Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Vizontele gerçek oldu

Vizontele gerçek oldu

Erzurum'da Yıldıztepe köylüleri Vizontele'yi yaşıyor. 8 ay önce elektrikle tanışan köylüler gece televizyon seyredip, gündüz uyuyor. Kadınlar, "Önce dizi, sonra iş" diyor. Televizyon köy hayatını değiştirdi.

Türkiye'nin elektrik ulaştırılan en son köylerinden olduğu belirtilen Erzurum'un İspir ilçesine bağlı Yıldıztepe'de, 8 ay önce elektrikle tanışan köy sakinleri, elektrikle birlikte yaşamlarına televizyon da girince, köyde beklemedikleri ve alışık olmadıkları değişiklikler yaşayıp televizyonu yargılamaya başladı.

Köylerine bir gün elektrik geleceği umuduyla yıllardır gaz lambalarının ışığında yaşamlarını sürdüren Yıldıztepeliler, elektriğin gelmesiyle birlikte, lambanın anahtar düğmesi ile önceden hazır bulundurdukları televizyonlarının açma düğmesine aynı anda bastı.

Ancak, köyün bazı yaşlı ve çocuklarının hayatlarında ilk kez gördükleri beyaz ekran, Yıldıztepe sakinlerinin beklemediği yaşam tarzını da beraberinde getirdi.

Köyde 8 ay içinde, köy sakinleri arasındaki ilişkilerden, konuşmalara ve davranış şekillerine kadar her şeyin hızla değiştiğini anlatan Yıldıztepeliler, kimsenin evden çıkmak istemediğini ve her günyeni bir şeyler öğrendiklerini söylediler.

Kadınlar bilinçlendi

Yıldıztepeli erkekler, televizyonun gelmesiyle birlikte, kadınların her gün yeni bir şeyler öğrenmesinden tedirgin ve şikayetçi.

Sabah dizilerini kaçırmayan kadınların, televizyonda en fazla ilgiyle takip ettikleri programların başında, kadın yaşamı ile ilgili tartışma konuları geliyor.

"Elektrikten önce, dünyada insanların nasıl yaşadıkları?" hakkında çok fazla fikir sahibi olmadıklarını anlatan köylü kadınlar, kadınlarla erkeklerin eşit olduklarını, kadınların da haklarının bulunduğunu öğrendiklerini belirtti.

Erkekler ise, eşlerinin ve kızlarının televizyonlarda bu konulara ilgi göstermelerinden dolayı, kendilerine bazı konularda karşı çıkmaya başladıklarını ve bu durumdan tedirgin olduklarını ifade etti.

Önce dizi film sonra iş

Köyde her gün standart şekilde yapmaları ereken günlük işleri olan kadınlar, sabah erken saatlerde önce hayvanların bakımını yapıyor, daha sonra evdeki günlük işlerle ilgileniyorlardı.

Ancak televizyondan sonra işler aksamaya başladı. Günlük işler artık televizyon program saatlerine göre ayarlanıyor.

Sabah saatlerinde yayınlanan dizi filmleri kaçırmamak için ilginç yollar da bulan Yıldıztepeli kadınlar, "Bazı evlerde yapılacak iş ileizlenmesi gereken dizi film saati çakışıyorsa, aramızda nöbetleşe iş yapıyor ve diziyi birbirimize anlatıyoruz" diye konuştular.

Elektrikten öncesi karanlık

"Elektrik gelmeden önce biz yaşamıyormuşuz" diyen Yıldıztepeli kadınlar, elektriğin hayatlarına getirdiği kolaylıklar karşısında hala şaşkınlar.

Özellikle çamaşır makinası ve lamba ışığının günlük ev işlerinde kendilerini rahatlattığını anlatan kadınlar, televizyon sayesinde köyde günlük yaşamın, konuşmaların ve davranışların değiştiğini ifade etti.

Daha önce köye gelen bir yabancıyla çocuklarının tek bir kelime bile konuşamadığını belirten kadınlar, 8 ay içinde çocuklarında önemli değişikilikler olduğunu, artık çocukların köye gelen yabancı insanlarla çok rahat konuştuğunu ve daha önce merak edip sormadıkları konuları şimdi öğrenmeye çalıştıklarını bildirdi.

Televizyondan önce ve sonrası

Yıldıztepe Köyü Muhtarı Kacir, televizyonun hayatlarını belirgin bir şekilde değiştirdiğini, köyde eski sosyal hayatın artık kalmadığını kaydetti.

Köydeki yaşamı "Televizyondan önce ve sonra" şeklinde ikiye ayırdığını anlatan Kacir, "Eskiden köy odamız her akşam aynı saatte dolardı. Bütün köylüler odada köy hakkında, yaşamları hakkında, yapılması gerekenler hakkında konuşurdu. Bunun yanında gece geç saatlere kadar yapılan sohbetlerle herkes eğlenirdi.

