Mahmure

Aşk & İlişkiler

Cinsellik

Rahim kokan erkekler

Rahim kokan erkekler

Son yıllarda cinsel işlev bozuklukları nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuran erkekler arasında özellikle "Rahim Kokan Erkekler" adını verdiğimiz erkekler dikkat çekmeye başladı. Peki kim bu rahim kokan erkekler?

Rahim kokan erkekler
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), sürekli yetersizlik, gerginlik, suçluluk duyguları yaşayan ve bunlara tepki olarak kolay sinirlenme ve huzursuzluk geliştiren "Rahim Kokan Erkekler" konusunda bir basın açıklaması yaptı.

Rahim kokan erkekler

Fiziksel bir problemi olmadığı halde cinsel işlev problemi yaşayan erkek danışanların gün geçtikçe arttığını ve bu erkeklerin cinsel sorunlarının ortaya çıkmasında anneleriyle aralarındaki güçlü bağların etken olabileceğini ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe şunları söyledi:

"Anne ve oğul arasındaki güçlü bağın bilinçli olarak değil bilinçdışı süreçlerde yaşandığını görüyoruz. 3-6 yaş döneminde, bir erkek çocuk için özellikle annesi büyük önem taşır. Ortalama üç yaşına kadar çocuk anneye bağımlıdır. Üç yaştan itibaren çocuk yavaş yavaş anneden ayrılarak birey olmaya başlar. Ancak bu süreçte çocuğun ayrılmasında annenin verdiği tepki de önemli. Anne ne kadar doyurucu bir anne olursa olsun, eğer bebeğinden ayrılmaya hazır değilse ve bebeğin kendinden uzaklaşıp kendi dışındaki dünyayla tanışmasını engelleyen bir tavır sergiliyorsa gene anne bağımlılığı oluşabiliyor.

Böyle anneler "yapamazsın, edemezsin, beceremezsin" diyerek çocuğun becerilerinin gelişimini köstekliyorlar. Ayrıca doğduğundan beri tek doyum nesnesi olan annesine bağlılığı bu dönemde farklı bir boyut kazanır. Bu dönemde erkek çocuk cinsel kimliğinin temellerini atmak için annesine tek başına sahip olmak ister, annesine ödipal bağ adını verdiğimiz yeni ve güçlü bir bağla yeniden bağlanır ve bu süreçte babasının varlığını bir engel olarak algılayabilir. Babasını kendisine bir rakip olarak görür, ondan nefret edebilir, hatta yok olmasını isteyebilir.

Diğer yandan annesine beslediği sevgiden dolayı kendisini suçlu hisseder. Bu gizli isteklerini babasının sezdiğini sanır ve bundan ötürü babası tarafından cezalandırılmaktan korkar, penisini kaybetme yani hadım edilme endişesine kapılır.

Erkek çocuktaki bu iç çatışmaya Freud, "Ödipus kompleksi" demiştir. Ödipus kompleksi çocuksu cinselliğin son aşamasıdır. Çocuk, kendisini babasıyla karşılaştırır, onun kendisinden güçlü olduğunu fark eder ve babasıyla uzlaşarak annesine beslediği ödipal bağdan kurtulur ve anneden vazgeçer, Ödipus kompleksini yaratan cinsel ve saldırgan içgüdülerini bastırır, annesine olan ilgisini saf bir sevgi ve şefkat haline dönüştürür. Bunun için gerekli gücü, çocuk, özdeşimlerle içine aktardığı babasının yasalarından alır.

Erkek çocuk artık annesinin seçtiği erkek gibi, yani babası gibi bir erkek olmak ister, babasıyla özdeşleşir. Ödipus kompleksinin sağlıklı bir çözüme ulaşabilmesi için anne ve baba arasında güvene, sevgiye ve saygıya dayalı dengeli bir birlikteliğin olması gerekir. Ne yazık ki bizim toplumumuzda erkek çocukların yaşadıkları bu süreç anne ve babalar tarafında yanlış değerlendirilmektedir.

Çoğu zaman anneler, erkek çocuklarının kendilerine olan düşkünlüklerini babaya karşı koz olarak kullanarak bu yakınlığı abartmakta ve babayı bu sürecin dışında tutmaktadırlar. Babalar da oğulları ile ya çok otoriter ya da vurdumduymaz bir ilişki sürdürmektedirler. Bu durum karşısında çocuk baba ile sağlıklı özdeşim kuramamakta veya baba yerine anne ile özdeşim kurmakta veya Ödipus kompleksiyle ilintili duygularını bilinçdışında biriktirmektedir.

Ödipal dönemi geçen bir erkek çocuk ergenliğinde bu süreçle tekrar karşılaşır. Bu sürecin oluşum mekanizması, diğer bir deyişle psikodinamik açıklaması ise, bu hastaların bilinçdışı nefis düzeyindeki ilkel güdülerini yeterli bir süperego (vicdan) denetimine alamadıkları, bu nedenle dış dünyaya uyamadıkları ve oldukça güç olaylar ve psikolojik uyarılar karşısında onlarla sağlıklı bir savaşıma girmek yerine, geriye çekilip bir cinsel sorunlara sığındıkları biçimindedir.

Hastalardaki psikolojik enerji cinsel işlev bozukluklarının belirtilere dönüşmüş ve böylece hastalık tablosu ortaya çıkmıştır. Örneğin hasta sertleşme sorunu yaşar fakat bu sertleşme sorununu açıklayan hiçbir bedensel bozukluğu ortaya konamaz.

Ödipus kompleksinin sağlıklı çözümlenmediği erkeklere "rahim kokan erkekler" denir ve mecazi olarak üzerlerine annelerinin kokusu sinmiş bu erkekler cinsel olarak aktif hale geldiklerinde sorun yaşamaya başlarlar.

Bu sorunlar eşi ile yaşadığı cinsellikten dolayı cezalandırılacakları düşüncesiyle en sık erken boşalma, ereksiyon olamama (empotans) ve cinsel isteksizlik şeklinde kendini gösteren sorunlardır.

Rahim kokan erkeklerin duygularında dengesizlikler ön plandadır, nefret ve sevgi, dostluk ve düşmanlık gibi birbirinin karşıtı olan duyguların aşırı biçimlerde yansıtıldığı ve bu duyguların sık sık birbirleriyle yer değiştirdikleri görülür.

"Kaynanam yüzünden boşandım" >>>>>>>

4417
dahafazlası
YORUMLAR

Türk erkeklerinin %90'ı rahim kokuyor abicim bu kesin

bilen bayan 11.11.2010 16:37:19

bu konuyu ve nedenını cok merak edıyordum. en mantıklı açıklamayı yapmışsınız. teşekkurler. bu gerek bi okadarda ciddi bir sorun. aynı şeyleri bizzat yaşıyorum.ve eşimin piskolojisi bozuldu.. yardıma ihtiyacım var. ne yapa bilirim nolur yardım edin.

kardelen 11.11.2010 10:35:48

biz eskiden ana kuzusu derdik onlara, meğer durum daha vahimmiş :)

kurabiye 02.11.2010 14:47:06

Himmm demek boyle seyde varmis

mobil kullanici 02.11.2010 13:39:55

Yav başlığı görünce bu da neymiş diye tıkladım.

Demmiieeee 02.11.2010 09:22:33

ne baslik ama!!!!

eda orhan 02.11.2010 09:02:20
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.