Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kadınlar haklarını bilmiyor

Kadınlar haklarını bilmiyor

İstanbul Barosu, aile içi şiddeti engellemek amacıyla çıkarılan "Ailenin Korunmasına Dair Kanunu" ne muhatabı kadınların, ne polisin ne de hakimlerin bildiğini açıkladı. Baro kadınlara ücretsiz hukuki yardım sağlıyor.

İstanbul Barosu Hakları Uygulama Merkezi'nce, 17 ayda yaklaşık 8 bin 300 kadına danışmanlık hizmeti verildi ve avukatlık ücreti alınmadan 633 dava takip edildi.

Kadınlara hukuki yardım sağlanması, davalarda da ücret almadan avukatlık hizmeti vermesi amacıyla kurulan ve Türkiye'de ilk olan İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi, kurulduğundan bu yana geçen 17 aylık sürede yaklaşık 8 bin 300 kadına danışmanlık hizmeti verdi. Aynı dönemde avukatlık ücreti alınmadan 633 dava üzerinde çalışıldı.

Kadın hakları konusunda meslek içi eğitim alan 93 avukatın görev yaptığı merkez tarafından takip edilen davaların 410'unu boşanma, 120'sini nafaka, 25'ini babalık, 20'sini ceza davaları, 20'sini Ailenin Korunmasına Dair Kanun'la ilgili davalar, 15'ini tecavüz, 15'ini velayet ve 8'ini de tazminatlar oluşturdu.

Kadın için bilgiye ulaşmak lüks

Merkezin Çalışma Grubu üyelerinden avukat Ayşegül Kaya, Türkiye'de kadınların yüzde 30'unun okuma-yazmayı hiç bilmediğini, birçoğunun ilkokul mezunu olduğunu belirterek, kadın için bilgi ile bilgiye ulaşmanın bir lüks haline geldiğini ve bu şekilde yasal haklarından da haberdar olamadıklarını söyledi.

Toplumun genelinde hak arama bilincinin olmadığını ifade eden Kaya, zaman zaman zorda kalan erkeklerin "el yordamıyla" yasal haklarına ulaştığını, ancak kadınların dış çevreden uzak tutulmaları nedeniyle böyle bir şanslarının olmadığını kaydetti.

Kadınların bulunduğu konumda kalmalarını ve boyun eğmelerini sağlamak için toplumda çeşitli "hukuksal mitler" oluşturulduğunu dile getiren Kaya, zaten hukuki hakları konusunda bilgi sahibi olmayan kadınların, yaratılan bu durum nedeniyle de hukuk yoluna başvurmaktan korktuklarını bildirdi.

Hukuksal yardım isteyen kadınların birçoğunun çok basit ve aslında ayrıntı olan sorularla karşılarına çıktığını anlatan Kaya, şöyle konuştu:

"Örneğin hukuk mitlerinden biri, çocukların erkeğe verileceği konusudur. Bu kesinlikle doğru değildir. Çünkü Türkiye'deki hakimler bilirler ki, çocuğa ancak annesi bakabilir. Bu nedenle davalarda yüzde 99'a varan bir oranla çocuklar annelerine verilir. Babanın durumunun iyi olması da bir şey ifade etmez. Zira babadan alınan nafakayla çocukların annede bakılmasına karar verilir."

Boşanmada kadının hakları

Ayrılıklarda erkeklerin eşlerini hiçbir şey vermeden kapı dışarı etmekle tehdit ettiklerini söyleyen Kaya, yasal olarak kadınların evdeki eşyaların bir bölümünü almaya, tazminat talep etmeye ve nafaka bağlatmaya hakları olduğunu belirtti.

Hukuki mitleri aşabilmenin tek yolunun bilgilendirmeden geçtiğini ifade eden avukat Kaya, toplumda bir hukukçuya ulaşması güç olan kadınlara yardım etmek amacıyla oluşturulan Kadın Hakları Uygulama Merkezi'nin, hukuk ve hak bilincinin yerleşmesi için çok yoğun şekilde çalıştığını kaydetti.

Merkezin bir görevinin de bazı konularda devletin gerekli düzenlemeleri yapması için baskı oluşturmak olduğuna işaret eden Kaya, meslek içi eğitim ile avukatlara, hatta bazı pilot bölgelerde karakolda görev yapan polislere bile eğitim verdiklerini söyledi.

Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un uygulamalarının çok sınırlı kaldığını savunan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile içi şiddeti engellemek amacıyla çıkarılan Ailenin Korunmasına Dair Kanun'u ne muhatabı kadınlar, ne polis, ne de hakimler biliyor. Uygulamaya kalktığımızda çeşitli sorunlar çıkıyor. Bazı hakimler delil istiyor, duruşma günü veriyor. Oysa bu kanuna göre, başvuruda bulunan kişinin korunması için çok acele tedbir kararı alınması gerekir."

Avukat Kaya, aile içinde şiddet gören kişiden şiddeti uygulayanın 6 aya kadar uzak tutulmasını öngören yasanın işlerlik kazanması için tanıtılması gerektiğini vurguladı.

Barodan hukuki yardım

Kadın Hakları Uygulama Merkezi Çalışma Grubu üyelerinden Emel Ataktürk de, merkeze başvuran kadınlara, içinde bulundukları duruma göre hukuki hakları konusunda bilgi verdiklerini, ancak kararlarına karışmadıklarını söyledi.

Şiddet gördüğünü belirterek başvuran kadınları Ailenin Korunmasına Dair Kanun'dan yararlanmaları için yönlendirdiklerini anlatan Ataktürk, "Kanunun muhatabı olan kişiler, kanun hakkında bilgiye sahip değil. Bu nedenle de yaygın olarak kullanılmıyor. Zaten sanırım 3 büyük kent dışında kanundan faydalanan kadın da yok. Anadolu'da şiddet gösteren bir erkeği evinden uzaklaştırmanın mümkün olacağını sanmıyorum" dedi.

Şiddet gören kadın ne yapacak?

Şiddete maruz kalan kadının öncelikle en yakın karakola başvurması gerektiğini belirten Ataktürk, karakolun kadını savcılığa göndermekle yükümlü olduğunu, en önemlisi de kadının adli tabipten şiddet gördüğüne dair rapor alması gerektiğini bildirdi.

Kadının savcılık tarafından Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yönlendirileceğini ifade eden Ataktürk, şunları kaydetti:

"Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında mahkeme, en kısa sürede şiddet gösteren kişiye yönelik tedbirler alır. Örneğin, şiddet gösteren eşin eve girmesini yasaklar, silah taşıyorsa bunu yasaklar. Kısacası şiddet gören kişinin korunmasına dair her türlü tedbiri alır. Alınan tedbir kararı Cumhuriyet Savcısı'na gönderilir. Savcı da kolluk güçlerine bu durumu bildirir. Hakkında tedbir kararı olan kişi, karara aykırı davranış gösterirse cezai işlem uygulanır."

Mahkemelerin tedbir kararı alırken çoğu zaman nafaka istemini reddettiklerini dile getiren Ataktürk, mahkemelerin kadınların maruz kaldıkları "ekonomik şiddeti" de göz önüne almaları gerektiğini sözlerine ekledi.
488
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.