Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

1. Cinler Zirvesi İstanbul'da

1. Cinler Zirvesi İstanbul'da

14-15 Mayıs tarihleri arasında dünyadan ve Türkiye'den çok sayıda parapsikolog, 1. Uluslararası Parapsikoloji Konferansı için istanbul'a geliyor. Konferansta ölüm ötesi deneylerden enerji alanlarına, reenkarnasyondan bilincin sınırlarına kadar pek çok konuda atölye çalışmaları yapılacak, tebliğler sunulacak.

Enis Tayman / Tempo

Matrix'in ilk bölümünde Neo rolündeki Keanu Reeves'in geleceğini öğrenmek için kahinle buluşması gerekiyordu. Kahinle buluşacağı eve giren Neo, önce salonun ortasında Budist kıyafetli bir çocuk gördü. Çocuk, elindeki kaşığı kolayca istediği yöne büküp, sonra aynı kolaylıkla düzeltebiliyordu. Neo da denemeye karar verdi. Çocuk kaşığı Neo'ya verdi. Ancak ilk deneme başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Yani iş görüldüğü kadarıyla 'çocuk oyuncağı' değildi. Üstelik Neo en iyi performansını göstermiş ama başaramamıştı. Bu çabaya gülerek bakan çocuk şöyle konuştu:

"Senin kaşığın bükülmez. Çünkü o, sadece bir kaşık. Benimki bükülür, çünkü kaşık benim zihnimde. Kendini kaşığa odakla ve kaşık olduktan sonra kendini eğ." Neo kaşığı tekrar eline aldı ve "Kaşık yok; tamam" dedi. Konsantre oldu ve kaşık bükülmeye başladı.

Yazımıza böyle bir örnekle girme nedenimiz az sonra okuyacağınız parapsikoloji haberi. Çünkü İstanbul, 14-15 Mayıs tarihleri arasında dünyadan ve Türkiye'den parapsikoloji, enerji alanları, kuantum felsefesi, bilinç ve ölüm ötesi araştırmacılarını 1. Uluslararası Parapsikoloji Konferansı'nda ağırlayacak. Konferans boyunca telepati, telekinezi, prekognisyon, hipnoz, rüya çalışmaları, durugörü, şifa, biyoenerji, aura, alternatif tıp, yoga, meditasyon, ölüme yakın deneyimler, ölümden sonraki yaşama ilişkin kanıtlar, tekrar doğuş gibi konular tartışılacak.

Konferansın düzenleyicileri ise Türkiye'de bu alanda eski kurumlardan biri olan Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği (MTİA) ile Insanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı (BİLYAY). Bu arada 'Matrix' anekdotundaki parapsikolojik olayları sıralamak gerekirse, birincisi kahin yani medyum; ikincisi küçük çocuğun, Neo'nun zihnini okuması yani telepati; üçüncüsü ise kaşığı bükme ki, onun da literatürdeki adı telekinezi.

Konferansa dönecek olursak, 14-15 Mayıs'ın Türkiye açısından önemi, dünya da uzun yıllardan bu yana bilim olarak kabul edilen parapsikoloji alanında ülkemizin de söz sahibi olması için adım niteliğini taşıması. Ev sahiplerinden MTİA Başkanı Tarık Arıkdal'a göre, konferansın önemli bir işlevi de konuyu akademik platforma çekme çabası. Arıkdal, insan doğasının bilinmeyen özellikleri hakkındaki bilimsel araştırmaların halka yeterince duyurulmadığını düşünüyor. Üstelik, 'asıl tehlike' bu boşluğun son zamanlarda sorumsuz kişi ve kurumlar tarafından dolduruluyor olması ki; Arıkdal buna örnek olarak TV'lerde gizemlerle alakalı programları gösteriyor ve ekliyor:

"Kamuoyu yanlış yönlendiriliyor. Disipliner yön ortaya konmazsa, inanç olmaktan öteye gidemeyecek. Ve birçok konuda olduğu gibi, parapsikolojinin nimetlerinden de faydalanamayacağız. Bilgi toplumu olma yoluna girmiş ülkeler, insanlarındaki yetenekleri incelemek için yatırımlar yapıyor. Biz yapmıyoruz."

