Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Eskiyle yeniyi harmanla

Eskiyle yeniyi harmanla

Biz zamane anneleri çocuklarımızı büyütürken sağdan soldan birçok şey duyuyoruz. Her kafadan bir ses çıkıyor, herkes bir şey söylüyor, her uzman bir tavsiyede bulunuyor.

blogcuanne

Anneanneler bir şey diyor, babaanneler başka bir şey ekliyor. Bir uzman çıkıyor, onların tam tersini söylüyor, biz arada sıkışıp kalıyoruz. “Eskilerin bir bildiği var” derken, yeni bilgileri de görmezden gelemiyoruz.

Ben işin en kolayını eskiyle yeniyi harmanlamakta buluyorum. Kitaplardan okuduklarıma değer veriyor, ancak büyüklerin söylediklerini de kulak ardı etmiyorum. İşte benim eski-yeni harmanı sonucunda edindiğim bazı püf noktaları:

1-İstisnalar kaideyi bozar – Çocuk dediğin rutini sever. Bazı şeylerin öngörülebilir olması, yatma saatinin belli olması, uykudan önce belirli bir düzenin olması onu rahatlatır. Bu düzenin dışına çıkılması ise onu rahatsız eder. Her çocuk bir gün bu istisnaları bozmayı deneyecektir. “Bir tane daha kitap,” yatmadan önce “bir bardak daha su” içmek isteyecektir. Çocuğun karnı yok, gözü pek, çişi yok olduğundan emin olduktan sonra bu kaideleri bozmamak önemlidir. Aksi takdirde bu istisnalar kural haline gelir, ki o da arzu edilen bir durum değildir.

2- Bir kerecikten bir şey olur – Bu, aile büyüklerine mutlaka kabul ettirilmesi gereken bir kuraldır. Anne-babanın güç bela oturtmaya çalıştığı bazı kuralların “bir kereliğine” bile olsa delinmesi çocuğun iyiliğine dokunmaz. Örneğin, anne-baba çocuğuna çikolata tattırmadıysa, çocuğa anne-babanın rızası olmadan çikolata vermek hem onun damak tadını etkileyecek, hem de ebeveynlerin kurallarına saygı duymamak olacaktır. Bir kerecikten bir şey olur.Uyku uykunun mayasıdır. “Gündüz uyutma, akşama iyi uyusun” bir anneye verilebilecek en kötü tavsiyelerden biridir. Rahmetli anneannem de dâhil olmak üzere eskilerin bir lafı vardır:

3- Uyku, uykunun mayasıdır. İyi bir gündüz uykusu, sağlıklı bir gece uykusunun öncüsüdür. Gece uyusun diye gündüz uyutmamak, çocuğun uyuyamayacak kadar yorgun olmasına sebep olur.

4- Uykuya ne kadar direnirse o kadar ihtiyacı vardır. Bazen arkadaşlar ve aile büyükleri uyku zamanı öncesi çocuğun sapıtmasını, koltuklara tırmanmasını, fazla hareketli olmasını “uykusunun olmamasına” bağlarlar. Bu yanlıştır. Hem de çok yanlıştır. Uyku öncesi çocuğun hareketlenmesi, uykusunun gelmediği anlamına değil, tam tersi, uykusu geldiği için bir an önce uyutulması anlamına gelir. Bunu görmezden gelen bedelini fena öder.

5- En iyi müdahale, sıfır müdahaledir. – Bu, çocuklu aileler için geçerli bir kuraldır. Kardeşli evlerde anne-baba ister istemez hakem pozisyonuna düşürülse de, kardeş kavgasına müdahale etmemek ebeveynlerin yapacağı en doğru iştir. Ancak burada çok önemli bir ince çizgi vardır: o da çocuklardan birinin canının yanıp yanmamasıdır. Kısacası “biri, diğerini öldürmüyorsa kavgaya karışma” her çok çocuklu annenin düsturu olmalıdır.

Bunlar benim beş senelik annelik hayatımda edindiğim bazı deneyimlerin, anne/anneanne/kayınvalide tavsiyeleriyle harmanlanıp yazıya dökülmüş halidir. Eklenebilir, çıkarılabilir, değiştirebilir.

« tüm yazıları
4395
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.