Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Postacı kapıyı fatura için çalıyor

Postacı kapıyı fatura için çalıyor

Cep telefonu ve İnternet kullanımı mektuplaşmayı azalttı, eskisi kadar tebrik kartı da gönderilmiyor. Artık postacı yerine İnternet'te mail'lerin yolu gözleniyor. Faturalar, ekstreler de gelmese, posta kutusu boş kalacak.

Kimisinde aşk, kimisinde özlem, kimisinde dostluk bulur okuyan... Mektup, bir kavuşmadır tüm ayrılıklara inat. Anneden, babadan, kardeşten, sevgiliden, dosttan... kimden geliyor olursa olsun, telaşlı bir sevinç yaratır. Telefon kullanımının artmasından mı, İnternet'in baş döndürücü hızda sağladığı iletişimden mi, kim bilir, son zamanlarda insanlar bu sevinçten vazgeçiyor. Eskisi gibi mektup yazılmıyor. Faturalar, kredi kartı ekstreleri de gelmese, posta kutusu tamamen boş kalacak. Yıllarca sandıklarda, defterler, kitaplar arasında saklanan, zamana meydan okuyan mektuplar, teknolojiye yenik düşüyor.

Türkiye'de 1993'te 1 milyar 278 milyon, 1996'da 1 milyar 153 milyon, 1999'da 985 milyon ve 2002'de 903 milyon mektup, PTT aracılığı ile sahiplerine ulaştırılmış. 2003 yılının ilk yedi ayında ise 513 milyon 620 bin mektup iletilmiş.

Aynı düşüş, tebrik kartlarında da görülüyor. 1993'te gönderilen tebrik kartı sayısı 244 milyona yaklaşırken, bu sayı 1996'da 210 milyona, 1999'da 136 milyona, 2002'de ise 49 milyona geriledi. Tebrik kartlarında ve mektuplarda görülen azalmanın yavaş yavaş tersine dönmeye başladığını söyleyen PTT Genel Müdürü İbrahim Şahin, mektuplaşmayı ve özel günlerde tebrik kartı göndermeyi yaygınlaştırmak için PTT olarak çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirtiyor.

Son dönemde mektup sayısındaki değişikliği değerlendirir misiniz?
Mektup sayısında aslında hem azalma hem artma var. Bizim klasik mektup diye tabir ettiğimiz, örneğin asker mektupları, babanın oğluna, kızına yazdığı mektuplarda azalma var. Ama gönderi anlamında söylüyorsanız artma var. Eskiden postacı evinize bir mektup getiriyorsa, şimdi onlarca fatura ve belge geliyor.

Kişisel mektup sayısı azalmadan önceki rakamlar, nüfusa göre normal miydi?
Hiç şüphesiz azdı. Biz okuma-yazma özürlü bir toplumuz. Bunu çok üzülerek söylüyorum. Toplumun bunu aşması gerekiyor. Telefonda istediğimiz kadar konuşalım, duygularımızı yazıya aktarmamız kadar kalıcı ve rahat olamıyor.

Neden mektup yazmıyoruz?
Bu, aslında eğitimle doğrudan ilgili bir konu. Üniversite mezunu, üniversite hocaları bile mektup yazmıyor. Bunun aslında okullarda verilen eğitimle yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu, biraz medyanın, biraz okullardaki eğitimin yardımıyla olacak bir şey. Bizim okullarımızda şöyle bir durum var: Okul müdürü ya da öğretmen çocuklarla ilgili görüşme isteklerini velilere çocuklar aracılığı ile bildiriyorlar. Halbuki, örneğin İngiltere'de veliye ilişkin bir açıklama yapılacaksa; bu, mektupla yapılıyor. Bu, olaya biraz ciddiyet katıyor. Ama bizde bu uygulama yalnızca özel okullarda gerçekleştiriliyor. Bu uygulama bile çocukları mektup yazmaya yöneltir.
Türkiye gelişmiş ülkelere göre kişi başına düşen gönderi oranı açısından ne durumda?
Örneğin Amerika'da yılda kişi başına düşen gönderi sayısı 705'ken, Türkiye'de yalnızca 17. Bu, ciddi bir uçurum ama Amerika'daki gönderiler klasik mektuptan oluşmuyor. Bu 705 gönderinin içinde kredi kartı ile ilgili gönderiler, faturalar ve tüm ilgili yazışmalar bulunuyor.

PTT'nin bireysel mektuplaşmayı artırmaya yönelik çalışmaları oldu mu?
Mektuplaşmayı artırmak için filateli denen pul koleksiyonculuğunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Burada filateli şubemiz var, oraya gelenleri abone yapıyoruz. Çocuklara, gençlere mektup gönderiyoruz. Mektupların üzerindeki pullar dikkatle kesilip saklanıyor. Zaman zaman kampanyalar düzenliyoruz. Örneğin '2023 Yılına Mektup' adlı bir kampanya düzenledik. Epey mektup geldi. Şu anda onları tek tek saklıyoruz. 2023 yılında neler olacak? Hep birlikte göreceğiz. Bunun yanı sıra zaman zaman okullar açıldığında gezici ekiplerimiz pulculuğu tanıtmak için dolaşıyor. Orada mektup yazmayı da öneriyorlar. 'Penfriend' olarak geçen mektup arkadaşlığını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Dil geliştirmek ya da filateli için yapılan bu mektuplaşma yıllarca sürebiliyor. Ama hep söylüyorum, biz Türkçe mektup yazmıyoruz ki, İngilizce mektuplaşalım. Bu, tamamen eğitimle ilgili. Zaman içinde umarım eğitim seviyemiz de yükselir. Çünkü düzgün yazı yazamıyoruz, bu nedenle konuşurken de yanlış ifadeler kullanabiliyoruz. Bunun üstesinden okullarımızla geleceğiz.
(Aysun Doğan)
(Tempo)
381
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.