Kuşkusuz parapsikolojiye ilginiz varsa dergiyi kapatıp, katılım için gerekli koşulları İnternet'ten aramaya başlayabilirsiniz. Ama konu hakkında en temel bilgilerden bile yoksun da olabilirsiniz. Eğer durum böyleyse, o zaman tüm dikkatleri üzerinize çekebilecek ve rakip unsurları püskürtebilecek önemli bir cephaneye kavuşmak üzeresiniz. Şimdi arkanıza yaslanın ve derginizi sıkıca tutun; ha bu arada ışıkları karartmayı da "Unutmayın. Çünkü az sonra kaşıkları eğip bükmekten kendi kendine yanmaya, şifacılıktan durugörüye kadar çok acayip birçok konuda bilgi sahibi olacaksınız... İyi okumalar...

Yazıya girmeden baştan ikaz edelim, bu bilgiler meselenin yalnızca alfabesi; çünkü yalnızca google'dan 'parapsikoloji' yazarak bir. arama yaptığınızda bile karşınıza 30 bin 600 sayfa çıkıyor. Eğer araştırmayı yabancı dilde sürdürecek olursanız, rakam 500 bini aşıyor. Bu yazı ise MTİA, BİLYAY, bazı kitaplar ve başka İnternet siteleri üzerinden edinilmiş bilgiler ve Tarık Arıkdal'la yapılmış görüşmeye dayanıyor.

Konuya direkt olarak tanımla girmekte fayda var. Parapsikoloji alanına giren ruhsal yetenekler, zihinsel deneyim veya fiziksel etki olarak ortaya çıkıyor. Yani parapsikolojik fenomenlerde insanın maddeye veya şuura etki etmesi söz konusu.

Beş duyu kullanılmadan kendi çevresindeki bir şeye karşı duyarlılık da duyular dışı algılamalar (DDA) olarak tanımlanıyor. Parapsikolojiyle ilgili bilgilerin tümü tespit edilmiş gerçek olaylardan alınma. Ne var ki sorun da tam burada çıkıyor; çünkü bu olaylar, mevcut yasalarla ve bugünkü bilgilerle açıklanamıyor. Konunun uzmanlarına göre, parapsikoloji gelecekte normal sayılacak. Dolayısıyla mesele fizik ötesi gibi görünmesine karşın durum böyle değil.

Hatta parapsikolojiyi anlamak için klasik fizik ve kuantum fiziği arasındaki ilişkinin benzeri, parapsikoloji için de modelleniyor. Yani parapsikoloji farklı bir bakış açısıyla cevap veriyor. Üstelik Tarık Arıkdal'a göre, parapsikoloji bugün itibarıyla bir bilim dalı. Pek çok ülkede lisans, yüksek lisans ve doktora programı bulanabiliyor. Üniversiteler tarafından enstitüler ve araştırma merkezleri kuruluyor. Parapsikoloji içinde yer alan konularsa, yanlarındaki parantezler okunduğunda kulağa hiç de yabancı gelmiyor.

Özellikle sinema ve edebiyat, parapsikolojik fenomenler konusunda hiç sınır tanımıyor. Meşhur 'Ghost' filminde medyum rolüyle izlediğimiz Whoopi Goldberg ruh çağırıyor, suçluları yakalıyor ve vicdanları temizliyor. Robin Williams'ın başrolünü oynadığı 'Aşkın Gücü' de ölümden sonra hayatı anlatan örneklerden biri. Bazen de Markar Esayan'ın ödüllü romanında olduğu gibi astral seyahate çıkan kahramanlar da bazen ülkeleri ve gelecekleri kurtarabiliyor. Türkiye'de yayın yapan Meta FM adlı radyo, programlarını parapsikoloji ile ilgili yapımlara ayırıyor.

