Mahmure

Sağlık

Diyet & Fitness

Zayıflamanın da bir sınırı var

Zayıflamanın da bir sınırı var

Zayıflamanın sınırı sağlıklı kiloyu iyi bilmekten geçiyor. İdeal kilo, kişinin kendisini iyi hissettiği sağlıklı kilodur.

Çağımızın en önemli sorunlarından biri de şişmanlık. Teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayaküstü beslenmenin ağırlık kazanması şişman insan sayısını artırıyor. Bu sebeple başta kadınlar olmak üzere birçok kişi diyetlere başvuruyor.

Ancak çoğu aşırı düşük kalorili ve yetersiz beslenmeyi beraberinde getiren bu şok diyetler, yarardan çok zarar getiriyor. Diyetin ardından ani kilo alımı, ardından yine diyet derken insanı çıkmaza sokuyor. Başta şeker ve kalp damar hastalıkları olmak üzere, birçok sağlık sorununu hazırlayan fazla kilolardan ne şekilde kurtulmak gerekiyor.

Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatoş Özcan bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

"Sağlıklı zayıflamak; eğitim, diyet, egzersiz ve davranış tedavisi ile mümkündür. Önce şişmanlığın nedeni saptanır, çözüm yolu nedende gizlidir. Ön çalışma, ekip işidir. Ekipte endokrinoloji ve fizik tedavi uzmanı, diyetisyen ve psikiyatrist / psikolog bulunmalı, mutlaka iş birliği içinde çalışılmalıdır. Zayıflama başvurularında, beslenme programları sadece bu konuda eğitimli beslenme ve diyet uzmanlarından alınmalıdır."

İdeal kiloyu saptamada pek çok formül kullanılıyor. Uzman Diyetisyen Fatoş Özcan bu formüller hakkında şu bilgiyi veriyor:

"Beden-kitle indeksi (BKİ) adı verilen formül çok pratiktir. BKİ vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Sağlık otoriteleri, BKI değerlerini, normal kilolu, fazla kilolu ve obez şeklinde gruplara ayırmıştır. Kişi beden kitle endeksi 21-25 oluncaya kadar zayıflayabilir, beslenme uzmanı ile ortak kararda durulur.

Hızlı zayıflamak isteyen kişinin yediğini azaltmak yerine, hareketini düzenli olacak şekilde artırması gerekiyor. Çok düşük enerjilerle ya da aç kalarak yapılan uygulamalar bir müddet sonra iştah kaybına, tekrar kilo alma korkusu ise yememeye ve kusma eylemlerine dönüşebiliyor. Uzman Diyetisyen Fatoş Özcan bunun nedenini şöyle açıklıyor:

"Yeterince gıda almayan veya düzensiz beslenenlerde, gerekli enerji ve besin öğeleri yerine konmadığından, iyi düşünce-doğru karar alma yetisi bozulur, mutsuzluk, çarpıntı, isteksizlik, halsizlik (demir ve B grubu vitaminlerin eksikliği nedeniyle) gibi belirtiler artar. Daha ilerisi yeme bozukluğu olan ve sonucu ölümle bile sonuçlanabilen aneroksia nervoza veya bulimia nervoza gibi mutlaka hastanede tedavi edilen hastalıklara dönüşebilir."

Özellikle bu tip durumlarla karşılaşıldığında diyetisyen desteği yanı sıra bir psikolog desteği de alınması gerekiyor. Acıbadem Sağlık Grubu Uzman Klinik Psikolog Duysal Aşkun konuyla ilgili şunları söylüyor:

"Artık toplumlarda manken gibi olmak sosyal anlamda da kabul gören ve beğenilen bir şey olduğu için kişi bir şekilde sağlıksız zayıflama yöntemlerini seçmekte ve bunun ucu anorexia nervoza ya da bulimia gibi rahatsızlıklara kadar uzanabilmektedir. Bu durumda tedavide sadece diyetisyen değil mutlaka bir psikoterapist de çalışmalıdır Çünkü yememek ve bunu abartmak psikolojik faktörlerin doğurduğu bir sonuç olmuştur."

Şok diyetlere "hayır"

Bilinçli olarak diyet yapılmadığı takdirde bu tip birçok hastalıkla karşılaşmak mümkün. Bu nedenle, özellikle son yıllarda ismi çok duyulan "şok diyetleri" uygulamak kesinlikle doğru değildir. Fatoş Özcan şok diyetlerle ilgili şunları söylüyor:

"Çok düşük kalorili veya gün boyu tek tip gıda yemek, baş edemeyeceğimiz kalori hesabına veya puanlamaya dayalı saçma sapan kulaktan duyma diyetleri uygulamak çok yanlıştır. Çünkü hem sağlığımız bozulur hem de vücudumuzdan yağ yerine kas ve kemik kitlemiz eksilir. Protein ağırlıklı veya proteinle KH'ı karıştırmayan diyetler de zararlıdır. Zaten bu mümkün değildir. Çünkü süt yada yoğurt yediğimizde hem protein hem de KH ve yağ yemiş oluruz. Ayrıca fazla protein böbrek solütü için zararlıdır, ayrıca protenli gıdalar fazla kolesterol ve hayvansal yağ içerdikleri için kalp-damar, safra kesesi, gut ve kanser gibi hastalıkların riskini artırır. Zaten aynı şeyleri yemekten doğal olarak bıkar, eski kilomuzdan daha fazlasını çabucak alırız. Sık kilo verip alarak bazal metabolizmamızın da dengesini bozarız. Şok diyetler insan doğasına aykırıdır, zarar verirler."

Yaşa ve cinsiyete uygun diyet

Diyetin her bireyin enerji ve besin öğeleri ihtiyacının saptanarak hazırlanması gerekiyor. Uzman Diyetisyen Fatoş Özcan diyetisyen kontrolündeki diyette olması gerekenleri söyle sıralıyor:

"Bireyin günlük toplam enerji ihtiyacının %55-60'ı karbonhidratlardan %25-30 yağlardan ve %10-15'i proteinlerden gelecek şekilde beslenme programı hazırlanır. Zayıflayacak kişi ister erkek isterse bayan olsun kişinin kan değerleri, sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları, günlük temposu, iş veya ev ortamı ve damak tadına uygun kişiye özel yeme planı çıkarılır. Vücuttaki fazla yağların verilmesi için hedef süre ve yapılacak fiziksel aktivitenin şekli ve zamanı belirlenir."
836
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.