Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'En pahalısını al' modası

'En pahalısını al' modası

Modacılar ya tüketime hazır ancak ucuz ürün arayan gençleri ya da 'kalite eşittir pahalı ürün' sloganıyla farklılık arayan zenginleri hedefliyor.

ABD'de George W. Bush'un ikinci kez başkan seçilmesi dünyada kaygıyla karşılanırken, tekstil sektörü de sonuçtan memnun değil.

Seçimden sonra ortaya çıkan ABD Doları'nı düşük tutma taktiği, petrol fiyatlarının yükselmesi ve ABD'nin 2005 yılından itibaren kalkacak olan Çin kotalarına karşı yeni önlemler alacağını açıklaması tekstil dünyasını 'Korktuğum başıma geldi' misali kara kara düşündürüyor.

ABD'nin Çin'e karşı ithalat limiti koyacağı kesinleşirken, Amerikalı ithalatçılar ateş püskürüyor. United States Assocation of Importers of Textile adına bir basın bülteni yayımlayan Brenda Jacobs, daha ucuz ürün ithal ederek tüketimi artırmak amacıyla 10 yıldan beri yapılan kotaları kaldırma çalışmalarının Bush tarafından frenlenmesinin ithalatçıları ucuz üretim imkânını başka ülkelere yönelteceğini ve üretimi ülke içinde tutma çabalarının işe yaramayacağını belirtiyor.

AB ülkeleri ise bu gelişmeleri yakından takip ederken, Avrupa'ya da yansıyacağı kesin olan bu gelişmeye karşı taktik çalışmalarını hızla sürdürüyor. Fransa, eylül ayından beri satışlarda yüzde 5'lik bir artış kaydedildiğini, Printemps, Bon Marche, Galeries Lafayette gibi department-store'larda ise bu artışın promosyonlar sayesinde yüzde 10'lara vardığını belirtiyor.

Ancak Bush'un seçilmesinden sonraki haftalarda bu artışın düştüğü not ediliyor. Fransa, tekstilde yaşadığı krizi henüz atlatmış değil. Philippe Adec, Coramy gibi köklü ve dünyaca tanınmış markaların iflasa gitmesi ve birçok firmanın da zor günler geçiriyor olması kaygı verici olarak nitelendiriliyor. Ünlü ayakkabı markası Stephane Kelian ve Jean Paul Gaultier ise bünyelerinde değişikliklere gidiyor.

Avronun ABD Doları karşısında aşırı değer kazanması, Fransa başta olmak üzere Avrupa tekstilini negatif yönde etkiliyor. Çin'deki maaşların, Romanya'daki maaşlardan çok fazla farklı olmadığını belirten uzmanlar, asıl problemin Çin para biriminin avro karşısındaki zayıflığından kaynaklandığını belirtiyor.

Fransa'da kötü günler...
Kotaların sona ermesiyle Fransa'daki Çin pazarının daha da büyüyeceğini hesaplayan uzmanlar, Fransız tekstilini kötü günlerin beklediğini belirtiyor. Moda ve tekstilin yeni bir viraja girdiğini belirten uzmanlar, yaşlanan konseptlerin ilgi yitirdiğini ve hızla değişen moda dünyasının, tüketime hazır, ancak ucuz ürün arayan genç kitlelere yöneldiğini belirtiyor. Tüm dünya tekstilinin Çin'e yönelmesi ve kotaları kaldırma çabaları da bu nedenle ilgi görüyor.

Lüks sektörü ise aksine son yıllarda yükselişte. Belirli bir kitleye hitap eden ünlü markalar, kaliteden taviz vermeme taktiklerinde başarılı bir yolda ilerliyor. 'Kalite eşittir pahalı ürün' sloganı ilgi görüyor ve belki de bu kitleyi geniş kitlelerden ayıran bir özellik olarak mutlu ediyor. İtalya, kaliteli üretimdeki konumunu koruyor. Henüz teknik ve bilgi açısından geride kalan Çin'in şimdilik bu pazara hâkim olması beklenmiyor. Türkiye, korkularını bu yöne çevirmeli kanımca. Kaliteli mal konusunda ülkemizin hızla çalışması ve bu boşluğu dolduracak kapasiteye erişmesi gerekiyor.
(Radikal)
295
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.