Mahmure

Yazarlar

Sandra Franko

Tektaşımı Kendim Aldım! (Bir Nevi)

Tektaşımı Kendim Aldım! (Bir Nevi)

Tektaşımı Kendim Aldım. Tek Başıma Kendim Taktım!

Güncellenme tarihi: 15.05.2015
sandra

Herkese Merhaba,

Çok yakın bir zamana kadar; sebebine ister biyolojik saat deyin, ister sosyal baskı, aynı ev içerisinde evli gibi yaşamamıza ve evliliğin hayatımıza hiç bir şey katmayacak olmasına karşın 30 yaşına yaklaşmış her kız gibi ben ve benim çevrem de evlilik teklifi beklentisi içerisindeydik.

Bu işin geçtiğimiz Ekim ayında olacağına o kadar emindim ki, Kasım, Aralık, Ocak’ta da olmadıysa bir daha asla olmazdı! Ocak itibariyle beklentilerimi bir kenara bıraktım. Beklentileri bıraktım dediysem yanıltıcı olmasın her daim sevgilime baskı yapmaya devam ettim! Ve sonunda oldu!

Nişanlanmayı başarmış bir olarak, artık kendimi tüm bekar kadınlara yapılacak “Sen neyi yanlış yapıyorsun biliyor musun?” , “Bir erkeğe şöyle yaklaşmak gerek...”, “Eğer evlenmek istiyorsan yapman gereken şeyler çok basit.” gibi cümlelerle başlayan konuşmalar ve ahkam kesmeler konusunda müthiş yetkin görüyorum! Allah utandırmasın...
Şanslısınız ki bu yazıda ahkam kesmeyip, evlilik teklifi serüvenimi anlatacağım.

Aldatsa Ruhum Duymaz

Çocukla yaklaşık 4 senedir aynı evde yaşıyoruz. Annesi ile buluşacağı zamanlardan, iş arkadaşlarına kadar tüm hayatına hakimim. Telefonu, bilgisayarı elimin altında. – “Bu arada telefonuna ilk şifre koyduğunu fark ettiğimde evlenme teklifi edecek herhalde, yüzük müzük alacak, saklıyor.” Demiştim içimden ama bir yarım saat sonra, telefonuna neden şifre koyduğunu anlatıp, şifresini söyleyince hayallerim suya düştü.-

Ve tüm bunlara rağmen, çocuk 5 haftadır hayalimdeki tektaşı almakla ilgili planlar yapıyor, iş vakitleri dışında 3 kere kapalı çarşıya gidiyor, bu iş için bana türlü türlü yalan söylüyor ve yalanını yüzünden anlayabileceğime yemin edebileceğim halde en ufak bir kuşku duymuyorum.

Yüzük modelini aldığı en yakın arkadaşımın bir gece evvelki falında, “sevgilinin kafasında evlilik planları var, siz artık o yola girmişsiniz.” laflarına “ay inş cnm ya” deyip geçiyorum.
Ne büyük ahmaklık!

Tektaşımı Kendim Aldım. Tek Başıma Kendim Taktım!

Velhasıl, çocuk yüzüğü istediğim yüzüğün fotoğrafı eşliğinde yaptırmış. Tam istediğim gibi –ve her daim belirttiğim gibi, romantik olmaktan uzak fakat bize özel küçük hikayesi ile, son derece şaşırtıcı, hiç beklemediğim bir anda evlenme teklif etti. O kadar beklemiyordum ve o kadar inanmadım ki, evlilik teklifi ile yüzüğü çıkartması arasındaki milisaniyelerde “Gerçekten mi?” diye soruvermişim. Bilinçli bir hareket değil ama evet demeden önce yüzüğü kapıp taktığımı da belirtmeden geçemeyeceğim.

