Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Şakayla karışık Sadri Alışık

Şakayla karışık Sadri Alışık

Turist Ömer, Şaşkın Hafiye, Ofsayt Osman... Hayatını beyazperdede yaşayan Sadri Alışık 10 sene önce bugün veda etmişti bize. O bir turistti bu dünyada; şapkasını yan yatırıp, bildiği doğrularla yaşamayı seçti.

"Kimbilir belki kahramanlığa ve cömertliğe inanan, soyu tükenmekte olan bir hanedanın son temsilcisi, yani belki de, salakların şahıyımdır!"
Corto Maltese


Yeşilçam'ın en eski ve tutarlı karakter oyuncularından biridir Sadri Alışık. Övgülerle göklere çıkartılır, en yakın bildiği dostları tarafından terk edilir, mutluluğun sevincini ve aldatılmanın hüznünü en yoğun halleriyle yaşar. Hassas ve içe dönük olan yapısı zaman zaman çok incinir ama her şeye rağmen, oyunculuğunu, kişiliğini herkese kabul ettirir ve sinemaseverler tarafından da çok sevilmeyi başarır.

5 Nisan 1925 yılında İstanbul Paşabahçe'de, bahçesinde meyve ağaçları bulunan üç katlı ahşap bir evde dünyaya gelir Mehmet Sadrettin Alışık... Tüm aile büyüklerinin ve kardeşi Nevin'in onu Sadri diye çağırmaları, hayatının geri kalan kısmında da Sadri Alışık karakterini oynamasına yol açar. Zeki ve bir o kadar da yaramaz bir çocuk olan Sadri Alışık otoriter bir baba ve gene otoriter bir anne ile büyür...

Uslanmaz bir çocuk!
İçindeki yaramaz çocuğun ileride oyuncu olmasını sağlayacağı daha o dönemde bellidir. Namaza duran aile büyüklerini secdeye varamasınlar diye bellerindeki kuşaktan kapının koluna bağlaması, bahçedeki civcivleri oltayla balkondan yukarı çekmesi, kedilerin ayaklarının altına ceviz kabukları yapıştırması ve yaptığı diğer tüm yaramazlıklar, ileride çevireceği filmler ve yaratacağı karakterlerin temelini oluşturur.

Baba nasihatı karakter
Çocukluk yıllarında Naşit Özcan Tiyatrosu'nu seyretmesiyle başlayan tiyatro aşkı, okul piyeslerinde, Cağaloğlu Halk Evi'nde ve şimdiki adı Sadri Alışık Tiyatrosu olan Küçük Sahne'de devam eder. Annesi Saffet Hanım ve Babası Rafet Kaptan oyuncu olmasına karşı olmalarına rağmen, içindeki oyunculuk aşkının sönmesine hiç izin vermez. Ama bir şansı vardır Sadri Alışık'ın; ailesi de işin ciddiyetini anlamış ve oğullarına destek olmaya başlamışlardır. Baba Rafet Kaptan'ın, "Sana bir nasihatım, aynı zamanda da vasiyetim olsun. Artık yeni bir hayata atılıyorsun. Bundan sonraki yaşamında, işini elinle değil, canınla yap!" sözünü hayatının geri kalanında aklından çıkarmaz ve oyunculuk yaşamında bir amaç olarak önüne koyar.

Bir baba modeli olarak Alışık
İlk filmi "Günahsızlar"ı 1946 yılında çeviren Sadri Alışık'ın şöhret basamaklarını çıkması pek hızlı olur ve ilk filmiyle beraber canı kadar sevdiği tiyatrodan Yeşilçam'a adımını atar. 1959'da çevrilen "Yalnızlar Rıhtımı"nın setinde, sonradan 38 yılını beraber geçireceği Çolpan İlhan'a aşık olur ve aynı sene evlenirler. Küçük Sahne'deki tiyatro yıllarında çok yakın arkadaşı olan Çolpan İlhan, hayatının en büyük aşkı olmuştur artık. Kısa bir süre sonra hayatlarına, oğulları Kerem Alışık da katılır.

Kerem Alışık ile ilişkisi çok farklı olmuştur baba Sadri Alışık'ın. Kendi deyimiyle ondan kaynaklanan bir hatadır bu. Babasının ona yaptığı gibi, o da oğlu Kerem'i hep uyurken sever. Evliliğin ve çocuğun verdiği sorumlulukla işine dört elle sarılır ve ardı arkası kesilmeyen filmler çevirir...

"Turist Ömer"in doğuşu
Nejat Saydam idaresinde çevrilen ve başrollerini Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile paylaştığı "Küçük Hanımefendi" serisi ile seyircinin dikkatini çeker ve sevgisini kazanır. Ancak hiç şüphesiz "Turist Ömer" tiplemesi Sadri Alışık'ın oyunculuk kariyerinin en önemli adımı olur ve sanat yaşamında yepyeni kapılar açar dönemin yükselen yıldızına. Turist Ömer karakterinin doğuşu Sadri Alışık'ın asker arkadaşı Ahmet Güzelce'nin verdiği eğri selamdan esinlenerek yaratılmış ve rejisör Hulki Saner tarafından ortaya çıkartılmıştır.

