Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Ankara'nın denizi: Çakraz

Ankara'nın denizi: Çakraz

Ankara'ya 320, İstanbul'a 435 kilometre uzaktaki Çakraz'ı sevmek biraz kedi sevgisi gibi bir duygu belki: "Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir."

1831 tarihli bir gezi rehberindeki, "Hiç durmaksızın yol almak, seyahat etmenin en sıradan, en anlamsız biçimidir. Yalnızca çok yol gitmiş olursunuz o kadar" uyarısı tam Ankara-Çakraz yolculuğuna uygun. Ama dinlenmeyi "yorucu" hale getiren bir çok tatil projesi gibi, tuzağa düşmeden. Bolu'yu teğet geçip, Mengen'de öğle yemeği, Devrek'e göz atış, Amasra'da çay-kahve molası ve Çakraz'a varış. Ankara-Amasra-Çakraz arasındaki 320 kilometre, böylesi molalı bir ritimle, dört, dört buçuk saatte ulaşılabilecek bir deniz. Bu nedenle "Ankara'nın denizi" olarak da anılır Amasra ve Çakraz. Çakraz'ın İstanbul'a uzaklığı ise 435 kilometre. "Yolculuğa çıkan, kuyruklu yalanlarla eve döner" diyen İspanyol atasözündeki kadar olmasa da, Çakraz'ı biraz abartmak istiyorum.

KEDİ SEVEN ÇAKRAZ'I SEVER
Amasra'ya 14 km. uzaklıktaki Çakraz'ı sevmek biraz kedi sevgisi gibi bir duygu belki de. Bilge Karasu'nun, ''Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir'' yorumu gibi. Çünkü Çakraz da kendisini, 'bazı mevsimlerde' sevdiren bir mekan. Geçmişi köklü, ama henüz bir gelecek edinmemiş bir kıyı kedisi. Motellerinin yıldızı sadece temiz yatak, 24 saat sıcak su ve kalorifer ile sınırlı. Ama Çakraz zaten yıldızını moteli ile değil, atmosferi ile kazanan bir yer. Işıl ışıl denizi, bir avuç tertemiz koyu, fırından çıkan sıcak ekmeği, çevresindeki onlarca doğal güzelliği, tereyağı, yoğurdu, peyniri, köy yumurtası, bahçe domatesi-biberi-salatalığı, körpe semizotu, çoğunlukla usul bir motor pıtırtısıyla denizden masanıza gelen balığı. Çakraz'ın tek ana caddesinin vazgeçilmez sakinleri, Terrier, Boxer, Buldog ve çokça av köpeği melezi stilleri ile, sokak (kıyı) köpekleri. Tabii cadde diyerek, Çakraz'ın 'ana sokağı'na iltifat ediyoruz sezdirmeden. Geceleri ise, Çakraz'ı az bağıran köpekleri ile ayırt edeceksiniz. Gece odanıza döndüğünüzde ise denize dökülen Çakraz Çayı'ndaki kurbağaların doğaçlama konseri ve güçlü dalga sesinin düeti ile başbaşa kalacaksınız.

MASALARDAKİ SERİN SOHBET
Bu yönüyle de Çakraz insanın haftasonuna "dokunulmazlık" kazandırabileceği sınırlı mekanlardan birisi. Çakraz'da ıssız bir gün yaşamayı hayal ediyorsanız, bu mevsimde cuma öğleden önce yola çıkabilirsiniz. O zaman Çakraz'ın "suyunu sizden içen ıssız kasaba" yüzü ile karşılaşırsınız. Çakraz'da yalnızlığın keyfini "masaya gölgesi düşmeyen servis eşliğinde" çıkarabilirsiniz. Güneş rakı burcuna girmeden önce, akşamı Çınar ağaçlarının gölgesinde çay içerek uğurlayabilirsiniz. Hem de "Sallama çayın muhabbeti de sallama olur" sözüne göz kırparak, harmanlanmış, demlenmiş bir çayla. Çakraz'da 1968'de kurulan Alay Motel, turizme açılan ilk pencerelerden. Çakraz'da ayrı bir yeri var. Ancak gitmeden önce 0 378 335 60 17 ya da 0 535 303 85 91 numaralı telefonlardan rezervasyon gerekli. Haftasonu genellikle gruplar kapatıyor moteli. Ancak motelin sahibi Alay Kaya, kendi tesisi dolu olsa da kalacak başka yerler buluyor müşterisine. Günlük yatak+kahvaltı 20 milyon lira. Ancak gruplara indirim var.

