Mahmure

Yazarlar

Yiğit Karaahmet

"Ardanel ton"

"Ardanel ton"

Paris Hilton, bu sefer sarışın ünlü pek seven ülkemize sansasyonsuz ve en ılımlı tarafını gösteren haliyle geldi. Her zaman gazetecilerden köşe bucak kaçan Hilton, bu gelişinde neredeyse her gazetede tatlılığıyla anıldı.

ardanel ton

Bizim de bu tatlılığa inanacağımızı düşündüler herhalde. ‘Aa ne kadar tatlı biriymiş Paris Hilton. Tıpkı bizden biri. İçime sokasım geldi valla sevgimden”. Kesinlikle reklam filmi ve kampanyası karşılığı ne kadar götürdüğünü bilmediğimiz milyon dolarlardan değil yani. Tatlım, sen bu yalanlarla, bu şeker, uyumlu, zengin kızı imajınla ancak Ayşe Arman’ı inandırırsın, bizi değil.

Sonunda Arda Turan ve Paris Hilton’u bir araya getiren Defacto reklamlarını da izleme şerefine eriştik. Tamam, mükemmel bir şey, harikulade ötesi bir fikir beklemiyorduk ama o izlediğimiz şey nedir gerçekten?

Arda Turan deli olabilir mi böyle bir şeyi kabul ettiği için? Kafasına yediği toplardan falan bir takım beyin hücreleri ölmüş olabilir mi? Bir insan kendisini niçin o hale sokmayı kabul eder?

Anlayan beri gelsin.

Futboldan, taktilerinden, degaj’dan falan anlamam tamam fiziksel görüntüyle değerlendirmek gerekirse eğer insanları ben Arda Turan’ı tatlı buluyorum. Genel geçer ölçülere göre yakışıklı sayılmaz, yakışıklılık anlayışını bebeksi suratla değerlendirenler için kitaplardaki güzellik kavramının yanından yöresinden geçmiyor. Ondan hiç bir zaman bir Ronaldo seksapeli beklemiyoruz ama bizim topraklarımıza özgü o yerel, kavruk tattan bünyesinde epey barındırıyor. Küçükken yediğimiz ve tadını hiç unutmadığımız çikolata gibi Arda Turan. Onda ne biçim bir şey olduğunu hepimiz az çok tahmine ediyoruz.

Ve başka kulvarlara oynamayı da çok istiyor çocuk. Futboldan başka bir sektörde daha var olmak, belki de içten içe bir Beckham olmak istiyor. Eğer böyle bir düşüncesi varsa bunu şu an için rafa kaldırsın.

Çünkü bu Defacto reklamıyla ondan bir markanın yüzü olmasını beklemek biraz saçma olur. Arda Turan ancak bir ton balığının yüzü olabilir. Son reklamlarıyla teneke kutuda bir ton balığı konservesine benziyor çünkü. Ardanel ton. En az müstakbel nişanlısı kadar kötü oyunculuk yeteneğiyle de en az bir ton balığı kadar gelecek vad ediyor.

Mesela bu reklamın komik olduğunu, erkek müşteriyi, Arda Turan ve Paris Hilton’la bu şekilde tavlayabileceklerini mi düşünüyorlar acaba? Öyleyse çok yanılıyorlar. Ben şahsen reklamı izlediğimde Defacto giydiğimde Arda Turan’ın durumuna düşeceğimden başka bir şey gelmiyor aklıma.

Ülkemizde yerli markalar, neden futbolculardan elle tutulur gözle görülür bir şey yaratamıyorlar. Ve futbolcularımız nasıl bu işleri kabul edebiliyorlar? Bizim de posterlerini odamızın duvarlarına sabileceğimiz reklam yüzlerimiz olmayacak mı?

Arda’dan bir reklam yüzü yaratamak... Olmamış. Sadece başkası adına üzüldüğümüz anlardan biri daha. Genç, yetenekli, başarılı bir futbolcu adına üzülüyoruz hem de.

Bu şekilde olduktan sonra değil yanına Paris Hilton’u, tüm Hilton ailesi artı Nicki Minaj’ı da koysanız hiç bir yere varamayız. Arda’yı sahalardaki kadar ekranlarda da başarılı görmek istiyoruz.

Bunun için o korkunç ‘daaarling’ aksanına ve o facia saç kesimine gerçekten gerek var mıydı, oturup biraz düşünmek gerekiyor.

« tüm yazıları
6243
YORUMLAR

Super bir yazı, tebrikler

mobil kullanici 21.10.2012 00:46:21

yabancı bi ülkede yememiştir kaprsi yapmak ülkemizle ilgili neler duyduysa tırsmıştır :D:D

esra yılmaz 19.10.2012 18:18:55
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.