Yazarlar

Sevgilim Aslında Kim?

Sevgilim Aslında Kim?

Sevgililer Günü’ne çok az zaman kaldı. Herkesi bir telaş sarmış durumda. Sevgiliye sürpriz yapmak veya ona layık bir hediye bulmak için planlar yapılıyor harıl harıl. Sevginin yoğunluğu tek günde hissettirilmez hepimiz biliyoruz ama ne yapalım ki kolektif bilinç iş başında. Sevgilisi olmayanlar ise çok üzgün. Onların hediye alacak, kendilerini ait hissedecekleri bir partnerleri bile yok düşünsenize… Ama onlar başka bir yazının konusu maalesef.

Güncellenme tarihi:
sevgili

Sevgililer Günü demişken, bence herkes için mutlu ve özel hissedecekleri gün (Sevgililer Günü) farklıdır. Neden mi? Kişinin etkilendiği, aklını başından alan ve doğal olarak beraber olmaya karar verdiği kadın ya da erkek tarafından; sorunsuz, güven veren ve sevgi dolu bir ilişkiyle kucaklandığının farkına vardığı gün, o mutlu gündür de ondan. Ve sevgili olmayı aslında herkes istiyor istemesine de bu mutluluk halini çok az çift başarabiliyor. Kavga ve gürültünün hüküm sürdüğü, adına en basitinden fırtınalı denen ama çaresizliğe sığınmış ilişkilerin yanında, tek kişi sırtında taşıdığı için, yük olmaktan öteye geçmeyen sonsuz seçenek barındırıyor ikili ilişkiler. Sapasağlam birbirini arzulayan, diğerinin hayatına destek olan, karşısındakini en az kendisi kadar önemseyen ve sahip çıkanlar ise harika bir rüyanın gerçek kahramanları olarak geleceğini beraber kurabiliyor. Bu nedenle bu yazımda uzak durulması gereken kadın ve erkekleri sıralamak istiyorum. Sonsuz sayıda seçenek barındıran bu tiplemeler her an aramızda dolaşıyor, karşımıza çıkıyor, bazen bağımlılık yaratıyor ama genellikle hayatımızın altını üstüne getirip kendi hayatına bıraktığı yerden devam ediyor ve gidiyor…

Aşırı kıskançlık gösterenler

Özellikle sosyal medyanın da hayatımıza girmesiyle beraber eşini, sevgilisini internette izlemek neredeyse sıradan bir davranış oldu. Ama gerçek öyle kolay kolay kabul edilebilir gibi değil. Eğer partneriniz sizi olur olmaz kişiden sakınıyorsa, eksi bir arkadaşınızla bile tek başınıza görüşemez hale geldiyseniz, bir barda, restoranda oturduğunuz anda etraftaki şüpheli olabilecek güzel kadın ya da yakışıklı adamları araştırıyorsa bu durum sizi ileride daha da yoracaktır. Yol yakınken durumu tekrar gözden geçirmekte fayda var.

Karşı cinse karşı ilgisini dengeleyemeyenler

Bu durum en vahim olanı ve bu davranışı gördüğünüz yerde hemen uzaklaşmak gerekiyor. Kadın ya da erkek olabilir ama genellikle erkekler arasından daha çok çıkıyor. Sosyal bir ortamda sizinle direkt iletişim kuranlar bilin ki bunu defalarca başkalarına da yapmıştır ve yapacaklarının da garantisidir. Çoğunluk evli olan ve kaçamak yapan ya da bekar olsa bile oyunu ciddi bir ilişkiden yana kullanmayacak olan bu çapkınlar sizi kıskançlıkla suçlamadan önce kararınızı verin.

Narsisistikler

Küstah, kendini beğenmiş, en önemli kişinin kendisi olduğuna inanan, karşısındaki kişiyle empati kuramayan narsisistikler sürekli ilgi ve beğeni ile yaşamlarını sürdürdükleri için kısa süre içinde başka bir aşkın peşine düşmek zorunda hissedecek ve sizi nasıl yaraladığını asla düşünmeden ve zaten anlamadan gidecektir. Sadece sizi seveceğini umarak yanında beklemeniz onun değil sizin terapiste gitmenize neden olacaktır.

Şiddet eğilimi olanlar

Şiddet eğilimi bazen aşkın yoğunluğu ile açıklanabiliyor. Hiçbir aşk hali bir insanın diğerini hırpalamasını haklı çıkarmıyor. Şiddetin böylesine yaygın olduğu günümüzde asla açıklaması olmayan bir durum ve böyle erkeklerden uzak durmak gerekiyor.

Sadakatsizler

Bu tipler daha çok erkekler arasından çıkıyor. Erkeğin aldatmasının kadınının aldatmasından daha doğal karşılandığı toplumumuzda kadınlar yeni tanıştıkları ve kendilerine ilgi gösteren erkeklerin bir kadının kocası veya sevgilisi olduğunu unutup, kendilerinin gelecekteki kocası olacağını rahatlıkla düşünüp bu yönde o erkeğe baskı bile yapabiliyor. Oysa bugün karısını aldatan yarın sizi neden aldatmasın?

SAHİ BİZ EN ÇOK NEDEN AYRILIYORUZ? (TIKLAYIN)

Joker’ler

Joker’siz Batman düşünülebilir mi? Tabii ki hayır ama konu çizgi romanlar ya da filmler değil de gerçek hayat olduğunda bir Joker adam sizi zekasıyla büyülese de oradan hızlıca kaçmak gerekir. Kime ne zaman ne yapacağı belli olmayan Joker kendisi de dahil asla kimseyi sevemez ve kılı kıpırdamadan sadece zarar verir. Karizmatik kötü adamlar bizi filmlerde etkilese de gerçek hayatta sadece zarar veriyor. Hatta filmdeki karakterin kadınlarla ilişkisine bakarsak; bu ilişki biçimi gerçek hayata uyarlansa edilgen ve zekası sıradan bir kadının ona tabi olan hikayesi yazılırdı sadece. Çünkü Joker’ler kusursuz kötü adamlar. Hayatı oyun olarak gören ve yanına yaklaşan herkesi oyunun parçası olarak algılayan bu adamlar yarattıkları kaosun dışında hiçbir şeyi önemsemez. “Zeki adam, yakışıklı, heyecan veriyor ne yapayım?” derseniz siz bilirsiniz.

FÜSUN SAKA

https://www.instagram.com/fusun.saka/  

Yayın tarihi: 11.02.2019
« tüm yazıları
1449
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.