"Turist"liğin tanımı
1951 yılında başlayan ve Ayhan Işık'ın vefatına kadar devam eden Sadri-Ayhan dostluğu beraber çevrilen filmlerle de pekişir. Ayhan Işık'ın başrolünü oynadığı "Helal Olsun Ali Ağbi" filmi Turist Ömer serisinin başlangıcıdır. Bu filmde Ayhan Işık'ın Turist Ömer adlı bir arkadaşı vardır ve bu rol Sadri Alışık'a ısmarlama elbise gibi uymuştur. Ona gezmeyi çok sevdiği için arkadaşları Turist lakabını takmışlardır.

Turist, tıraş olmaz, gri pantolon, ekose gömlek, delik fötr şapka ve ökçesi basık pabuç giyen bir adamdır. Espri yapar, karşısına çıkanları, sözle, nükteyle "harcar". Ama iyilik sever, yaşadığı andan ilerisini düşünmez, çalışmaz, işsizdir, içkiye düşkündür. Karnı acıkınca doyurmak aklına gelir. Beceriksizdir, bu yüzden de sevimli ve cana yakındır...

"Helal Olsun Ali Ağbi" filmini seyreden seyirciler sinemadan çıkarken, "Helal Olsun Sadri'ye bu filmde Ayhan'ı yedi, toz etti" yorumunu bile getirirler. Böylece Ayhan Işık'ın fiyatı o günün parası ile 60.000 TL'den aşağı düşerken Sadri Alışık'ın fiyatı 5.000 TL'den 10.000 TL'ye çıkar. Hulki Saner bu filmden sonra "Ayşecik Çıtı Pıtı Kız" ve "Ayşecik Cimcime Hanım" filmlerine de aynı tipi koyar. Dolayısıyla Erman-Saner firmasının en fazla iş yapan filmleri de 1963'te "Sadrili filmler" olur.

Turist'e "kendisi gibi" bir rakip
Turist Ömer'den sonra en çok konuşulan ve seyircinin en çok sevdiği karakterlerden biri de "Ofsayt Osman" olur. Osman Seden'in rejisörlüğünü yaptığı "Şaka ile Karışık" filminde ortaya çıkan bu tip çok tutulur ve Sadri Alışık'ın en çok iş yapan filmlerinden biri olur. "Ofsayt Osman" hayatta hiç gol atamamış, hep ofsayt pozisyonunda kalmış bir adamdır. Beceriksiz fakat çok iyi kalplidir. Çizgili beyaz gömlek, kahverengi yelek, kışın da ceket giyer.

"Turist Ömer"den farkı birçok şey yapmak istemesidir, ama kader ve talih yakasını bırakmaz; şansı yoktur. Nihayet son serüveninde bir gol atar, yani bir kızın hayatını kurtarır ve mutlu olur. "Ofsayt Osman" tipi yerli film seyircisinin çok sevdiği fakir adam tipidir aslında. Fakir, haksever, fedakar ve sevmesini bilen adam... Sadece bunlar yüzünden değil Sadri Alışık'ın oyunculuk yönünden sergilediği başarı dolayısıyla da halkın hafızasına yerleşmiştir.

Dört dörtlük bir sanatçı
1966 yılında çevrilen ve Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Ah Güzel İstanbul" da Sadri Alışık'ın en önemli filmlerinden biridir. İçki yüzünden her şeyini yitirmiş eski bir İstanbul beyefendisi ile artist olmak için evini, köydeki sevgilisini terk edip fuhuşa sürüklenen Ayşe'nin hikayesini anlatan film, Sanremo Bodrig Hera Güldürü Filmleri Festivali'nde Gümüş Ağaç Özel Ödülü'nü alır...

Jön ve kötü adam tiplemelerinden sonra komedi ve dram filmlerinde oynayan Sadri Alışık dört dörtlük bir sanatçı olmuştur artık. "Avare" filminden sonra sesinin güzelliği keşfedilen sanatçı, 45'lik plaklar doldurur. Seyircinin ısrarı ve gazino patronlarının hevesiyle şov dünyasına da adım atar. Turist Ömer tipini sahnede şarkı söyleyerek ve espri yaparak devam ettirir ve halkın ilgi odağı olur.

En yakın "dost"tan en kötü kazık
Hayatta en sevdiği dostlarından biri olan alkol, bir gün ona ihanet edecek ve ölüm döşeğine getirecektir. ABD'ye giden ve "Mucize Eller" lakaplı Münci Kalayoğlu tarafından ameliyat edilen 65 yaşındaki Sadri Alışık, Chicago'lu 30 yaşında bir gencin karaciğerini taşımaya başlar. 1994 yılında son filmi olan Yavuz Özkan'ın yönettiği "Yengeç Sepeti" filminde rol alır ve Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alır... 1995 yılının 18 Mart'ında 70 yaşındayken ailesine, sevenlerine, canı kadar sevdiği İstanbul'a ve sinemaya veda eder.

Ayhan Işık ile olan dostluğu, aile yaşantısı ve kişiliği ile izleyenlerine her zaman örnek olmuş gerçek bir sanatçıdır Sadri Alışık. Sanat yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden asla taviz vermemiş bir çınardır. Türk sinemasında bir ekol, bir fenomendir.
(e-kolay Haber)
864
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.