Mahmure

Yazarlar

Yiğit Karaahmet

Baharda güzel bir gün

Baharda güzel bir gün

19 Mayıs’ı her düşündüğümde şöyle bir hatıra canlanıyor aklımda: 19 Mayıs törenlerinden kaçmışım. Ve provaların yapıldığı stadyumun yanındaki spor salonunda güreş antrenmanı izliyorum. 16-18 yaş arası erkekler. Mayolu. Grekoremen sanırım. Balkan şampiyonasına da hazırlanıyor olabilirim. O an mesleki kariyerlerini incelemekten daha çok önem verdiğim şeyler vardı.

Bahar da güzel bir gün

Ben bu tür milli bayram provalarının, koro çalışmalarının, huzurevi ziyaretlerinin, dağ orman bayır gezilerinin çoğundan kaçmış, son anda bir sağlık raporu uydurup mazeret bildiren bir tipim. Ama severdim o dönemleri. Baharın en harika günleri, bir dolu genç insan bir stadyumda biraraya geliyor, bilmediğiniz okullardan pekçok akranınız… Mutlaka flörtleşmeler, birilerini beğenmeler, kıkırdamalar, göğüslerde tatlı bir ürperti… Tıpkı bir Lale Müldür şiiri gibi. “Kumsallarda slow ve bee gees/ B.k gibi genciz genciz genciz”…
Günümüzde hiç kimse 19 Mayıs kutlamalarının çok işlevli ve mükemmel yararlılıkta bir şey olduğunu iddia edemez. Ama baktığımız zaman gençleri baharın bu harika döneminde okullara tıkıp elimize ne geçecek?

Daha yararlı ne yapacağız hepsi birbirinden yetenekli, zeka fışkıran, sosyopat ergen çocuklarımıza? Logaritma mı öğreteceğiz? Yoksa Dandanakan savaşının tarihini ezberlemesini mi isteyeceğiz? Bir yarış atı gibi ‘Vur kamçıyı/vur kamçıyı sınavlara mı hazırlayacağız?

İşte bu vesileyle çocuklar okullarından çıkıp biraz nefes alıyorlardı, gençliklerinin farkına varıyorlardı. Yoksa çimlerde yuvarlanmanın, birer koreografi rezaleti gösteriler yapmanın, renkli kartonlarlara K.Atatürk yazmanın bir anlamı elbette yok. Ama bu süreç güzel değil miydi?

Peki, şimdi 19 Mayıs gösterileri kalkınca elimize ne geçecek? Yani olmamasının olmasından pek farkı yok bence. Ama bir anı olarak bu dönem saklanabilirdi diyorum.

Kişisel hafızalarımızı bu kadar silmeye yatkın olduğumuz bir dönemde bir kuşağın daha albümlerinde o ucubik kıyafetlerle çekilmiş fotoğraflar görüp, dalga geçmeyi isterdim.

Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerinin, birbirlerinin omuzlarına çıkıp kule yapmasını görmeyi isterdim. (İnsanın askeri lisede müzik öğretmeni olası geliyor).

Kartonlarla K.Atatürk yazdıktan sonra, denizden dalgalanarak gelen bir gemi figürünü ve mavi denizin arasında bir adet yanlış kaldırılmış kırmızıyı görüp, gülümsemeyi isterdim.

Zaten hayatta üç yanlış bir doğruyu götürüyor. Bunu öğretmeyi biraz erteleyebiliriz.

Matematikle uğraşmaktansa bir kulenin en tepesinde kiraz tanesini gibi pon ponları sallamak daha iyidir gibi geliyor.

Gençlerimize geçmiş olsun diyorum. Artık baharda okulu kırmak için başka sebeplere ihtiyaçları olacak.

Mazeret izinlerini bir başka bahara saklasınlar.

« tüm yazıları
4408
YORUMLAR

Atatürke bağlılığımızı yok etmeye çalışıyorlar bizde hala seyirci kalıyoruz yazık hala destekliyoruz bu cahilliği uyanın artık atamızın kemikleri sızlıyo

burcu kara 15.01.2012 23:49:16

ATATÜRK siz kaldırasınız diye yaptı.yazık çok yazık. HAKKINIZ YOK

BUKET KODAŞ 14.01.2012 10:38:29
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.