Kimin aldığına gelince... Fazla derinlemesine düşünmeyen biri tektaşımı sevgilimin (daha doğrusu nişanlımın) aldığını düşünebilir. Fakat bence son derece yanlış bir düşünce. Zira bileğimin hakkıyla kazandım ben onu. O kadar baskı, o kadar laf sokma, o kadar vicdan... Modeli de ben seçtim... Sonra millet “Aferin sevgiline, güzel almış” diyor. Benim rolüm resmen görmezden geliniyor. Tepkiliyim biraz... Neyse...

İlk Kim İnanacak?

Hikayeme devam ediyorum. Yüzüğü takıp, öpüşüp sarıldıktan sonra sıra millete haber vermeye geldi. Yüzüğün resmini çekip tüm whatsapp gruplarımdaki 10’larca arkadaşıma gönderdik. İlk kim tepki verecek beklentimiz, kısa bir süre gelen yanıtları da gördükten sonra “ilk kim inanacak”a döndü! Anlaşılan, tek beklentisini kesen ve duruma inanamayan ben değildim. Annem dahil bir çok kişiden; “çok yakışmış”, “ne güzel yüzük”, “ay inş cnm ya” tepkileri gelmeye başladı.

Tamam; elinin resmini çekip, istediğin karat ve şekildeki yüzüğü parmağına yerleştirdiğin ve arkadaşlarınla paylaşabildiğin Tiffany App’i sık kullanmamın da payı var ama Tiffany App’ten hiç haberi olmayan ablam da bir mücehvercide yüzük denediğime kanaat getirmiş. 10 dakika telefonda evlilik teklifin gerçek olduğuna ikna etmeye çalıştığım ablam, sonunda sevinçle kocasına “Sandra evleniyormuş!!” diye bağırdı. Bu haberin üzerine hemen ayakkabılarını giyen küçük yeğenime, düğün işinin hemen olmayacağını anlatıp kendisini sakinleştirdikten sonra, o andan itibaren nişanlım olan sevgilimi telefona istedi. Ben sevgilimden telefonun öbür ucundaki ablama “teşekkürler!” diye yanıt vermesini beklerken o “Vallahi” dedi ?
Tebrik kabul edeceğimize bir süre insanları inandırmaya çalıştık.

Manikür Yaptırmanı Mı Beklemiş?!?

“Sandra evleniyormuş”u duyduktan sonra ayakkabılarını giyip, düğüne gelmeye niyetlenen küçük yeğenimin tepkisi yüzümü güldürdü doğrusu. Büyüğü ise, kuzen geliyor diye sevinç çığlıkları atmış.
Ama favori tepkim, aylardır manikür yaptırmadığım ve evlilik teklifi günü –Allah’ın sevgili kuluyum ki- manikürlü olduğum için duruma anlam yüklemeye çalışan bir kız arkadaşımdan geldi.
“Acaba beklediğimiz gibi Ekim’de teklif edecekti de, manikür yaptırmanı mı beklemiş?!?”

Kıssadan Hisseler

Peki ben evleniyorum da sizin başınız mı göğe eriyor. Tabii ki hayır, maalesef her kadın kendi bacağından evleniyor. Benim evleniyor olmam sizi tatmin etmediği gibi aksine umutsuzluğa bile sürükleyebilir.

Size medeni durumunuzu sorduklarında, takip ettiğim evli yazarlar var demeniz de sizi herhangi bir baskıdan kurtarmaz. Ama bu yazıdan alabileceğiniz kıssadan hisseler yok değil.

1. Umudunuzu kesmeyin.
2. Hayalinizdeki yüzüğü, hemen şimdi bulun, en yakın arkadaşlarınıza gönderin.
3. Vakti gelmişse biraz baskı, motivasyon sağlar. İşlere ivme kazandırır. Çekinmeyin.
4. Sevgiliniz varsa, her daim manikürlü gezin.
5. Aldatsa ruhunuz duymaz valla. Gözünüzü dört açın.
Bundan sonraki tüm yazılarını parmağında yüzüğüyle yazacağını uman Sandru

« tüm yazıları
3702
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.