Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Huzurlu yaşamanın sırlarını yazdı

Huzurlu yaşamanın sırlarını yazdı

'Huzurlu Yaşama Sanatı'nın yazarı Prof. Dr. Toksöz Bayram Karasu: 'Mutluluğa ve huzura giden yolun bir sonu yoktur. Yalnızca başlama noktası vardır. Bulunduğunuz nokta ise başlamak için en iyi yerdir'

Albert Einstein Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Toksöz Bayram Karasu'nun yazdığı ve ABD'de best seller olan 'The Art of Serenity' kitabı 'Huzurlu Yaşama Sanatı' (Boyner Yayınları) adıyla Türkçeye de çevrildi. Doğduğu Erzurum'u 50 yıl sonra ziyaret eden Karasu, kitabıyla ilgili sorularımızı yanıtlarken çiftlere, kendilerini sekse değil sevgiye odaklamalarını tavsiye etti.

Evlilikte en önemli unsur nedir?
Sağlıklı bir birliktelik için eşlerin birbirini çok iyi seçmesi gerekiyor. Halk arasında söylenen 'Anasına bak, kızını al' deyişi çok doğrudur. Ama sadece anasına değil, babasına da bakmak gerekir. Hangi aileden geldiği önemlidir. Evlendikten sonra birbirinize saygı gösterin. Bize seksin çok önemli olduğunu öğretiyorlar. En büyük aşk ile dolu olan çiftler bile bir süre sonra seks yapmaktan bıkmaya başlar ve bir başkasıyla birlikte olma ihtiyacı duyarlar. Bu yüzden kendinizi sekse değil, sevgiye endeksleyin. İyi birer arkadaş olun.

"Sevgi mukaddestir"
Evliliğin uzun süre devam etmesi için nelere dikkat etmek gerekiyor?
ABD'de evliliği yürütemeyenlerin yüzde 55'i boşanmış, yüzde 30'u ise çevre baskısı ve diğer faktörlerden dolayı boşanmaya cesaret edememiş. Evlilikte yaşanan sorunlara karşı en önemli davranış biçimi hoşgörü yöntemidir. Evliliğin yürümesi için eşler, yaptıkları hatalardan dolayı birbirlerini mutlaka affetmeli ve o olayı da unutmalıdır. Aradan üç-beş yıl geçtikten sonra "Sen işte böyle yapmıştın" demek, o olayın affedilmediğini, unutulmadığını ortaya çıkarır. Bu eşler arasında huzursuzluk yaratır. Eşler birbirlerinin hatalarına katlanmak zorundadır. Bunun için "Affet ve unut" evliler için bir slogan olmalıdır.

Huzurlu yaşama sanatı nasıl bir şey?
Ben kitabımda, mutluluğun para, ev ve arabalarda olmadığını anlattım. Huzur için, insanları, işimizi, çevreyi ve ait olmayı sevmemizin gerekli olduğunu söyledim. Sevginin mukaddes olduğunu ifade etmeye çalıştım. Amerikalılar, Avrupalılar mutlu kişiyi aldığı eşyalarla ölçerler. Yani, "Ne kadar büyük evleri, ne kadar güzel arabaları var" diye. Oysa huzur Erzurum'da, Pasinler'de "almak" değil "olmak"tır. Sevmek, sevilmek, cömert olmaktır. Ben huzurlu olmak için çalışıyorum. Aldıklarınızın bir bölümünü muhtaçlara verirseniz mutlu olabilirsiniz. Günümüz dünyasında insanlar mutlu değil. Çünkü onlar sadece yeni bir araba veya ev aldıkları zaman küçük bir sevinç yaşıyorlar. Aradan bir-iki gün geçtikten sonra yeni şeyler almak istiyorlar.

Kişinin en büyük hayali zengin olmak değil midir?
İnsanlar genellikle mutluluğu hiç olmadık yerlerde ararlar. Mal, mülk, para ve iktidar elde ederek içlerindeki çatışmayı çözmeye çalışırlar. Ama sonunda elde ettikleri şey tatminsizlik ve eksiklik hissidir. Aradıkları ancak kolayca dile getiremedikleri "şey" ise ellerinden sürekli kaçıp gider. Evlenir, boşanır, aşk maceraları yaşar, yaptıkları işleri, yaşadıkları kentleri değiştirirler. Ama her değişiklikle birlikte mutsuzluğun ve huzursuzluğun geçici olarak azaldığını, iç kemiren bir hoşnutsuzluğunsa geri geldiğini görürler. Ruhunuzun derinliklerine dalarsanız, kendinize huzurlu ve sakin bir hayat bulursunuz.

Huzuru arayanlar için bir reçete söyler misiniz?
Başkalarını sevmek, çalışmayı sevmek, ait olmayı sevmek, kutsala inanmak, birliğe inanmak ve değişmeye inanmaktır.

Mutluluğun sonu var mıdır?
Mutluluğa ve huzura giden yolun bir sonu ya da bitiş çizgisi yoktur. Yalnızca başlama noktası vardır. Bulunduğunuz nokta ise başlamak için en iyi yerdir.

"Ruhun derinlik yolları bazen çok ayartıcı yerlerden geçer"
Sevmeyi bilmiyor muyuz?
Sevmek herkesi olduğu gibi sevmektir. Akıllıyı, akılsızı, zengini, fakiri, güzeli, çirkini sevmektir.

Çalışmayı sevme ilkesini açıklar mısınız?
İşinize şevkle dalarsanız gerçek kendinizi bulursunuz. Ruhun derinlik yolları bazen çok ayartıcı yerlerden geçer. Durmayın, dalın.

Ait olmayı sevmekle neyi anlatmak istiyorsunuz?
Ait olmak kendinizden belli ölçüde feragat etmek ve ortak yaşamla ilgilenmektir. Kendi başarınızı değil, toplumun başarısını hedeflemektir.

Kutsala inanmak nedir?
Sağlık, hastalık, acı, neşe, keder, kayıplar, başarılar ve yenilgiler dahil bütün deneyimler kutsaldır.

Ya birliğe inanma ilkesi?
Bu hepimizin bir bütün olduğumuzu hissetmektir.

Değişime inanmak nasıl olur?
Bu ruhsal devamlılığa inanmaktır. Yaşlanmak ölüm, doğum ve yenileme devrinin bir parçasıdır.
(Milliyet)
477
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.