Alay Kaya'nın deniz kıyısına kurduğu masanın değişmez üçlüsü, balık-rakı/şarap-salata. Yemeğe mevsimine göre kırlangıç, iskorpit ile yapılan balık çorbası ile başlamak mümkün. Kalkan, barbun, mezgit, istavrit Çakraz'da uzun dönem yenebilecek balıklar. Balıklar tavada yapılıyor, ama sanki görünmez bir yağla. Tadında kızartmanın ağırlığı yok. Salata Amasra ve Çakraz'ın klasik spesiyali. Salataya giren malzeme 33 çeşide kadar ulaşıyor. Yeşillikler bahçeden. Yoğurt, peynir, tereyağı da ev yapımı. Şarap severlerin Alay Kaya'nın raflarını kendilerinin karıştırmasında yarar var. Rafların arasında 6-7 yıllık şaraplar bulabilirler. Aslında Çakraz'da yenen bir akşam yemeğini, Amasra'da Anadolu Lisesi öğretmenlerinden İbrahim Ethem Keleştimur'un dizeleri özetliyor: "Oturtup masamıza rüzgarı /serin bir sohbete daldık."

SABAHI MAHMUR OLMAYAN KIYI
Sabahı, çoğu kıyı kenti gibi "mahmur" olmaz Çakraz'ın; saçı-başı dağınık değildir, güne erken uyanır. Fırından sıcacık ekmek, demli çay, ev tereyağı ve peyniri ile altyapısı güçlenen kahvaltıyı, Çakraz yöresinin Avara sucukları ve sahanda köy yumurtası ile 'alakart' kılabilirsiniz. Öğle-akşamüstü öğününde ise hem Amasra'da, hem de Çakraz'da gözde türü pide çeşitleri. Amasra'da Mustafa Cengiz Caddesi'ndeki yan yana küçük pideciler, büyük tatlarıyla müşteri topluyor. Trabzon yağlı, pastırmalı, kavurmalı, kıymalı pideleri özgün tatlarıyla gerçekten çok güzel. Aynı mekanlar mercimek, işkembe ve paça çorbalarıyla da günlük yemek trafiğinin gözde mekanları. Amasra Karadeniz Pide Salonu'nda masaya yazılı dizeler, yörenin konukseverliğini de özetliyor: "Size hem gönlümüzü, hem soframızı açtık /Tatsızsa yemeğiniz, iyisini yaparız /Beğenmezseniz soframızı, yenisini kurarız."

Tüm bu özelliklerine karşın Çakraz, henüz bir "Ankara modası" değil. Murat Belge, Tarihten Güncelliğe kitabında, bir "Ankaralı turist" tipi çizer. Bu tipe uygun tatil yerinin ise, "kumlu ve sığ bir denizle başladığını, kalabalıkla bittiğini" söyler. Bu "uzaktan" çizilmiş Ankaralı tipi tatile, ne Ankaralı uyar aslında, ne de Çakraz. Ankaralı seyahate hep evine geri dönmek için çıkar. Ama bu kez, Albrecht Dührer'in Venedik'te yaşadığı bir duyguyla, "Ah bunca güneş ve yeşilden sonra evde nasıl da üşüyeceğim" diyerek dönebilirsiniz eve. Belki de, kelimelerin rehberliğindeki bu haftasonu gezisini, Albert Camus'nün cümlesiyle noktalamak gerek: "Yolculuk bizi kendimize geri getirir."

TARİHE YEŞİL TREKİNG
Çakraz'da yüzünüzü denize döndüğünüzde koyun sol kıyısını işaretleyen büyük kayalığı göreceksiniz. Kıyıdan yürüyüp soldaki kayalığa -cambazlık kadar olmasa da, dikkatle- tırmanarak diğer koya geçerseniz, inanılmaz bir doğa parçası ile karşılaşacaksınız. Sırtını sarp kayalıklara veren koy, artık tümüyle sizin koyunuz. Eğer Çakraz'da treking yapmak isterseniz, Çakraz-Karakaçak Köyü-Kuyupınar-Gürcüoluk Mağarası güzergahı inanılmaz tatlar yaşatabilir size. Toplam 4-5 kilometrelik yolu 2.5 saatlik bir yürüyüşle alabilirsiniz. Bir başka treking olanağı da, Amasra'dan 4 km uzaklıktaki Kuşkayası Anıtı. Roma İmparatorluğu'ndan kalma kayalara oyulmuş kral heykeli ve oturma sedirleri ile, yürüyüşe tarihi bir tat katıyor. Üstelik kestane, defne, ıhlamur, şimşir ve çamlarla çevrili bir antik Roma yolu eşliğinde.

MÜDÜR RESTAURANT'DA MOLA
Çakraz'a giderken, Mengen'de 40 yıllık Müdür Restaurant'da yemek molası verebilirsiniz. Müdür Restaurant, dana kavurma, papaz yahni, püreli kebap, islim kebap gibi çeşitleri ile gerçek bir tat merkezi. Biber dolma, kuru fasulye gibi tencere yemekleri, bulgur, işkembe ya da paça çorbaları mönüyü zenginleştiren diğer çeşitler. İçki de içilebilen lokantada, tadı ve pişirilme tekniği ile benzerlerinden ayrılan ızgara çeşitleri de var. Kaymaklı ekmek kadayıfı, fırın sütlaç, cevizli aşure ise final tatlıları. Lokantada et yemekleri 3.5, çorbalar 1, tatlılar ise 1.5 milyon.
(Hürriyet)
641
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.