Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Nasıl alıştırırsan öyle gider

Nasıl alıştırırsan öyle gider

Küçük oğlum Derin’i iki yaşını geçmesiyle birlikte bebek yatağından (beşikten) çıkarıp normal yatağa geçirdik.

ranza

Abiyle aynı odada yatıyor olmalarının avantajını kullanarak bir ranza düzenine geçtik. Çok mutlular.

Bizim için biraz erken bir geçiş oldu aslında. Deniz’i yaklaşık iki buçuk sene boyunca beşiğinde tutmuş, yatağına kendi kendine girip çıkmasına fırsat vermemiştik. O zamanlar (yataktan kaçmasın diye) avantaj gibi gördüğümüz bu durum, ikinci çocukta bize dezavantaj olarak görünmeye başladı. Nitekim bir numara uyanıp diğeriyle oynamak istiyor, ancak iki numara yatağından kendiliğinden çıkamadığından bizi uyandırmak zorunda kalıyorlardı.

Yeni düzene geçtiğimizden beri herkes mutlu. Bıdıklar uyanıp kendi odalarında kavga ediyor-pardon, oynuyorlar; biz de karı-koca bir 15 dakika kadar daha yatakta kalabiliyoruz.

Derin’i büyük yatağına geçirdiğimiz haberi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Şaka şaka… Öyle bir şey olmadı, ancak ranza fotoğraflarını paylaştığım zaman benzer yaşta çocukları olan annelerden Derin’in yatağından kaçıp kaçmadığına dair sorular geldi.

Gerçek şu ki: kaçıyor. İlk yatırdığımızda. Bir iki kalkıp turluyor odasında. Kitap alıyor, okuyor (!). Oyuncak alıyor, oynuyor. Bir 10 dakika sonra sızmış oluyor.

Ancak bu kötü bir şey mi? Yatağından kaçmasın/düşmesin diye güvenli olduğunu düşündüğümüz bebek yataklarına koyarken bir yandan da onların keşfetme isteklerini baltalamış olmuyor muyuz?

Şimdiki aklım olsaydı, çok daha erken geçerdim böyle bir düzene. Çok daha önceden kendi kendine girip çıkabilmesine fırsat vermek isterdim yatağına. Çünkü anladım ki bir şeyi nasıl alıştırırsan öyle gidiyor.

Fark ediyorum ki çocuklarımın olumsuz ya da eksik gördüğüm bazı davranışları, benim onlara belirli tutumları yaklaştırmamdan kaynaklanıyor.

Bebeklere püre verilmemesinden tutun da, çocukların belirli bir yaşa kadar bebek beşiğinde uyumaları gibi kalıplaşmış davranışlar, biz yetişkinlerin çocuklara reva gördükleri şeyler sadece. Çocuklar, onlara yakıştırdığımızdan çok daha fazla özgürlüğe, seçime, tercihe layıklar aslında.

İkinci çocukların birincilere göre daha kolay büyümeleri, daha özgür olmaları, birçok şeyi daha erken keşfedip daha hızlı öğrenmeleri de bu yüzden.

Şu scooter denilen alet var ya… Gidonu olan kaykay gibi hani… Onu Deniz’e aldığımızda sanırım 3 yaşında falandı. Derin 2 yaşında ve şimdiden ziv ziv biniyor. Çünkü ilk günden önündeydi alet. Bindi. Düştü. Bir daha bindi. Yine düştü. Yine bindi. Alıştı.

Birçok kararı çocuğumuzun ADINA vermeden önce ona bir deneme fırsatı sunmalıyız belki de. Denemesine, keşfetmesine, sonuçlarına katlanmasına, alışmasına izin vermeliyiz.

Çünkü gerçekten de nasıl alışırlarsa öyle gidiyor. Ve sonuç herkes için tatmin ediciden de öte oluyor.

« tüm yazıları
4410
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.