Mahmure

Aşk & İlişkiler

Cinsellik

Kadın sekste erkekten daha güçlü

Kadın sekste erkekten daha güçlü

Dr. Akif Poroy yeni kitabı "Türkiye'de Cinsellik"te, akla gelen her sorunun yanıtına yer veriyor. Poroy'a göre pek çok kişi cinselliği istediği şekilde yaşıyor ama 'mecburen' ikiyüzlü bir şekilde.

Kadın Doğum Uzmanı Dr. Akif Poroy, son kitabı "Türkiye'de Cinsellik"te, cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinden dulların seks hayatına pek çok konuyu aydınlatıyor. Poroy'la "doğru" bilinen "yanlış"ları, tabuları ve toplumun farklı kesimlerinin cinselliğe bakış açısını konuştuk.

* Türkiye'de Cinsellik adlı kitabınızda pek çok konuya değiniyorsunuz. Türkiye bu açıdan 'verimli' bir ülke mi?

Kadınların fonksiyonel cinsel bozuklukları ile ilgili birçok kitap yazıp konferanslar verdim. Bu açıdan birikimim oldu. Türkiye, siyasi, kültürel açıdan nasıl çok katmanlıysa seksüel açıdan da çok değişik katmanların olduğu, her şeyin bir arada yaşandığı veya yaşanamadığı ama genelde evliliklerin içinde çok büyük sorunların olduğu bir ülke. Kitabı, elimdeki geniş arşivden yola çıkarak dört yılda hazırladım.

EVLİ AMA BAKİRE KADINLAR VAR

* Çok eski dönemlerdeki cinselliğe de yer vermişsiniz kitapta...


Şamanizm döneminde Türkler'in seksüel davranışlardan tutun da Selçuklu dönemi, Osmanlı dönemi ve bugünkü seksüel davranışlara kadar pek çok konuyu irdeledim. Tabii ağırlıklı olarak bugünkü davranışlar var. Bizim toplumumuzda gençler daha akılcı. Cinselliğe daha doğal bakıyorlar. Ama gençlerin dışındakiler yetişme tarzlarının, değişik geleneklerin getirdiği nedenlerle evlilik içinde dahi cinselliği yaşayamıyorlar. Dolayısıyla erken boşalma, orgazm olamama veya vajinismus gibi problemler ortaya çıkıyor.

* Türkiye'de cinsellik nasıl yaşanıyor?

Bir normal insanların cinsel yaşamları var, bir de cinselliği arkadaşından, sağdan soldan duyduğu kadarıyla bilenler var. Biz cinsel bozuklukların tedavisini yaptığımız için hastalarımıza çocukluğundan bugüne kadar yaşadığı cinsellikle ilgili her şeyi soruyoruz. Bu sayede de çok fazla bilgiye ulaşıyoruz. Örneğin, vajinismus vakası Türkiye'de çok var. Yani cinsel birleşmeye geçemeyen, cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyen çok Türk kadını var.

* Yurtdışında görülen vajinusmus vakalarıyla Türkiye'de görülen vakalar arasında bir fark var mı?

Yurtdışında, özellikle Amerika'da vajinismus vakaları daha çok hayat kadınlarında görülüyor. Biriyle pazarlık yapıyorlar, sonra da dört, beş kişinin tecavüzüne uğrayınca bu rahatsızlık baş gösteriyor. Çünkü yaşadıkları bu kötü olaydan dolayı cinsel ilişkiye girememe gibi bir durum ortaya çıkıyor. Yani normal insanlarda çok gözükmez vajinismus. Türkiye'de ise 3-4 senedir evli, hatta yüksek tahsilli ama hala bakire olan kadınlarda görülüyor.

* Neden Türkiye'de sıradan kadınlarda görülüyor bu bozukluk?

Bizde cinselliğin pis, ahlaksız bir konu olarak görülmesi ve kötülenmesi ile şartlandırılmış bir yetişme tarzından kaynaklanıyor bu. Bir de bu tür fonksiyon bozukluklarında pek çok ensest vakayla karşılaşıyoruz. Yani çocukluk, genç kızlık döneminde aile içinde cinsel tacize uğruyorlar.

* Türkiye'de pek çok kişinin düzenli bir cinsel yaşamı var mı sizce?

Ünlü kişiler, belli bir çevredeki insanlar, yani kimseye hesap vermeyen, toplumsal şartlanmaların üstüne çıkabilmiş insanlar cinselliklerini istedikleri gibi yaşıyor. Ama bence diğer pek çok insan da yaşıyor, hatta istediği şekilde yaşıyor, mecburen iki yüzlü bir şekilde... Yani her şeyi yapıyor ama hiçbir şey yapmıyor gibi gözüküyor.

SELÇUKLULAR KADAR OLAMADIK!

* Yani aslında Türkler'in cinsel yaşamı o kadar da kötü değil diyorsunuz?


Kötü değil diyebiliriz. Ama şu var; genel anlamda cinselliğe bakış açısı "doğal" değil... Mesela Şamanist zamanda Uygurlar bile cinselliğe daha doğal bakıyor. Bu Selçuklular için de geçerli. Fakat bugün baktığımızda bence Türkiye'deki en büyük sorunlardan bir tanesi cinselliğin bir zorbalık içinde yaşanması. Cinsellik normalde bir kadınla erkeği ilgilendirir. Ama Türkiye'de iki gencin cinsel yaşamı o iki kişinin dışında aileyi, yakın çevreyi, hatta hiç alakası olmayan insanları ilgilendiriyor.

* Türkiye'de insanlar cinsellikte neyi normal, neyi sapkınlık olarak kabul ediyor?

Hiç tabusu olmayan insanlar olduğu gibi bir konferansın cinsellikle ilgili olduğunu duyunca salondan çıkanlar da var. Yani reaksiyonlar çok değişik. Mesela kadın doktoruna giderken bekleme odasında görünmekten bile çekinenler var. Katmanlar çok değişik onun için ne normal değildir bilemiyorsunuz.

* Yani cinsel sapkınlık olarak nitelenen davranışların aslında sapkınlık olmadığını mı söylüyorsunuz?

1989 veya 1990 Dünya Seksoloji Kongresi'nde cinsel sapıklıkların sapma olarak değiştirilmesine karar verildi. Fakat tabii burada mühim olan şu; cinsellik her insanın özgürlüğünün bir parçası. Dolayısıyla cinsellik özgürce yaşanması gereken bir olgu diye düşünüyorum. Örneğin çocukların ergenliğe geçtikleri 13-14 yaşlarında çocukların biseksüel çağı vardır. Bu çocukların hem lezbiyenlikten hem de erkek homoseksüelliğinden korunması gereken bir çağdır. Kızlar bir kadın olarak yetiştirilmeli. Kızlar çocukken çok iyi, canım cicim ama göğüsleri çıkmaya başladığı andan itibaren çok tehlikeli ve çok dikkat edilmesi gereken, topluma zarar verebilecek bir yaratık gibi görülüyor.

* Neden, kızların suçu ne?

Kızlarda suç yok. Ama biyolojik olarak, seksüel açıdan baktığınızda kadınlar erkeklerden daha güçlü. Örneğin bir cinsel birleşmeden ikinci cinsel birleşmeye geçerken olan ara devrede erkeğin, tekrar ereksiyon olabilmesi için zaman gerekir. Halbuki kadın, orgazma varsa bile iki, üç dakika sonra yeniden bir cinsel birleşmeye geçip tekrar orgazm olabilecek güçte. İşte kadının bu gücü, toplumların kadını ezmesindeki en önemli etken bence.
1989
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.