Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kriz evcil hayvanları da vurdu

Kriz evcil hayvanları da vurdu

Hayvanınızı hangi mamayla beslediğiniz önemli. Mama masrafından kısmak hayvanınızın sağlığına mal olabilir.

Burası, Maltepe'de beş katlı bir işyeri, adı Propet. Burada, kliniklere ve pet shoplara başta mama olmak üzere, çeşitli hayvan ürünü satıyorlar. İlk bakışta her şey normal. Oysa binanın kapısından içeriye adımınızı attığınız, hele de içerideki odaların kapısını araladığınız an, buranın diğer işyerlerinden oldukça farklı olduğunu anlıyorsunuz. Bir odada 19, bir diğerinde ise 17 kedi yaşıyor. Patronların odasında başka kediler turluyor, köşedeki kafeste yavru kediler oynuyor. Bununla da kalmıyor, bahçede köpekler koşuyor; besili tavuk Jennifer da onları izliyor.
1996 yılından beri evcil hayvan sektörüne hizmet veren Propet, Iams Company'nin Türkiye distribütörlüğünü yapıyor. Bünyesinde, kedi köpek sahiplerinin aşina olduğu Eukanuba köpek mamaları, Iams kedi mamaları ve Eukanuba Veteriner Diyetleri yer alıyor. Prophet'in sahibi Hakan Akdoğan, kaliteli mamanın hayvan sağlığındaki önemini anlattı.

Kaliteli mamalar hayvanların ömrünü uzatıyor mu?
Normal şartlarda, eğer bir beslenme uzmanı değilseniz, pazardaki en kötü ticari mama, evde hazırlayacağınız mamadan daha iyidir. Hayvanı iyi bir gıdayla beslerseniz, hastalanmayabilir. Böylece siz koruyucu önlemi gıdayla almış olursunuz. Kedi köpek hastalıklarının yüzde 60-65'i, beslenme kaynaklıdır. Siz onu iyi bir şekilde beslerseniz, hayvanın vücut direncini artırıp hastalık riskini yüzde 65 oranında azaltmış olursunuz. Bizimkiler, mümkün olan en ileri teknolojiyle üretilmiş gıdalar. Dolayısıyla, hayvanlar gerçekten zor hastalanıyorlar, ömürleri uzuyor ve sizin toplamdaki giderleriniz azalıyor. Hasta hayvanlar için de formüle edilmiş diyetlerimiz var. Bunlar da, hekimler hastalıkları tedavi ederken, tedavinin çok daha çabuk sonuçlanmasına, hatta hayvanın geri dönüşsüz bir şekilde düzelmesine imkân tanıyor.

Türkiye'de insanlar evcil hayvanlarını kaliteli mama ile besleme konusunda artık daha bilinçliler, değil mi?
Bu tamamen insanların ekonomik durumuyla ilgili bir şey. Bugün dünyanın her yerinde, evcil hayvan beslemek, evcil hayvanın boyutuyla da orantılı olarak, maddi imkân gerektiriyor. Beslediğiniz balık bile olsa; yem, ilaç, akvaryum, filtre almak zorundasınız. Ki balık en az masraflı evcil hayvan. Evlerinde hayvan besleyen insanların eğitim seviyesi çok yüksek. İnternet gelişmeye, veteriner klinikleri de insanları bilinçlendirmeye başladığından beri, hayvanlarını besleme konusunda herkes daha bilinçli. Ancak krizden dolayı hayvanını en iyi mamalarla besleyemeyen çok insan var. Aslında, en iyi mamanın günlük maliyeti 1 milyon TL'nın altında. 30 milyon TL'lık bir paket, kediyi 75 gün idare ediyor. Ama bunu tüketiciye anlatamıyorsunuz. O, bir anda cebinden çıkacak olan paraya bakıyor.

Tüketicinin bilinçlendiğinin göstergesi nedir?
En basitinden, internet sitemize gelen mesajlar. İnsanlar artık hayvanını hangi mamayla beslemesi gerektiğini sormuyor; falanca mamanın içindeki protein değerinin, hayvanının filanca hastalığına iyi gelip gelmeyeceğini soruyor.

Sizin bu konuda ne gibi girişimleriniz oldu?
Burada iş kliniklere düşüyor. Bizim yaptığımız, klinikleri bu konuda eğitmek. Veteriner olmak isteyen öğrenciler fakültelerde, evcil hayvan beslenmesiyle ilgili çok az ders görüyorlar. Fakültelerimizde, evcil hayvan veterineri, büyükbaş hayvan veterineri ya da kanatlı veterineri gibi bir branşlaşma yok. Biz bir tarım ülkesiyiz; eğitim de hâlâ eski sistemin bir parçası. Öğrencilerin tamamı, mezun olurken inek ya da tavuk yeminin nasıl yapıldığını bildikleri halde; evcil hayvanın nasıl besleneceği konusunda fikir sahibi değiller. Biz yedi yıl önce, dekanlıklarla sözleşmeler yapıp öğrencileri boş vakitlerinde evcil hayvan beslenmesi konusunda eğittik. Bütün fakültelere öğrenci temsilcileri yerleştirdik. Yerleştirdiğimiz öğrenci temsilcileri, diğer öğrencileri evcil hayvan konusunda bilgilendirdi. Mezunlar arasından, evcil hayvanla uğraşmak isteyenler şimdi kliniklerde görev yapıyor.