Parapsikolojinin sınırları oldukça geniş. Örneğin bazı ülkelerde emniyet teşkilatı da parapsikoloji konusunda oldukça esnek davranıyor ve bazen suçluları yakalamak için işbirliği bile yapıyor. Medyum, emniyet teşkilatlarına maddesel ipuçlarıyla kolayca işin içinden çıkamadıkları cinayet, kayıp, ölüm gibi vakaları çözmede yardım ediyor. Örneğin, dermooptik algılama. Aranan kişinin bir eşyası, dokunmak, transa girmek yoluyla bir şeyler söyleyebiliyor.

Hatta bazı medyumların dermooptik yetenekleri sayesinde olay mahalline kadar gidebildiği söyleniyor. Türkiye'deki emniyet-medyum ilişkisi ise Arıkdal'a göre bu derece kapsamlı değil. "Disipliner tarzda çalışıldığını saptamadık" diyen Arıkdal, konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Ama Türkiye'de devletin başvurabileceğin resmi veya akademik bir kaynak yok. Çünkü yabancı ülkelerde emniyet teşkilatları bu tür yardımlar için üniversitelere başvurup bu kapsamda belirlenmiş kişilerden yardım alıyor."

Parapsikolojik casus savaşları
Parapsikoloji, özellikle soğuk savaş döneminde ABD ve SSCB tarafından sıklıkla başvurulan bir alandı. Parapsikoloji konusunda önemli bir isim olan Jacques Bergier'in 1981 tarihli Gizli Parapsikoloji Savaşı adlı kitabında ayrıntılarıyla anlatıldığı kadarıyla ve CIA ile KGB parapsikolojinin dalları üzerinde uzmanlaşmış kişilerden destek alıyordu. Bergier'e göre bir gizli ajanın kendisine öğretilen şifreli kelimenin ardından hafızasının gayri maddi sistemi çalışabiliyor. Ajan bir belgeyi okuyor ve sonra onu imha ediyor.

Ülkesine dönüyor ve kendisine debriefing (ortaya çıkarıcı sorgu) uygulanıyor. Bu sorgu sırasında ikinci şifre söyleniyor ve ajan hafızasında sakladığı tüm bilgileri yeniden eksiksiz biçimde kağıda geçirebiliyor. Bu aşamaların hiçbirinde ilaç kullanılmıyor. Çünkü bütün uygulamalar psişik kökenli.

Telekinezinin askerler tarafından kullanılması ise komplo teorisyenlerine bile parmak ısırtacak deneylere sahne olmuş bir alan. Hemen bir örnek verelim: Telekinezi yeteneği olan biri teorik olarak bir füzeyi bile rotasından saptırabilir! Geçen günlerde gazetelerde çıkan bir haber de parapsikolojinin askeri ve casusluk alanlarında kullanılmasıyla ilgili bilgiler veriyor. Habere göre, ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında parapsikolojik çalışmalar için 6 milyar dolarlık bir bütçe ayırmıştı. Hatta FBI, 11 Eylül saldırılarının ardından, olası terör saldırıları ile Ladin'in yerini parapsikologlara sordu.

Sağlıkta da kullanılıyor
Tabii parapsikoloji yalnızca suç, savaş vb. olumsuz durumlarda kullanılan bir alan değil. Mesela sağlık alanında pek çok parapsikolojik uygulama mevcut. Şifa, biyoenerji, aura, alternatif tıp, yoga, meditasyon ilk anda sayılabilecek parapsikolojik iyileştirme yöntemleri. Bunların da pek çok alt kolu ve versiyonları bulunuyor. Hatta iş parmak yogasına kadar gidiyor. Bu konuda oldukça ileri olan ülkelerin başında da Rusya geliyor.

