Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Dün gece Bülent Ersoy'u devirdim' demek için sıradalar

'Dün gece Bülent Ersoy'u devirdim' demek için sıradalar

Yeni imajı, Tarkan'la düeti, kendisinden küçük yaştaki sevgilileri, aldatılması gibi polemiklerle sık sık gündeme gelen Bülent Ersoy, ilginç bi açıklamada bulundu: Bende ihanet yok. İstesem yapamaz mıyım? En âlâsını yaparım. "Dün gece ben Bülent Er-soy'u devirdim" diyebilmek için kaç kişi bekliyordur sırada...

Habertürk'ten İzzet Çapa Bülent Ersoy'la ses getirecek bir röportaj yaptı. İşte o röportaj:

Kısa bir süre önce Bülent Hanım'la bir 'ön röportaj' yapmıştık... Şimdi "Ön röportaj da ne ola ki?" diye sormayın, anlatamam vallahi... Ön, öndür, bu da arkası... Yani devamı :) Türkiye'nin 'Diva'sı Bülent Ersoy'la röportajımıza başlıyoruz...

Baştan güncel bir sual yöneltsem size; İbrahim Tatlıses evlendi malum. Siz Derya'cı mısınız, Perihan'cı mı, Asena'cı mı, yoksa Ayşegül'cü mü?
Yorum yaparsam kendime ters düşerim, o hanımefendilerin hepsini tanırım. Arkadaşımız çokeşli zaten...

Bu arada en az İbrahim Bey'in evliliği kadar, sizin yapacağınız izdivaç da insanların kafasında soru işareti. Genç eşler konusunda çok eleştiriliyorsunuz...
Hissettiğim yaştayım. Ayrıca bu benim özel hayatım. İnsanlar kendine baksın. O zaman ben de sorarım, "Millet, para uğruna kendilerinden 40-50 yaş büyük erkeklerle nasıl beraber oluyor?" diye.

Berk ile o genç kızın görüntüleri çok yazılıp çizildi. Çekemiyorlar mı sizi?
Bir kadınla bir erkek eskiden yan yana gelemez, arkadaşlık edemezlerdi. Şimdi gayet normal arkadaşlık ediyorlar. Birlikte yürürken görülmüşler. Bunda ne var?

Beyefendinin kulağını çektik mi?
Haşa... Haddim değil. İlişkilerimde Bülent Ersoy'luk yoktur. Ayrıca hanımefendiyi de tanıyorum. Uzatmanın da anlamı yoktu.

Peki hep aldatıldığınız konuşuldu. Ya Bülent Ersoy? O hiç aldattı mı?
Asla. Benim lugatımda bir evliliği, bir ilişkiyi bitirmeden böyle teamüllerde bulunmak olamaz. Birini beğenirsem, zaten öbür ilişkimi bitiririm.

"Bende ihanet yok" diyorsunuz...
Kesinlikle. İstesem yapamaz mıyım? En âlâsını yaparım. "Dün gece ben Bülent Er-soy'u devirdim" diyebilmek için kaç kişi bekliyordur sırada. Sadece bir gece. Evlilik, nişan, düğüne gerek bile yok. Ama yapmam, yapamam.

Pek çok kişi sizi üzecek eleştirilerde bulundu...
Dinime küfreden Müslüman olsa. Beni kritize edecek kapasitede olmayan insanlar meydanı boş buldu, ahkâm kesiyorlar.

Daha açık konuşsanız. Kim onlar ve ne yaptılar da "Dinime küfreden" diye tanımladınız?
Konuşturmayın beni. Şarkıcı olmak için, müzik dersi aldığı hocasının parasını vermemek için, hocasıyla nikâhsız beraberlik yaşayan ve alt kadromda çalışan 'namus abidelerini' bilirim bu âlemde. Kim onlar? Niçin bana soruyorsunuz? Bunu bana değil Coşkun Sabah Beyefendi'ye soracaksınız.

Peki gelelim yeni imajınıza... Yıllardır klasik görüntüsüne alıştığımız Bülent Ersoy, yeni albümüyle birlikte herkesi şaşırtacak bir görüntüye büründü. Yepyeni bir imaj, seksi bir görünüm, seksi kıyafetler falan...
Her şeyden önce çok iyi okurum... Hakkımda konuşmak isteyen insanları önce sesimle döver, sonra da bilgimle gömerim. Benim sesle, sanatla ilgili problemim yok.

O hepimizce malum. Ben yeni imajınızı sormuştum...
Bülent Ersoy'un yaşı yok ya, modası da geçmez. Mevsimler değişir Bülent Ersoy'un mevsimi aynı kalır. Ben her devrin, modası geçmeyen bir markasıyım. Allah'ın dokuduğu kumaş hiçbir zaman bozulmaz.

Aslında çok müşkülpesentsiniz değil mi? Giyim kuşam, arkadaş seçimi...
Evet efendim ziyadesiyle..

