Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

40 yıldır aynı evde küsler

40 yıldır aynı evde küsler

40 yıl önce 'yatak-yorgan' kavgası yüzünden birbirine küsen ve 10 yıl önce de boşanan yaşlı çift, birbiriyle konuşmadan aynı evi paylaşıyor.

Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı Ahmediye Köyü'nde yaşayan 65 yaşındaki Hasibe Derici ve 70 yaşındaki Süleyman Evren, inatta keçilere taş çıkarıyor. Huysuzluklarıyla ünlü Derici ve Evren, yaşadıkları sorunlar yüzünden ilk evlilikleri sona erince, köylülerin baskısıyla 1956 yılında hayatlarını birleştirdi. Bazen sorun çıksa da, yedi yıl geçinip gittiler.

İlki 'isim' kavgası
İki çocukları olan çiftin ilk kavgası, doğacak çocuğun adı konusunda yaşandı. Kız çocuğa, Süleyman Evren'in itirazına karşın, Hasibe Derici'nin istediği 'Emine' adının verilmesiyle alevlenen kavga, erkek çocuğa Süleyman Evren'in 'Ömer' ismini vermesiyle tatlıya bağlandı.

Büyük kavga, 1963 yılında Süleyman Evren'in eşinden yün yatak-yorgan istemesiyle çıktı. Hasibe Derici'nin, yün bulamadığı için evdeki kullanılmayan giysilerden kestiği kumaşlarla yorgan yapması, eşiyle arasını bir daha düzelmeyecek şekilde açtı. Köyde görülmemiş bir şekilde kavga eden çift, o günden beri konuşmuyor. 10 yıl önce boşanmalarına karşın da aynı evde yaşamaya devam ediyorlar.

Geçimlerini ayrı ayrı sağlayan, su ve elektrik aboneliklerini bile ayıran çift, hiç konuşmadıkları için 'huzur'a kavuştu. 40 yıldır konuşmayan, araya giren tüm yakınlarını geri çeviren çift, 17 Ağustos depreminde evlerinin yıkılmasından sonra bile birbirinin yüzüne bakmadı. Enkaz altında kalan yaşlı çift, yıkıntıların arasından kurtarıldıktan sonra bile birbirine bir 'geçmiş olsun' demedi.

Hasibe Derici, deprem gecesini anlatırken, "Evimiz yıkılmıştı. İkimiz de enkaz altından çıktık. Birbirimize geçmiş olsun bile demeden, o kızımızla ben oğlumuzla enkaz yerinden uzaklaştık" dedi.

'Ölsek yardım etmeyiz'
Yorgan tartışmasında eski eşinin ağır hakaretler ettiğini söyleyen Hasibe Derici, kavgayı ve sonrasını şöyle anlattı:

"Ona, saçımı süpürge yaptım. Bana 'yün yatak-yorgan yap' dedi. Evde ne var ki yapayım? Pamuk yatağa bile muhtaçtık. Birbirimize mecbur kalmasak, evlenir miydik? Ben de evde kullanmadığımız eşyaları makasla kesip, yatağın içine doldurdum. Hakaret edip gururumla oynamıştı. Bu nedenle inat edip konuşmadım. O da inat edip özür dilemedi."

Süleyman Evren de, "Huylarımız yüzünden bizi çocuklarımız da, akrabalarımız da istemediği için, yine aynı evde yaşıyoruz. Hastalansak, ölsek bile birbirimize yardım etmeyiz. Ona giden yakınımız varsa, ben onunla konuşmam, bana gelenlerle de o konuşmaz" dedi.

(Radikal)
406
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.