Yalnızlığınızla Barışırsanız Hayat Önünüzde Eğilecektir

Kalabalık ailelerin içinde büyüyen pek çok kişi ileride bir gün yalnız kalıp hayatın her anının keyfini çıkarmayı hayal eder. Ama yalnızlık hiç de sanıldığı gibi peşinde mutluluğu getiren bir durum değil.

Haberin Devamı

Yalnızlık insanın kapısını çalmaya görsün. Dış dünya ile aranıza kalın duvarlar ören süreç başlar ve bu durum giderek sizi insanlardan uzaklaştırır. Çünkü gerçek yalnızlık evinizde geçireceğiniz bir kaç günden ibaret değildir. Sabah uyanınca, akşam yatarken, keyifli bir müzik dinlerken ya da film izlerken, bir kitabı okuyup yakınındaki ile konuşmak isterken ve hayatınızdaki kayıpları, üzüntüleri paylaşmak isterken çıkagelir yalnızlık. İşte o anda siz ve dünya baş başa kalırsınız. Psikoterapist Klinik Psikolog Zehra Erol, Yalnızlık Psikolojisi isimli kitabında şöyle özetliyor yalnızlığı: Duygusal boyutu öncelikli vurgulansa da elbette ki duygusal etkiler düşünsel ve ilişkisel boyuta da uzanır. Yalnızlığı yaşamaya başladığınızda buna eşlik eden öfke, kaygı, acı gibi farklı duygular zihinsel bir karmaşaya sebep olur. Bir süre sonra dış dünyadan soyutlanmış, yeryüzünde sadece kendiniz varmış gibi gelir. Bazen de bu dış dünya ile aranızda sanki bir duvar örülüymüş gibi hissetmenize neden olur. Bu duvarın arkasındaki insanların sizi yeteri kadar anlamadığına, onlarla anlamlı ilişkiler geliştiremediğinize ve geliştiremeyeceğinize inanırsınız.

Haberin Devamı

Tek başına olmak ve yalnız kalmak

Erol’a göre, tek başına olmak her zaman rahatsızlık yaratmaz. Bilhassa kendi seçimimiz olduğunda rahatlatır, iyi hissettirir ve olumludur. Tek başına kalıp resim yapmak veya kitap okumak isteyebilirsiniz. Evde tek başına televizyon seyretmekten, sinemaya gitmekten, sosyal medyada gezinmekten hoşlanır, bunun için kendiniz için programlar yapabilirsiniz. Kişinin kendi seçimi olmadığını hissettiren durumlarda ise tek başınalık yalnızlık duygusunun açığa çıkmasına neden olur. Terk edildiğinde, iş nedeniyle başka bir şehre gitmeye kendini zorunlu hissettiğinde, dışarı çıkmak isteyip bir arkadaş bulamadığında tek başına kalıyorsa insan kendini yalnız hissedebilir. Böyle durumlarda seçiminiz olmadığı, insanlarla bir arada olmak istediğiniz halde olamadığınızdan dolayı başka seçenek göremezsiniz ve mecbur kaldığınızı hissedersiniz.

Haberin Devamı

Tek başına olmanın avantajları var mı?

Ancak tek başına kalmayı seven, yalnızlığın yarattığı o acı veren sıkıntı duygusunu, enerji düşüklüğünü ve değersizlik hissini yaşamayan insanlar da var. Hatta bu durumun sağladığı avantajı kullanıyorlar. Psikolog Zehra Erol bu kişilerin önemli özelliklerini şöyle sıralıyor:

  • Yakın ilişkileri sona erdiğinde ayrılmanın üzüntüsünü yaşasalar da kendilerini değerli görürler. Kendilerine saygılarını zedelememeye özen gösterirler. Benlik saygıları ilişkilerinin gidişatına göre değişmez.
  • Kendilerini anlamaya çalışırlar bu nedenle kendileriyle ilgili farkındalıkları yüksek kişilerdir. Sağlıklı sınırları vardır. Diğer insanların sınırlarına da saygı duyarlar.
  • Kendi kendilerine yaptıkları şeylerden ve kendilerine temas etmekten memnuniyet duyarlar.
  • İlişkilerinin değerini bilirler ve sadıktırlar.
  • Tek başına olmaktan memnuniyet duysalar da yeni fikirlere ve aktivitelere açıktırlar. İnsanlarla bir araya gelirler, yaşam içindeki farklı konularla ilgilenirler.
  • Stresli yaşantılarda, zor durumlara yönelik güçlüdürler. Yaşanan olumsuzluklarda, neler yapabileceği üzerinde çalışır, çözüm üretmek üzere olaya odaklanırlar.
  • Yalnız kaldıklarında yaptıkları aktiviteler, kendileriyle geçirdikleri zamanda belli bir konuya odaklanmak konusunda kendilerini geliştirmişlerdir.

FÜSUN SAKA

INSTAGRAM: FÜSUN SAKA

Yazarın Tüm Yazıları