Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Hemen ameliyat masasına yatmayın

Hemen ameliyat masasına yatmayın

Kadınlarda görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer alan meme kanserinin, tıp dünyasındaki gelişmeler sayesinde, korkulu rüya olmaktan çıkıyor.

Bursa`da, kanser hastalarının dayanışmasını sağlamak amacıyla kurulan ve yöneticileri kanser hastalarından oluşan Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği`nin (ONKO-DAY) düzenlediği toplantıda, meme kanseri tüm yönleriyle ele alındı.

Meme kanseri tedavisindeki yenilikleri anlatan Uludağ Üniversitesi(U.Ü) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Taşdelen, kanserin teşhis ve tedavisi için tek branşın yeterli olmadığını, tanı grupları, radyoloji, patoloji hatta, vücut kadar ruhsal hayata da zarar verdiği için, psikolojiye kadar çok sayıda disiplinin ortak çalışmasını gerektirdiğini belirtti.

Taşdelen, meme kanserinin uzun yıllar içinde gelişen bir hastalık olduğuna dikkati çekerek, kadınlara, kendilerinde herhangi bir bulgu ortaya çıktığında hemen endişe etmemeleri ve paniğe kapılmamaları önerisinde bulundu.

-``HEMEN AMELİYAT MASASINA YATMAYIN``-

Memedeki kanserli bir tümörün 1 santimetre büyüklüğe ulaşması için 5-7 yıl geçmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Taşdelen, şöyle devam etti:

``Memede herhangi bir bulgu ortaya çıktığından paniğe kapılıp ertesi gün ameliyat masasına yatmayın. Hastalık ortaya çıktığında bunuen iyi tedavi edecek kurumları araştırın. Tümör ortaya çıktı, diye tetkik bile yaptırmadan bir gün sonra ameliyat olmak sakıncalıdır. Meme kanseriyle ilgili her geçen gün buluşlar, yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkıyor. 2-3 yıl önce doğru kabul edilen şeyler bugün uygulamadan kaldırılabiliyor. Bu hastalık kalp krizi, mide kanaması gibi anında müdahale gerektirmez. Memedeki bir tümörün 1 santimetreye ulaşması için 5-7 yıl gerekiyor, en iyi tedavi kurumunu saptamak amacıyla 15 gün araştırma yapmanız size bir şey kaybettirmez.`` Erken tanı ile kanserli hastaların uzun yaşam ve tedavi imkanlarının giderek arttığını bildiren Taşdelen, 3 santimetrenin altındaki kitlelerin çıkarılmasında memenin tamamen alınması yerine değişik yöntemler uygulandığını belirtti.

Taşdelen, şu bilgiyi verdi:

``Büyük tümörlerde, önce kemoterapi uygulayarak tümörü küçültüp, ondan sonra ameliyat yapmak avantaj sağlar. Öyle ki, ilk başta meme alınması gerekirken, kemoterapi sonunda tümör o kadar küçülebilir ki memenin alınmasına bile gerek kalmaz. Onun için memede herhangi bir kitle fark ettiğinizde kendinizi hemen önünüze gelen ilk cerrahın kucağına atmayınız.``

-``BİR KAZAK EKSİK ALIN``-

U.Ü. Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Uğur Topal da ABD`de yapılan araştırmalarda, 40 yaşının üzerindeki her 8-10 kadından birinde meme kanserinin görüldüğünü anlattı.

Türkiye`de bu konuda bir araştırma yapılmamasına rağmen, bu oranın 12 kadında bir olduğunun sanıldığını kaydeden Topal, meme kanserinin iki tanı yöntemiyle ortaya çıktığını, bunlardan birinin kitle 2,5 santimetreye ulaştığında hastalar, diğerinin ise programlı tarama yoluyla klinikler tarafından yapıldığını kaydetti. Topal, şunları söyledi:

``Hastalar tarafından teşhis bizim istemediğimiz bir yöntem. Çünküfark edilecek büyüklüğe ulaştığında hastalık lenf bezlerine kadar yayılmış durumdadır. Kitle henüz ele gelmediğinde ise yapılan teşhistehastaların yüzde 80`inin lenf bezleri normal durumdadır. Bu yüzden programlı tarama yoluyla erken teşhis hastalığın tedavisi için de büyük önem taşır. Çünkü erken tanıyla ölüm oranı yüzde 30-40 oranında azalır.

40 yaşından sonra her kadın ayda bir elle muayenenin yanı sıra yılda bir kez doktora gitmeli, mamografi çektirmelidir. Yılda bir kazak eksik alın, bunun yerine yılda bir kez mamografi yaptırın. Çünküçok fazla pahalı olmayan bu tetkiki yaptırmak hayatınızı kurtarabilir.U.Ü`de mamografi yaptırmanın ücreti sadece 40 milyon lira.``
770
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.