Peki, tüketiciyi bilgilendirmek için girişimleriniz oldu mu?
Tüketici seminerleri düzenledik. Beslenmeyle ilgili broşürler hazırladık. Kedi, köpek yarışmaları düzenledik. Fuarların hepsine katıldık. Buralarda, tüketicilerle bire bir konuşma şansımız oldu. Onların sorunlarını dinledik.

Türkiye'de mama satışının en yoğun olduğu şehirler hangileri?
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya.
Ya İstanbul sınırları içinde?
Normalde, mama satışının en yoğun olduğu bölge, Levent'ten sahil şeridine uzanıp, Şişli belediyesinin sınırlarında bitiyor. Bu bölge, tüm Türkiye çapında en fazla ürün satılan yer. Buna karşın, İstanbul genelinde en çok hayvan beslenen yer burası değil. Avrupa yakasıyla kıyasladığınızda, Anadolu yakasında çok daha fazla evcil hayvan var. Satışın daha az olması ise yine ekonomik nedenlere bağlı.

İŞYERİ VE BARINAK
Propet, sadece kedi ve köpek maması satan ticari bir firma değil; aynı zamanda bir tür hayvan barınağı. Propet'in sahibi Müjde ve Hakan Akdoğan çifti, sokakta karşılarına çıkan kör, topal, sağır ve yardıma muhtaç hayvanları kaptıkları gibi buraya getiriyor, bünyelerindeki veterinere teslim ediyorlar. Şu anda binada 58 sokak hayvanı ikamet ediyor. Aslında bu sayı çok daha fazla olabilirdi ancak buraya gelen hayvanların birçoğuna uygun bir aile buluyorlar. Hayvanları verdikleri ailelerin ekonomisine de katkıda bulunuyorlar. Aşı ve tedavi giderlerini karşılıyorlar. Bunun yanında, yılda 500 civarında sokak hayvanını da kısırlaştırıyor, Türkiye'deki hayvan derneklerinin hemen hemen hepsine de destek veriyorlar. Çiftin beslediği hayvanlar, işyeriyle de sınırlı değil. Evlerinde dokuz, köpek, üç kedi, kaplumbağa, kuş ve iguana besliyorlar. Hayvan ürünleri satmalarına da '94 yılındaki ekonomik kriz vesile olmuş. Krizden sonra hayvanlara verecek gıda bulamayınca, bu işe soyunmaya karar vermişler. Bir hobi gibi başlayan iş büyüyünce artık bir hobi olmaktan çıkmış. Şimdi sadece mama değil, aynı zamanda Pfeizer ve Bayer gibi şirketlerin aşı ve ilaç gibi ürünlerini de pazarlıyorlar. Hakan Akdoğan'ın önceden uğraştığı bilgisayar işi ise, diğer taraftan sürüyor.

TÜKETİCİYİ DESTEKLEYEN KAMPANYALAR
Krizin etkilerinin sürdüğünü belirten Hakan Akdoğan anlatıyor:
"Satışlarımızda düşüş var. Kriz aslında derinleşerek gidiyor. Kriz sırasında işsiz kategorisinde olan insanlar, şu anda iş bulur pozisyonda değiller. Bizim alıcı kitlemiz, belirli bir gelir seviyesinin üzerinde olan beyaz yakalılar, profesyoneller ve öğretim üyeleri. Krizde ilk darbeyi yiyen bu kesim oluyor. Çünkü yüksek gelir düzeyi, yanında yüksek harcama getiriyor. Gelir düzeyi gittiği anda, yüksek harcamayı düşürmek de haliyle bir süre alıyor. Kimi kenardaki parasını yiyor, kimi ise vadeli borçlarını ödemeye çalışıyor. Hiçbirinin eski geliri yok. Malum, kriz dolayısıyla dövizle orantılı olarak ürün fiyatları da artıyor. Alıcı kitlelerinin geliri düşüyor, ürünün fiyatı yükseliyor. Bir yerlerden kısmak zorundalar ve bu konuda ciddi anlamda fedakârlık yapmak istemeyenlerin ilk kıstığı yer, evcil hayvanlarının bakımı oluyor.

Biz, tüketiciyi destekleyen kampanyalar düzenliyoruz. Krizden bu yana, doların TL karşısındaki artışı yüzde 110 olduğu halde, bizim ürünlerimizdeki fiyat artışı yüzde 70'te kaldı. Bir yandan da ithal mamalardaki KDV oranının düşürülmesi için uğraşıyoruz. Ne de olsa, kedi ya da köpek maması da bir gıda. Balık ve kuş yeminde KDV oranı yüzde sekiz iken, köpek mamasında yüzde 18. Halbuki her ikisi de evcil hayvan gıdası."
(Melis Çelebi - Radikal)
562
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.