Mahmure

Yazarlar

Sandra Franko

Aşk Parmakta Bir Yüzük

Aşk Parmakta Bir Yüzük

Meslek kolda bir bilezikse, aşkda parmakta bir yüzük olmalıdır! Ama nasıl bir yüzük?

Güncellenme tarihi: 29.04.2015
aşk

4 senedir sevgilisi ile birlikte yaşayan ve henüz nişanlanmamış bir (genç!) kız olarak, önceki yazımda en büyük özlü sözümü etmiş ve meslek bileğinizde bir bilezikse, aşk da parmakta bir yüzük olmalıdır demiştim.

Biz kadınlar, modernleşen dünya ile beraber, sonunda, bileğimize takacağınız bilezikleri, yani üniversitede hangi bölümü okuyacağımızı, gideceğimiz kursları, iş hayatında nasıl ilerleyeceğimizi kendimiz seçer olduk. Bir görücü durumu yoksa aşkımızı da sonunda kendimiz seçmeye başladık... Peki ya yüzüğü seçmek?

Aşırı modern bir kaç arkadaşım dışında, evlilik teklifi eden ve yüzüğünü kendi seçen kadına rastlamadım. Henüz yüzük seçme işini kısmının yapması, kadın kısmı tarafından hoş karşılanmıyor. Bu işin sürpriz olması şart. Tabii, aynı kadın kısmı tarafından beğenmediği bir yüzüğün alınması da hoş karşılanmıyor. Erkeğin; kadının ve kadının tüm arkadaşlarının beğeneceği yüzüğü, kendisi bulması gerek.

Peki, bir kadın yüzüğü neye göre beğenir, bir erkek yüzüğü neye göre alır?

Önden kadınlar...


Pırlantanın kadınlar için 4 belirleyici özelliği vardır.

1. Kesimi: Özellikle modern kadınlar için pırlantanın kesimi son derece önemlidir. Belli bir yaşı geçmiş ve henüz evlenememiş her kadının gelinlik tercihi olduğu gibi pırlanta kesimi tercihi de vardır.

* Bu tercih sadece kadının hoşuna giden biçim ile değil; eline, giyimine ve daha önemlisi yaşam tarzına neyin yakışacağı ile şekillenir. Misal çok maskülen bir kadına kalp kesimli bir pırlanta gitmeyecektir. Bu yüzden kendine, kişiliğine önem veren, tarzı olan (veya tarzı olduğunu düşünen kadınlar) için kesim son derece önemlidir.

* Kesimi önemli kılan bir diğer mevzu ise, erkeğinizin sizi ne denli tanıdığını ortaya koymasıdır. Henüz sizi tanıyamamış biri ile evlenme fikrinin ne kadar doğru olacağı başka bir yazının konusu... Ama benden söylemesi, yanlış biçimde gelen bir tek taş sadece size yakışmamakla kalmayacak, yüzüğünüz kadar erkeğinizin de yanlış olduğunu gösterecektir.

* Öte yandan; konu yüzük olduğunda kız grubumuzun danışmanlığını yürüten arkadaş “Valla hangi yüzüğü beğendiğini illa bir arkadaşına anlatacaksın. Beni tanıyan adam nasıl yüzük istediğimi bilmese de, bu bilginin birinde olduğunu bilmeli ve o kişiyi bulup danışmalı.” dedi. Bu da bir yol tabii...

2. Berraklığı: Pırlantaların içlerinde “doğanın parmak izleri” olarak da tabir edilen lekeler vardır. Ve pırlantalar içerisindeki iz sayısı ve izlerin belirginliğine göre 8 ana grupta toplanmıştır. Bu grupların sonuncusu hariç diğerleri çıplak gözle görülemezler.

* Eğer bir kadın doğru erkeği bulmanın ve evlilik noktasına getirmenin kıymetini anlıyorsa, “amaaaan izli olsun bana ne” der. Pırlantanın içerisindeki izlere takılmamakla kalmadığı gibi başka hiç bir özelliğine de bakmaz.

* Eğer bir kadının ilişkisinin kendine iyi ve sağlam gözükmesi onun için kıymetli ise, ama “küçük kavgalar hangi evde olmaz ki, çok da takılmamak lazım!” diyorsa, gözle görülmediği sürece pırlantanın içerisindeki izlere de ses çıkarmaz ve küçük detaylarla kimsenin keyfini kaçırmaz.

