Mahmure

Yazarlar

Sandra Franko

Bu Yaz da Evlenmiyorum!

Bu Yaz da Evlenmiyorum!

Sandra Franko'nun ilişkiler hakkında tavsiyeleri...

Güncellenme tarihi: 29.04.2015
aşk

Sonunda güneş kendini daha sıcak ve daha uzun göstermeye başladı. 21 Mart’ın ardından bahar resmi olarak geldi, doğum günüme 1 ay kaldı ve yaza merdiven dayadık. Tatil, kum, deniz falan orası öyle de ben bu yaz da evlenemeyeceğim.

Neyse en azından beraber yaşıyoruz, henüz çocuk da istemiyorum diye kendimi avuturken, -tam o avutma anıda- 6 yıldır sevgilisiyle birlikte yaşayan, uzun zamandır evlilik teklifi bekleyen (hatta biz de onunla birlikte bekler duruma gelmişik) bir arkadaşıı nişnlandığı haberini aldım! Kıkançlık mı 30’uma bir kaç hafta kalmış olabilir ama bir durun, daha evlenenleri kıkanacak kadar çaresiz değlim.

4 sene önce, evime yeni taşınmışken, tazecik sevgilimin benle yaşmasına o kadar meraklıydım ki! İlk defa bir sevgilim olmamıştı ama ilk defa bir evim vardı. Hep çok rahat olduğunu sandığım ana evinde, aslıda o kadar da rahat olmadığımı fark ettiğim zamanlardı. Kendi evimde istediğm her şeyin tadını istediğm zaman çıkarıyordum, nefis bir şeydi ve her gece sevgilimin yanında uyuma lüksü, isteyince sarılabilme fikri kulağıma hiç de fena gelmiyordu.

Şimdi nişanlanan arkadaş, kod adı Ayşe olsun bu yazıya, biz tanışığımızda benden 2-3 sene evvel aynı yollardan geçmişti. 2-3 senedir her akşam birlikte yiyor, istediği zaman sevgilisine sarılıyor, sarılıp uyuyor yanında uyanıyordu. Ama bu işin bir bedeli vardı. Sevgilisi de tüm bunları yapabiliyordu ve halinden çok memnundu. Ve ne yazı ki, hayatıdan memnun olan bir erkeğn taşlarını oynatmak sanıldığı kadar kolay olmuyordu.

Ayşe çok laf anlatmaya çalıştı bana taşınmasına değl, taşımamasına uğraşacaksın diye. Anneni koy araya istemiyor de dedi. Ben gittim “annem bizi yemeğe çağırdı” dedim.

Ben sevgilim bize taşınsın diye çabalarken, Ayşe hayatından son derece memnun olan sevgilisini evlenmeye ikna etmeye çalışıyordu. Ben sevgilimin ayakkabılarını inceliyordum. Çünkü sayılı ayakkabısı vardı ve tüm ayakkabılar bizim eve geldiğinde taşınma işlemi resmen tamamlanacaktı. Ayşe, sevgilisinin ayakkabıarını inceliyordu çünkü eskiyenlerin yerine yenilerini alıyordu. Aradan vakit geçti. Ben sevgilimi evliliğe ikna etmeye çalışıp ayakkabı bakmaya başadım, Ayşe ise iyice huysuzlandı ayakkabı almayı bıaktı. Evleri ayımak için resti çekti. –Demek ki işe yaramış-

Şimdi Ayşe’ye evlilik teklifi geldi diye hem Ayşe adına sevinçliyim hem de Ayşe’nin izinden giden kendim adına... Sevgilimin bize taşınması için bin dereden su getiren ben, acaba yakında evleri ayırmak için rest mi çekeceğim? diye de sorgulamıyor değlim kendimi.

Evlenmeden önce birlikte yaşmak, birbirini tanımak gerekli. Fısatınız varsa mutlaka ama mutlaka yapımalı. Ama benden size tavsiye, nişanlanın önce, bir de 1 sene sonrasına evlilik tarihi alın. Sonra birlikte yaşmaya başlatın... Yani demem o ki, meslek kolunuzda bir bilezikse, aşkta parmağızda bir yüzük olmalıdır. Ve unutmayın konu ne olursa olsun garantiye aldıktan sonra hayat daha huzurludur. Herkese bol takılı günler dileyen Sandru!

« tüm yazıları
1112
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.