Mahmure

Alışveriş

Alışveriş

''Güç Bizim Doğamızda''

''Güç Bizim Doğamızda''

Elidor'un reklam çekimlerini gerçekleştiren yönetmen Başak Erol'la keyifli bir röportaj gerçekleştirdik! Çektiği son reklam filminde kadının gücünü doğayla birleştiren Erol, reklam filmlerine dair merak edilenleri anlattı...

Güncellenme tarihi: 02.10.2017

1. Kadının gücünden ilham alan bir tarzınız var, genelde doğa-kadın- güç üçlemesinde çekimler yapıyorsunuz diyebiliriz, gözü ve içselleştirmesi kurgularınıza farklı bir anlam katıyor mu?

Eminim ki katıyordur. İşime kendimden çok katıyorum. Bu da doğal olarak oluyordur.

2. Çekimlerinizde sevgiyi ve aşkı sıkça görüyoruz. Kadın sizin için ne ifade ediyor?

Kadınlar güçlü varlıklar ve birçok güzel şeyin kaynağı. İnsancıllık, güzellik, güç , eğiticilik, duygusallık ve duyarlılık aklıma ilk gelen şeyler.


3. Şimdi çektiğiniz reklam filminin teması nedir? Kadın gerçekten gücünü doğadan mı alır? Çekimlerde bunu nasıl vurguluyorsunuz?

Bu reklamın teması kadınlar. Ardından onların doğayla, birbirleriyle ve hayatla olan bağlantıları… Ve hepsi birbirlerine bağlı.

Doğanın bize olan faydaları tartışılmaz. Bu yüzden evet, biz ondan güç alıyoruz. Kişisel olarak zor zamanlar geçirdiğimde, doğaya kaçarım. Doğa beni sakinleştirir, besler ve yeniler. Ama bunu belirtirken şunu da dile getirmek isterim ki, tüm kadınların herkes gibi her şeyi yapabilecek gücü var, ancak bazılarımız bu potansiyeli göremiyoruz. Gerçekten.. Güç bizim doğamızda. Tüm mesele içimizdeki bu gücü dışarı çıkarabilmek ve doğanın bize verdiği bu enerjiyi en güzel biçimde yansıtabilmek.

4. Doğu ve Batı farkını nasıl sentezliyorsunuz? Kadını ve aşkı bu kurguya nasıl adapte ediyorsunuz?

Çoçukluğum ve gençlik yıllarım İstanbul’da geçti. Ardından Los Angeles’a taşındm ve burada buyudum. Hayatımın ilk yarısı İstanbul’daydı, İkinci yarısı ise Los Angeles’ta. Bence bu yüzden her iki dünyanın etkisi işlerime yansıyor. Bir yönetmen olarak tasarım gozüm daha ileriki yaşlarda geliştiği için vizyonum ve görsel dilim batı sanatına daha yakın olabilir . Fakat, geçmişim ve Türk kültürüne olan sevgimden dolayı işimin detaylarına Türk motifleri yansır. Eski Türk kültürünü o kadar seviyorum ki, parmaklarımda eski Türk sembolleri, yani tamga dövmeleri var. Ben de dövmelerimdeki gibi modernist ve oryantalist bir karaktere sahibim. Farklı özelliklerdeki ahengi yakalayabilmek de benim işlerimi başkaları için cazip hale getiriyor diye düşünüyorum.

Türkiye’de olmayan batılı nitelikleri bu filme taşıdığımı düşünmüyorum. Aksine bence Türkiye, hem batı hem de doğuyu eşit şekilde sentezleyen modern bir ülke. Ben de bu film içinde, gerekse oyuncular, sanat yönetimi ve müzik ile bu ince çizgiyi bulmaya çalıştım. Bu filmdeki aşk teması bir kadın olarak kendini sevmek, dostluk ve doğa sevgisiyle ilgilidir. Kadın olarak gücünü tanımak ve birbirini desteklemektir.

5. Reklam filminin hikayesi kadının gücünü doğa ile birleştiriyor. Kurgularken en çok dikkat ettiğiniz şey ne oldu?

Bu filmdeki kadınların ilham verici ama aynı zamanda izleyiciye tanıdık gelen kisilikler olmasını istedik. Kadın ve doğa arasındaki ilişki karşılıklıdır. Biz de bu reklam film için hem doğayı besleyen hem de gücünü doğadan alan kadınları konu edindik. Kadınların hem birbirlerine, hem de doğaya olan bağlarını açık ve güçlü bir şekilde yansıtan fikirler bulmaya çalıştım.

6. Bu sizin kaçıncı reklam filminiz? Bu filmde hangi insanların hangi öykülerine yer verdiniz?

9 yıldan beri reklam sektöründe çalışıyorum. Televizyon promoları, moda filmleri, müzik videolari ve kısa filmler yönettim. Fakat bu kişisel olarak yönettiğim ilk reklam filmi oldu.

7. Reklam filminde yer alan oyuncuları neye göre seçiyorsunuz?

Benim için onların enerjileri ve samimiliği çok önemli. Bu filmde hayattan gerçek kadınlar kullanmak istedik. Sadece mankenler veya oyuncular değil, arkadaşlarımız ve onların arkadaşlarını da kullandık.

8. Reklam filminde kaç tane farklı kadının hikayesini anlatıyorsunuz? Bu kadar farklı hikayeyi eşzamanlı oluşturmak nasıldı? Neler hissettirdi?

Sanırım 22 hikayemiz var. Bu hikayeleri yazmak benim için eğlenceliydi. Çok sevdim. Bu sayıda farklı karakterler ile akıcı bir hikaye yazmak benim için de ilginç bir deneyimdi. Bazen bir bulmaca çözmek gibiyken, bazen de tüm taşlar kendi kendine yerlerine oturuyordu. Çekimlerimiz de filmlerimiz gibi samimi ve eğlenceli bir ortamda geçti.

 

9. Kendinize en yakın gördüğünüz hikaye hangisiydi?

Sanırım motorsikletçi kızlar ve kaykaycı kızı kendime yakın buluyorum. Çünkü kaykaya binerek büyüdüm ve motorsiklete biniyorum. Bir de kayalıklardan atlayan kız! 17 yaşımdayken benim de aynı kayalıklardan atlarken çekilmis bir fotoğrafım var. Şimdi düşündüğümde her sahnede kendimden biraz buluyorum aslında!

10. Günümüzde reklam filmlerindeki kadınların çok daha bağımsız mücadeleci ve özgür olarak lanse edildiğini söyleyebilir miyiz? Sizin görüşünüz nedir?

Türkiye’deki reklamları çok fazla takip etmiyorum. Fakat tüm dünya genelinde bir feminizim hareketi var ve kadınlar güçlerine ve bağımsızlıklarına sahip çıkmaları için cesaretlendiriliyor. Bence bu harika.

1025
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.