Mahmure

Aşk & İlişkiler

Cinsellik

Yatak odanız yalan söylemez!

Yatak odanız yalan söylemez!

Yatak odası kişiye özeldir, fakat bu özel alanda olsun yalan söyleyerek kendimizi kandırmayalım. Bakalım uzmanlar bu konuda neler anlatıyor, kendimizi hangi konularda eğitmemiz gerek...

Dünyanın kuruluşundan beri tüm canlıların üremek için birlikte olduklarını, ama zevki de gözden kaçırmadıklarını biliyoruz ya da varsayıyoruz. Fakat biz insanlar, yatak odası dendi mi pür dikkat kesiliyor, neyin doğru, neyin yanlış, neyin iyi, neyin kötü olduğunu anlamak için çırpınıyoruz.

Aşk ve seks, yaşamımızda önemli yer tutuyor ve içimizden geldiği gibi yaşansa, şüphesiz harika şeyler olacak. Oysa birtakım düşüncelerle davranışlarımızı yönlendirmeye çalışıyor, zaman zaman yanlışlar yapmayı sürdürüyoruz. En önemlisi de kendimize yalan söyleyerek zihnimizi daha da karıştırıyoruz.

Bu yalanlarımıza kendimizi de inandırıyor, sonra da sorunu en olmadık yerlerde arıyoruz. Örnek mi? O kadar çok ki... İşte birkaçı...

Birinci yalan: Orgazm olmam şart değil!

Bu yalanı sıklıkla duyduklarını söylüyor seks terapistleri. Uzmanlar, birçok kadının orgazmla fazla ilgilenmediğini ve tesadüf olarak yaşadığını, ancak yine de zevk aldığını söylemeyi sürdürdüğünü belirtiyorlar. Sayısız seks terapistiyse kadınların, erkeklerin sevişme temposuna ayak uyduracağım diye strese girdiklerini ve bu yüzden orgazm olamadıklarını
belirtiyorlar.

Bu onlarda belirgin bir gerginlik yarattığı için, sonuçta orgazm olamamaları çok doğal. Ağız birliği etmişçesine "Orgazm önemli değil" diyen kadınlar, durumun çözümünü daha da zorlaştırarak, kısırdöngü içine giriyorlar. "Yatakta iyi olmalıyım ve eşime ayak uydurmalıyım" takıntısı onları kendilerine büyük bir yalan söylemek durumunda bırakıyor.

İkinci yalan: Ne kadar çabuk boşalırsam, o kadar iyi!

Böyle bir inanç doğru olmamakla birlikte çok yaygın ve yatak odası yalanlarından kendimize söylediğimiz ikinci büyük yalan unvanını taşıyor. 26 yaşında genç bir kadın, bir türlü orgazm olamamaktan ve onca çabalarına rağmen seks yaşamlarının kötü gittiğinden söz ediyor. "Önce eşimin çok yorgun olduğunu düşündüm ve önemsemedim, fakat o bende bir sorun olduğunu düşünmeye başlayınca olayın ciddiyetini anlamaya başladım." Seksologlar, genç kadının takıntılı bir şekilde bir an önce boşalmayı düşündüğünü, bu takıntısı nedeniyle kendini sevişmeye veremediğini belirtiyorlar. Kocası ise "Eğer beni yeterince sevse, bu sorun olmazdı" diyerek durumu daha da kötüleştiriyor. Gelelim asıl suçluya: Genç kadının kendi kendine söylediği minik bir yalan; "Ne kadar çabuk boşalırsam, o kadar iyi!"
2072
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.