Televizyonun kurulduğu günden itibaren artık kimse köy odasına gelmiyor. Herkes bir an önce işlerini bitirip evlerine kapanıyor. Herkesin bütün gün birbirini gördüğü küçücük köyde artık insanlar birbirleriyle ancak iş zamanında karşılaşıyor"

Köyde işlerin aksadığını, köylülerin artık geç saatlerde kalktıklarını anlatan Kacir, her şeye rağmen televizyonun hayatlarına olumlu gelişmeler getirdiğini ve onu sevdiklerini söyledi.

Çift çanaklı evler

İlk önce tek çanak antenle televizyon yayınlarını izleyen Yıldıztepeliler'in bazı evlerinde şimdilerde çift çanak antenler dikkat çekiyor.

Bu arada Türk dizilerini kaçırmayan köy sakinleri, izledikleri filmlerde, kötü roldeki adamların mutlu olduğu dizileri protesto ediyor ve sinirlenip bir kaç gün diziyi izlemiyor.

Filmlerde her zaman iyi insanların mutlu olmasını görmek isteyen Yıldıztepeliler, günlük işlerde karşılaştıklarında kendi aralarında izledikleri filmlern yorumlarını da yapıyor.

Köyde, televizyonun getirdiği yenilikleri yargılamaya başlayan Yıldıztepeliler, her şeye rağmen televizyonu sevdiklerini ve ondan artık vazgeçemeyeceklerini söylediler.

Kadersiz köyün öyküsü

İspir ilçesine 40 kilometre uzaklıkta, bin 500 metre yükseklikte sarp kayalık bir alanda 30 haneli, 110 nüfuslu Yıldıztepe Köyü'ne, köyün sakinleri kendi aralarında "kadersiz" ismini koymuşlar.

Uzun bir geçmişe sahip olan ve ilçenin en yüksek tepelerinin birinin üzerine kurulduğu için Yıldıztepe ismini alan köyün kadersizliği, köylülere göre "yol" hikayesi ile başlıyor.

13 yılda 3 kilometre yol

Kayalık bir alanda kurulması nedeniyle, en yakın yola ulaşmak için katır ve at sırtında kayaları aşarak mücadele veren Yıldıztepeliler'in yol hikayesi 1970 yılında başladı.

İlçeye ulaşımın sağlanabildiği en yakın yolun 4 kilometre uzaklıktaolması nedeniyle, köylerinde elektrik ve telefon olanakları da bulunmayan Yıldıztepeliler, köy yolunun açılması için uzun yıllar mücadele verdi.

Köy Muhtarı Selim Kacir, yolun yapılması için verdiği dilekçe sayısını hatırlamadığını belirterek şunları kaydetti:

"O yıllarda çok güçlük çekiyorduk. Kış mevsiminde zaten köyden dışarı çıkamıyorduk. Yaz mevsimlerinde de ulaşımımızı ilkel yollarla sürdürüyorduk. Mücadelemizin ardından 1988 yılında yolun yapımına başlandı. 13 yıl aradan sonra yolun 3 kilometresi açıldı. Son 1 kilometre kaldı. Onun da yapılacağını umuyoruz."

75 bin 541'inci köy

Yolun büyük bir kısmının yapılmasının ardından köylerine artık elektrik getirilmesi gerektiğini kaydeden Kacir, mum ışığından ve gaz lambalarından kurtulmak amacıyla çalmadık kapı bırakmadıkları "köyün elektrik hikayesi"ni de şöyle anlattı:

"TBMM de dahil her yere başvurduk. Köyümüze elektrik geleceği sözünü aldık. Bu arada bize verilen belgelerde, Türkiye'nin elektrik verilecek 75 bin 541 köyünden en sonuncusu olduğumuzu öğrendik. Sonunda köyümüze 2000 yılının 9. ayında elektrik verilmeye başlandı."

Telefon faturası da geldi

Elektriğin getirdiği yeniliklerden biri de telefon olan Yıldıztepe'de, köy sakinleri ilk defa telefon faturası ödemeye başladı, ancak buna henüz alışamadılar.

Köylülerden Muhsine Aktaş, kendisine gelen ikinci telefon faturasında 75 milyon lirayı gördüğünde şaşırdığını belirterek şunları söyledi:

"Ben kimseyle bu kadar konuşmadım. Muhtara söyledim ve bir dilekçe yazdırıp gerekli birimlere verdik. Faturanın ayrıntısında 13 kez İsrail ile görüştüğüm çıktı. Ancak ne benim ne de köyde kimsenin bırakın İsrail'i yabancı bir ülkede kimsemiz yok. Onun ardından yine aynı şekilde yüklübir fatura geldi. Bütün paramızı telefona yatırıyoruz. Yapmadığımız görüşmelerin ücretini ödüyoruz."
534
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.