Haliyle akla, insanlığın durumu, savaşlar, yıkımlar vb. sorunlar geliyor. Tarık Arıkdal, sorunların "Doğaya aykırı şeyler yapınca" çıktığını savunuyor. Ona göre, "insan maddi dünyadaki sorunları kendi yaratıyor, normalde ruhsal dünyada sorun yok; ama sorunlu beden şuura da etki ediyor. Şuur bedenden ayrılınca öte aleme sorunlu intikal ediyor. Böylece şuur dünyasında da sorun çıkmış oluyor.

Parapsikoloji konuları işin içine girince, akla bir de Anadolu geliyor. Peki evliyasından ermişine, yatırından dervişine ciddi bir birikimi bulunan Anadolu gerçekten parapsikoloji açısından önemli bir havuz sayılabilir mi? Tarık Arıkdal, gerçekte dünyada parapsikolojik olaylar açısından önemli bölgesel farklar olmadığını düşünüyor. Anadolu'dan bu kadar çok parapsikolojik fenomen çıkması ise birincil olarak pek çok medeniyete beşik olması.

İkinci olarak da özellikle Avrupa'da engizisyon nedeniyle psişik yeteneği haiz insanların cadı avları sonucu büyük oranda yok edilmiş olması, kayıtları da ortadan kaldırmış. Anadolu'da ise yetenekli bu insanlara daha fazla saygı gösterilmiş ve toplum dışına itilmemiş. Dolayısıyla Anadolu, parapsikoloji için iyi bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Zaten konferans sırasında da Anadolu üzerine bir tebliğ bulunuyor.

Son olarak parapsikolojik olayların tahmin edilenden fazla insanda tezahür ettiğini söyleyelim. Nasıl mı? Mesela ilk kez gittiğiniz bir yeri tanıyormuş hissi, bir arkadaşınızı düşünürken telefonun aniden çalması, hatta 'nazar etme ne olur' cümlesi de parapsikolojinin ilgi alanlarına giriyor. Yukarıda saydıklarımız belki sizin de başınızdan geçmiştir. Hafızanızı şöyle bir yoklayın. Belki Neo'nun kahini sizdiniz... Ya da Nostradamus'un yeni bedeni... Ne biliyorsunuz...

Kimler Katılıyor?
Yabancılar
Prof. Gary E. Schwartz / Arizona Üniversitesi
Dr. Jurgen Keil / Tasmanya Üniversitesi
Dr. John Palmer / Duke Üniversitesi'ne bağlı Rhine Parapsikoloji Enstitüsü'nün eski başkanı
Dr. Janet Cunningham / Uluslararası Regresyon Araştırma ve Terapileri Birliği Başkan Yardımcısı
Jeffery Ryan / Uluslararası Regresyon Araştırma ve Terapileri Birliği
Dr. PMH Atwater / Ölüme yakın deneyimler araştırmacısı
Dr. Konstantin Korotkov / Rusya St. Petersburg Üniversitesi

Türkiye'den katılanlar
Tarık Arıkdal
İsmet Yalçın
Reşat Güner
Levent Kosova

Hangi konular parapsikoloji içinde değerlendiriliyor
* Durugörü (bir eşyanın ya da olayın DDA olarak uzaktan algılanması)

* Duruişiti (hiçbir maddesel araç olmadan seslerin duyulması)

* Prekognisyon (bir olay meydana gelmeden önce bilgisinin alınması)

* Telekinezi (herhangi bir araç olmadan maddenin hareket ettirilmesi)

* Tekinsizlik olayları kendiliğinden yanma (apor) olayları

* Ölümden sonra hayat

* Bedensiz varlıklarla iletişim (ruhsal celseler)

* Reenkarnasyon (tekrar doğuş)

* Beden dışı deneyimler (astral seyahat)

* Ölüme yakın deneyimler

* Ruhsal şifa ve kansız ameliyatlar

* Değiştirilmiş şuur halleri

* Kirlian fotoğrafçılığı

* Dermooptik algılama
716
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.