsanız, hastaların yüzde 10'unu kaybedebilirsiniz. Kalp krizi geçirmek üzere olan bir hasta grubu var. Onları kurtarmak çok önemli. Bu testi herkese önermiyoruz. Eforlu testin ne kadar pozitif olduğunu ölçmek lazım. Kadınlarda eforlu talyum testi kullanılmamalı. Kadınlarda eforlu EKO yapılmalı. Eforlu talyum testi için bütün araştırmalar erkekler üzerinde yapıldı. Bence kadınlarda geçerli bir test değil.

* Uçak seyahatlari kalp krizi riskini artırır mı?

Uçağın bazı yan tesirleri var. Birincisi; bacaklar saatlerce kıpırdamıyor, adaleler kanı kalbe doğru itiyor. İkincisi; seyahatte insanlar çok az su içer. Eğer iki saatten fazla uçakta kıpırdamadan durduysanız, bacak damarlarındaki kan pıhtılaşmaya başlıyor. Pıhtılaşan kan akciğerlere gidiyor. İşte bu çok tehlikeli bir durum. Kalp rahatsızlığı olsun olmasın, herkes uzun seyahatlerde kıpırdasın, iki saatte bir ayağa kalksın ya da olduğu yerde bacaklarını sık sık hareket ettirsin. Bol su içsin. Bir de yüksekten uçulduğu için güneşten gelen radyasyon var. Radyasyon insanı yaşlandırıyor. Tek çözüm az uçmak ama bu da iş dünyası için mümkün değil.

* Yaşam düzenindeki değişiklikler kalp krizi riskini iyileştirir mi yoksa yalnızca durdurur mu?

Birçoğumuz düzenli beslenmenin, düzenli egzersizin ve sigarayı bırakmanın kalp krizi riskini azalttığını bilir. Eğer kötü alışkanlıklarla ilgili yeterince büyük bir adım atarsanız, sadece kötüye gidişi durdurmakla kalmaz, kötü tabloyu da geri çevirebilirsiniz. Kalp hastası değilseniz, kendi ihtiyaçlarına göre bir diyet ayarlaması yapabilirsiniz ama kalp hastasıysanız, bazı değişiklikler gereklidir. Bazı durumlarda beslenme düzeninde köklü değişiklik yapmak küçük değişiklikler yapmaktan daha kolaydır. Çünkü sonucu daha kolay alınır. İnsanlar birden kendilerini daha iyi hissetmeye başlar.

* Kalp krizi için en riskli grup iş dünyasının tepe kademeleri mi?

Aslında kalp hastalıklarına yakalanma riskini en çok alt gelir gruplarındakiler ve işsizler yaşıyor. Çünkü hayatlarından memnun değiller. Yaşamlarını kontrol edip yönlendiremiyorlar ve doktor tarafından düzenli bir şekilde kontrol edilmiyorlar. İş dünyasındaki insanlarda da risk çok yüksek. Kendilerini kuvvetsiz hissediyorlar, hayatta bir vazifeleri olmadığına inanıyorlar. Dünyada gerçekleşen büyük olaylar ekonomileri de büyük ölçüde etkiliyor. İkiz Kuleler yıkıldıktan sonra New York'ta bir araştırma yaptık. Kalp krizi oranının arttığını gördük. Bu artış özellikle finans çevrelerinde görüldü. Türkiye'de de depremden sonra arttı. Finans işinde stres çok yüksek. Bazen olaylar insanın kontrolünden çıkıyor. Borsada düşmeler, çıkmalar, işlerin bozulması, işsiz kalmak stresin ortaya çıkmasına neden oluyor. Stresin de kalp krizinde büyük rolü var. İş dünyasındakiler yaşadıkları stres nedeniyle işsizler grubuna giriyor.

* Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
Obezite (aşırı şişmanlık) kalp krizine yol açan risk faktörleri arasında en kolay çözüm bulunabilen konudur. Kolesterol seviyenizi ölçtürün. Toplam kolesterolün yanı sıra HDL, yani iyi kolesterol ve LDL kötü kolesterol oranlarını da öğrenin. Kötü olanını yani LDL'yi 100'ün üzerinde tutmaya çalışın. Bu özellikle 65 yaşından önce kalp krizi geçirmiş bir akrabanız varsa, daha da önem kazanıyor. Üçüncüsü ve en kolay olanı ise günde altı - sekiz bardak su için. Masanızın üzerinde sürekli olarak su bulundurun. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor. Son tavsiyem ise, hayatınıza bir amaç kazandırın. Ruhsal sağlığınız kalp sağlınızı çok yakından ilgilendiriyor. Yalnız yaşamanın kalp ameliyatı sonrasında tablonun kötüye gitmesi açısından başlı başına bir risk faktörü oluşturduğunu biliyoruz. Yani, kalbinize atmaya devam etmesi için bir neden yaratın.
691
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.