Peki Kıbrıs'ta Hülya Avşar'la... (Tam bu esnada, neredeyse lafı ağzıma
tıkarcasına konuşuyor)

Lütfen, bu konuyu hiç açmayınız. O adı telaffuz dahi etmek istemiyorum, çünkü ağzım çok kıymetlidir benim.

Adını telaffuz edemiyor musunuz?
Edemem değil etmem. Edemem ayrı, etmem ayrı. Anlatabiliyor muyum!

Peki sizinle yaptığımız ilk röportaj sonrası Fahrettin Aslan'la ilgili söyledikleriniz için insanlar üzerime geldi, ölmüş bir insanın arkasından konuşmuşmuşuz!..
Fahri Bey konuşamaz, rahmetli oldu ama kendinden hasıl olma çocuğu var yaşayan, Sacit Bey. Ayrıca yaşanıl mışlıkları dile getirmek benim en doğal hakkım. Tarih niye yazılır; okunsun diye...

O konuşmamızda "Fahrettin Aslan'la platonik flört ettim" demiştiniz. Biraz daha açar mısınız bunu?
Ne diyeyim şimdi? Sacit Aslan'ın cici annesiydim. Onu mu söyleyeyim?

Madem bu kadar özele girdik, müsaadenizle soralım: Fahri Bey'in dışında başkasından da dayak yediniz mi?
Hayır. Sadece Fahri Bey'den... Onu da çarpıtarak anlatıyor insanlar. Üstelik Fahri Bey'den bir değil, iki kez dayak yedim.

Peki ikincisi neden? Maksim'in kulisinde bir tokat attı. Ama beni çok severdi. Her türlü sevgiyi bende bulmuştur.
Bir de geçenlerde şarkıcı Doğuş'un bir açıklamasını okudum. "Parasız günlerimde karşıma çıksa ben de Bülent Ersoy'la evlenirdim" diyor. Doğuş o zamanlar zaten karşıma çıkmıştı... Nasıl yani? Ne oldu peki? Ben kendisini seçme hakkımı kullanmadım efendim.

'Tarkan'ın huyu suyu bana benziyor'
Son albümünüz için Tarkan' la düet yaptınız... O da sizin gibi çok titizmiş diyorlar...
Doğru... Ben stüdyoya girdiğimde çok vıdı vıdıcıyımdır. Her şeyin üzerinde fazlasıyla dururum ama bir de baktım ki maşallah onun da benden aşağı kal ır yanı yok. O zaman dedim ki; "Demek büyük starlar hep böyle zor tatmin oluyor ve mükemmel iyetçi oluyorl ar!"

Neler oldu stüdyoda?
Ben yüksek topuklarla gitmiştim stüdyoya. Çıkardım ayakkabıları, taktik ikimiz de kulaklıkları. Şarkının "Kooooor koor azgın yangınlarda can evim, ciğerim yanıyor" kısmını beraber okuyoruz. Dinliyoruz sonra... Bir daha dinliyoruz... "Bir daha okuyalım mı?" diyoruz... Bir daha, bir daha derken gün ağardı ezanlar okundu bitti... Ama hakikaten iftihar edilecek bir iş çıktı ortaya... Maşallah Tarkan Beyefendi'nin de huyu suyu bana benziyormuş.

Tarkan'ın kıl tarafları da var mı peki?
Ne münasebet, eserini hediye etti... Bir de geldi stüdyoda düet yaptı...

Para almadı mı?
Hediye etti diyorum ya... "Bir ricam var, bugüne kadar hiç kimseden bir şey istemedim... Sizin sesinizle büyüdüm, bir resim çektirebilirdik. Böyle ufak şeylerle mutlu olan bir ruh asaleti var.

'Kıvanç'ı getirdiler de ben seçmedim!'
Diyelim ki ıssız bir adada yaşamaya mahkûmsunuz. Kıvanç Tatlıtuğ, Beyazıt Öztürk, Acun llıcalı... Birini seçeceksiniz. Ama unutmayın bunun yemeği var, odun toplayıp ateş yakması var... Hangisini seçerdiniz?
Anlıyorum efendim. Ayrıca aşkı var, meşki var, her şeyi var bunların.

Tabii, olayın o boyutu da var...
Başka seçenek yok mu?

Niye ki?..
Çünkü hiçbirini seçmezdim. O kırmızı çocuk var ya, hani bütün kızlar ona hayran.

Kıvanç Tatlıtuğ mu?
Ya evet. Onu bana zamanında getirdiler. Karşıma geldi diğerleriyle birlikte. Sebilhane bardağı gibi dizildiler. Erkan Özerman getirmişti bana onları bir klip çekimi için. Ben seçmemiştim onu, ama şimdi insanlar bayılıyorlar.

Çirkin olduğu için mi?..
Yok, yok. Hiç alakası yok. Çocuklar genç çocuklardı o zaman. Yarışmaya da girmişl erdi. Ama ben yine de seçmemiştim. Kim bilir belki benim zevksizliğim de olabilir yani.

Estağfurullah...
Yani, olabilir... Çünkü ben esmer seviyorum.
412
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.