Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Hamsi bereketinin sırrı

Hamsi bereketinin sırrı

Karadeniz'e, 1980 yılında Kuzey Amerika kıyılarından, gemilerin balast suları ile gelen ve hamsinin besin kaynağı plaktonlarla beslendiği için hamsi varlığını tehdit eden''Mnemiopsis Leidyi'' adı verilen canlının, yine aynı yöntemle Karadeniz'e gelen ''Beroe'' isimli başka bir canlı tarafından kontrol altına alınması hamsi populasyonunu arttırdı.

Sinop Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Bat, Mnemiopsis Leidyi'nin denizanasına benzeyen ve hamsinin besin kaynakları ile beslendiği için hamsi popülasyonunu ciddi şekilde tehdit eden bir canlı olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Bat, araştırmacılar, ekolojik dengeyi bozan bu canlıdan nasıl kurtulunabileceğini düşünürken, yine gemilerin balast suları ileKaradeniz'e gelen ve bu canlı ile beslenen ''Beroe Ovata'' isimli canlı tarafından hamsi katili Mnemiopsis Leidyi'nin tüketilmeye başlandığını belirtti.

Mnemiopsis Leidyi'nin Karadeniz'i istilası sonucu sadece hamsinin değil başka türlerin de etkilendiğini ifade eden Doç. Dr. Bat, balık stoklarının 1993 yılında 600 bin tondan 100 bin tona düştüğünü, hamsi avının ise 1988'de 295 bin ton iken 1990 yılında 66 bin tona gerilediğini söyledi.

HAMSİNİN İMDADINA YETİŞTİ
Mnemiopsis Leidyi'nin verdiği zarar ve bu türü kontrol altında tutabilmek için çözüm yolları düşünülürken, 1997 yılında Mnemiopsis'indoğal düşmanlarından ve bir başka taraklı denizanası türü olan Beroe'nin Karadeniz'e ikinci bir misafir olarak geldiğini anlatan Doç.Dr. Bat, bu türün 1999 yazı sonunda bütün Karadeniz'i kaplamasıyla ekolojide yeni bir değişim sürecine girildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Bat, Karadeniz'de yürütülen çalışmalar sonucunda Beroe'nin, Mnemiopsis popülasyonunun biyokütlesinin yüzde 26'sını tüketebildiğinin ortaya konulduğunu kaydetti.

Karadeniz ekosistemi için tehlikeli boyutlara kadar gelen yabancıtürlerin istilasının şimdilik tehlike olmaktan çıktığını dile getiren Doç. Dr. Bat, Türkiye ve Karadeniz'e komşu diğer ülkelerde yürütülen çalışmalarla, Karadeniz ekosisteminin geniş ölçekte ve mevsimsel olarak incelendiğini anlattı.

Doç. Dr. Bat, Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler tarafından NATO desteğiyle yürütülen ''Beroe Ovata'nın Karadeniz ekolojisine etkisi'' ile ilgili bir proje çalışması, geçen yıl ve bu yaz Rus bilim adamlarının Sinop'a gelmesi ile gerçekleştirildiğini ve halen devam ettiğini bildirerek, ''Elde edilecek sonuçlarla Karadeniz'in biyo-ekolojik yapısı ile balıkçılığın nasıl etkileneceği ve hangi önlemlerin alınabileceği tespit edilecektir'' dedi.

Büyüklüğü en çok 100-120 mm olan Mnemiopsis Leidyi, zooplanktonlar, balık yumurtaları ve larvalar üzerinden besleniyor. Bucanlı, bir günde kendi vücut ağırlığının 10 katı miktarda beslenebiliyor.

Son günlerde artan hamsi bolluğunun, balıkçıların ve vatandaşların yüzünü güldürdüğünü hatırlatan Doç. Dr. Bat, bu bereketin ardında önemli bir tesadüf yattığını belirterek, ''Hamsinin azalmasındaki en önemli etken olan Mnemiopsis Leidyi'nin düşmanı olan Beroe'nin gemilerin balats suları ile gelerek, bu türü kontrol altına alması Karadeniz için büyük şanstı'' diye konuştu.

Doç. Dr. Bat, Beroe'nin dışında balık bereketinin ardındaki bir diğer gerçeğin ise balıkçıların eskiye göre daha bilinçli avlanmaları ve av yasaklarına uymaları olduğunu kaydetti.

(aa)
420
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.