* Eğer bir kadın, farkının gözle görülmeyeceğini bildiği halde kusursuz veya kusursuza yakın berraklıkta bir tektaş istiyorsa bunun iki sebebi olabilir. Benim aklıma yatan, genellikle yatırımdan anlamayan kadınların, tektaşın alındığı fiyattan satılamayacağını bilmemesi fikridir. Eee, kimse iyi bir yatırıma hayır demez değil mi? Ama bahsi geçen kadın, tektaşın iyi bir yatırım olmadığının farkındaysa ve yine de kusursuz berraklıkta bir tek taş istiyorsa, bu ilişkide kendini iyi ve değerli hissetmeye çok ihtiyacı var demektir. Bana kalırsa bu noktada tektaşın berraklığından daha önemli şeyleri sorgulamak gerekir.

3. Rengi: Pırlanta gök kuşağının her renginde görülür. En çok tercih edilen rengi beyazdır. Ve beyaz pırlantalar, beyazın tonuna göre D ile Z arasında dizilir. Benim anladığım bu işin J’ye kadar giderinin olduğu yönünde.

* J’den öncesi için konuşuyorum : ), bir kadın pırlantanın çok da göremediği halde rengine kafayı takıyorsa, ilişkisinin kıymetini sadece kendine değil, aynı zamanda aile ve yakın çevresine de kanıtlama ihtiyacı duyuyordur. Bu iş benim için ne kadar önemli emin olamadım. Ama öbür yandan Big’in Carrie’ye aldığı siyah tek taş ve bunu da kılıfına uydurarak sen çok farklı bir kadınsın ıvır kıvırları fena değildi bence JJ 4. Karatı: Karat tek taşın ağırlığını ve dolayısı ile boyunun ölçüsüdür.

* Gerçekten mükemmeliyetçi bir kadın için, tektaşının kesimi de çok önemlidir, berraklığı ve rengi de iyi olmalıdır ve dahi karatı hatrı sayılır bir ölçüde olmalıdır. Bu işin tercümesi ise şöyledir: Kişiliğime ve tarzıma düşkünüm, kalite benim için vazgeçilmezdir. Ve kişilikten kaliteye her konuda ne kadar mükemmeliyetçi olduğumu beni gören herkesin bilmesini isterim. Eğer böyle bir kadına aşıksanız, paraya kıymanız gerekecektir. Yüzük alırken harcadığınız bir şey değil de tüm bir ömür boyunca harcayacağınızı düşünün derim.

* Eğer bir kadının içi çingeneyse, yüzüğüm çizik olsun, rengi de sarı olsun, kesimi de sıkıntı değil yeter ki büyük olsun der. Bence evlilik filan hiç o işlere bulaşmayın, başa çıkamazsınız zilliyle:)

* Eğer bir kadın, kendi ekonomik durumuna göre fazla kalite düşkünü ve gözü yükseklerde ise, “Berrak olsun, beyaz olsun da gerekiyorsa nokta kadar olsun benim tektaşım. Yeni çıktı nokta kesim tektaş derim. Olmadı alyans sansınlar.” der. Bu kadın da en az yüksek karat isteyenler kadar tehlikelidir. Hayatınız boyunca olmayan paranızı harcamaya, bir tane olsun en iyisi olsun diye burnunuzdan getirmeye meyillidir. Benden söylemesi.

Bana kalırsa orta boylarda bir tektaş en idealidir... Hem hayat boyu şık giyinmek zorunda kalmazsınız. Eşofmanla bile kullanabilirsiniz. Hem de sizi gören herkese evlenme teklifi ettirme başarısına ulaştığınızı söylemiş olursunuz.

Kadınlara göre çok daha az komplike düşünen erkeklere göre pırlantanın tek bir belirleyici özelliği vardır.

Ne kadar berrak olduğunu, ne kadar beyaza yakın olduğunu, ne kadar ağırlığı olduğunu; “ne kadar?” parantezine alırlar ve kendilerine göre optimum özelliklere sahip olan bir yüzüğün sadece ne kadar olduğu ile ilgilenirler. Tabii doğru şekli bulmanın, pırlantanın kadının gözünüzdeki değerini arttıracağını bilen ön görülü erkekler kesime de kafa yorarlar. 

Sevgili erkekler,

Evleneceğiniz kadın ne kadar mütevazi olursa olsun, tektaş ile ilgili yazılarda “1.000 TL’den başlar, 100.000 TL’nin üzerine çıkar. Bu iş bütçe meselesidir” gibi söylemlere sığınıp, ucuz ucuz şeylerle gelmeyin önümüze! Bu iş bütçe meselesi orası doğru. Bir Amerikan şehir efsanesi pırlantanın maaşının 3 katı olması gerektiğini söyler... Yani bütçen ne kadar yüksekse, yüzük de bütçeni o kadar zorlamalıdır! Eee, evlilik kutsal olduğu kadar zor bir müessesedir...

Şöyle orta boylarda, “yastık” kesimli, berraklığı önemli olmayan, rengi beyaza yakın H olabilir bir tektaş hayal eden Sandru

« tüm yazıları
4869
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.