Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Taşınmak zor, çocuklarla daha da zor

Taşınmak zor, çocuklarla daha da zor

Yaklaşık iki haftadır süren eşya ayırma ve kutulama/kolileme çalışmalarımız geçen haftanın sonuna doğru sonuç verdi. Birkaç gün önce yeni evimize geçtik ve şimdi de yerleşmeye çalışıyoruz.

Taşınmak zor, çocuklarla daha da zor
Aslında taşınmak benim sıklıkla yaptığım bir şeymiş meğer. Hesapladım da, son 12 senedir ortalama iki senede bir taşınmışım. Toplam 6 taşınmanın ikisi kıtalar arası, biri şehirler arası olmasına rağmen "iki çocuklu" ilk taşınmamdı bu. Umarım uzun bir süre için de son olur.

Hazır bu süreçten geçmişken, birkaç ipucunu taze taze paylaşmak istedim.

- Birkaç günlük eşyayı sanki otele kalmaya gidiyormuşsunuz gibi bavullara koyun. Biberon, çocuk bezi, havlu-bornoz, yataklara çarşaf, iç çamaşırı, kullanıyorsa emzik, varsa uyku arkadaşı gibi olmazsa olmazları kutulara koymak yerine çantalara yerleştirin ve yanınızda siz götürün. Eve girer girmez ilk günün yorgunluğundan sonra acil ihtiyaçlarınızı kutuların içinde aramakla uğraşmayın.

- Üretimdeki "Son giren ilk çıkar" mantığından hareketle, mümkünse çocuk odasını en son toplayın. Ve tabii ki yeni evde ilk olarak orayı yerleştirin. Çocuklar değişime yetişkinlerden daha kolay adapte olsalar da, kaotik ortamlara pek gelemiyorlar. Oyuncaklarını isteyebiliyorlar, kitaplarını arayabiliyorlar.

- Çocuklara sormadan eski oyuncaklarını atmayın. Yaşları uygunsa toplanma sürecine onları da dâhil edin. Kırık oyuncaklarını tutmanın neden anlamı olmadığını anlatmaya çalışın. Artık oynamadığı, ama kullanılabilir ve iyi durumdaki oyuncaklarını, ihtiyacı olan çocuklarla paylaşmayı istemesini sağlayın.

- Mümkünse toparlanma aşamasında çocukları evden uzaklaştırmaya çalışın. Toparlanırken ev inanılmaz dağılıyor, ve çocuklar da bu dağınıklığı iki katına çıkarıyorlar. Dahası, evin içinde bir sürü makas, maket bıçağı, kırılma riski olan eşyalar açıkta olabiliyor. Siz koliyi bir yeden bir başka odaya taşırken çocuğunuzun makasla peşinizden gelmeye çalıştığını fark etmeyebilirsiniz.

- Etrafınızdan gelen "Bir şey ister misin?" gibi sorular "Sağlığını" şeklinde yanıtlamayın. Bırakın size selam verenler borçlu çıksınlar. Neye ihtiyacınız varsa söyleyin. Çocuklar için sıcak yemek? Okuldan sonra onlarla ilgilenecek birileri? Size bunları verebilecek olanlar varsa geri çevirmeyin, bak pişman olursunuz.

- Sosyal medyada karşılaştığım Dostoyevski'nin şu sözü benim düsturum oldu: "Yokluğu bir şey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir." Şimdi bu sözü alın, ve evdeki her şeye bu gözle bakın. Falanca eşya olmasa hayatınızdan ne eksilir? Yanıt "hiçbir şey"se onu geride bırakın.

- Etrafınızdan destek alma imkanınız yoksa, çocuklara bakacak kimse, size yemek getirecek ahbabınız yoksa da kafanıza takmayın. Bebeğiniz birkaç gün taze pişmiş ev yemeği yerine kavanoz maması yese, büyük çocuğunuz sebzeli köfte yerine hamburger tüketse hiçbir şey olmaz.

- Kırılırsa/kaybolursa çocuğunuzun üzüleceği şeyleri taşımacılara teslim etmeyin. Siz beraberinizde götürün.

- Yeni evde özellikle de banyo ve tuvaletlerin temizliğini çok iyi yaptığınızdan emin olun. Sizden önce kim, nasıl yaşadı, neyi nasıl kullandı, bilmiyorsunuz.

- Yeni evinize alışmadan önce çocukları uzun süre gözünüzün önünden ayırmayın. Nerede priz var, sağda solda kırık cam parçası var mı, pencerelerin yüksekliği alıştıkları boyutta mı, bunları tespit edin.

- Çocukların değişime yetişkinlerden daha kolay alıştıkları bir gerçek. Ancak bu, zorlanmadıkları anlamına gelmiyor. Bu sebepten ilk birkaç gün odada yalnız kalmak istememeler, gece uyanmaları gibi "sürpriz"lere hazırlıklı olun.

Kolay gelsin!
« tüm yazıları
2071
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.