Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Bürokrasinin doğduğu yer

Bürokrasinin doğduğu yer

Arslantepe'de yapılan kazılarda dünyanın en eski kılıçları ve Yakın Doğu'da bilinen ilk saray tipi bina bulundu. Araştırmayı yürüten Prof. Fragipane, "Arslantepe, Mezopotamya gibi devletin doğması sürecinde yer alan bir merkezdi. Buradaki çalışmalarla tarih yeniden yazılabilir" dedi.

Malatya yakınlarındaki Arslantepe kazı bölgesinde dünyanın en eski kılıçlarını bulan İtalyan arkeoloji profesörü Marcella Fragipane, Arslantepe'yi keşfederek tarihin yeniden yazılabileceğini söyledi. 1977 yılından bu yana Arslantepe'de çalışmalarda bulunan Roma La Sapienza Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi'nden Prof. Fragipane, "Kılıçları 10 yıl önce bulduğumuzda önemli olduklarını biliyorduk, ama konunun bütününü anlayamıyorduk. Çalışmalar devam ettikçe anladık ki, sadece Mezopotamya değil Arslantepe de devletin doğması sürecinin içinde yer aldı. Artık Mezopotamya gibi, Anadolu'da da Arslantepe'de ilk kent yaşamı olduğunu biliyoruz" dedi.

İki tapınak, çok sayıda mühür
Arslantepe'nin bir kompleks olduğunu da belirten Prof. Fragipane, "Birbirleriyle bağlantılı, farklı fonksiyonları olan bürolar, ayrıca iki tapınak, gıda ambarları var. Burası bir sömürge yeri değildi, yerel bir merkezdi" diye konuştu. Kazılarda ortaya çıkarılan yapı ve malzeme sayesinde çerçevenin tamamlanmaya başlandığını söyleyen İtalyan arkeolog, 2000 yılında çok fazla sayıda mühür bulduklarını, bu delilleri araştırdıklarında, Arslantepe'de yaşayanların halen yazmadıklarını anladıklarını söyledi.

Mühür ve bürokrasi
Prof. Fragipane şunları kaydetti: "Arslantepe'de yaşayanların yazmadan, sanki fatura gibi ticaretlerini mühürlerle belgelendiriyorlardı. Diyebiliriz ki, görevli memur ticaret yapana mührü veriyordu, kontrole gelen diğer görevli ise bu mührü kırıp bir kenara koyup sayıyorlardı.Bu görevlilerin olması, belki de bürokrasinin doğuşu olarak düşünülebilir."

Dünyanın en eski kılıçları
Arslantepe'deki kılıçların dünyanın en eski kılıçları olduğunu belirten Prof. Fragipane, elde edilen veriler dahilinde bunların İ.Ö 3300-3000 yıllarına ait olduğunun anlaşıldığını söyledi. Fragipane, "Bazı kılıçlar gümüşten. O zamanlarda büyük metal teknolojisi olduğunu anlıyoruz. Bulunan dokuz kılıç, olağanüstü bir şekilde tek parça halinde ve üzerleri işlemeli olarak çıkarıldı" dedi.
330
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.